﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İsmail Taşpınar &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/ismailtaspinar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 06:37:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>İsmail Taşpınar &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dinî Hafızadan Ulusal Tarihe: Yahudi Tarih Yazımının Dönüşümü</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/dini-hafizadan-ulusal-tarihe-yahudi-tarih-yaziminin-donusumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:37:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12264</guid>

					<description><![CDATA[Din, tarih ve milliyetçilik arasındaki ilişki Yahudi kimliğini nasıl dönüştürdü? Yahudiler kendilerini ne zaman ortak bir ulusun üyeleri olarak görmeye başladı? Modern Yahudi ulusal tarih anlayışı gerçekten kadim bir geleneğin devamı mı, yoksa 19. yüzyılda şekillenen yeni bir tarih kurgusu mu? Flavius Josephus’tan Heinrich Hirsch Graetz’e uzanan tarih yazımı serüvenini takip ederek, Siyonist tarih anlayışının fikrî temellerini ve bu süreçte kutsal metinlerin nasıl yeniden yorumlandığını inceliyoruz. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Din, tarih ve milliyetçilik arasındaki ilişki Yahudi kimliğini nasıl dönüştürdü? Yahudiler kendilerini ne zaman ortak bir ulusun üyeleri olarak görmeye başladı? Modern Yahudi ulusal tarih anlayışı gerçekten kadim bir geleneğin devamı mı, yoksa 19. yüzyılda şekillenen yeni bir tarih kurgusu mu? Flavius Josephus’tan Heinrich Hirsch Graetz’e uzanan tarih yazımı serüvenini takip ederek, Siyonist tarih anlayışının fikrî temellerini ve bu süreçte kutsal metinlerin nasıl yeniden yorumlandığını inceliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Modern Siyonizmin Arkasındaki Hıristiyan Eli</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/modern-siyonizmin-arkasindaki-hiristiyan-eli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:25:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12207</guid>

					<description><![CDATA[Siyonist düşüncenin Batı’daki erken dönem izleri, sanıldığının aksine modern siyasetle değil, Orta Çağ’ın sonunda filizlenen Protestan ilahiyatıyla başlar. Bu düşüncenin kökleri, Protestan Reformu ve Martin Luther’in “yalnızca Kutsal Kitap” ilkesiyle şekillenen radikal bir teolojik dönüşüme uzanmaktadır. İlk başlarda dışlanan ve sürgün edilmek istenen Yahudi toplulukları, Protestanların İbranice metinlere ve Eski Ahit kehanetlerine yönelmesiyle birlikte birer “akademik referans ve saygı nesnesi” haline gelmiştir. Amsterdam’dan İngiltere’ye uzanan bu erken dönem Puriten-Yahudi temasları, bugünün Ortadoğu jeopolitiğini besleyen eskatolojik inançların da ilk temellerini atmış, Amerika’daki Evanjelikler arasında kabul görmüştür.   Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siyonist düşüncenin Batı’daki erken dönem izleri, sanıldığının aksine modern siyasetle değil, Orta Çağ’ın sonunda filizlenen Protestan ilahiyatıyla başlar. Bu düşüncenin kökleri, Protestan Reformu ve Martin Luther’in “yalnızca Kutsal Kitap” ilkesiyle şekillenen radikal bir teolojik dönüşüme uzanmaktadır. İlk başlarda dışlanan ve sürgün edilmek istenen Yahudi toplulukları, Protestanların İbranice metinlere ve Eski Ahit kehanetlerine yönelmesiyle birlikte birer “akademik referans ve saygı nesnesi” haline gelmiştir. Amsterdam’dan İngiltere’ye uzanan bu erken dönem Puriten-Yahudi temasları, bugünün Ortadoğu jeopolitiğini besleyen eskatolojik inançların da ilk temellerini atmış, Amerika’daki Evanjelikler arasında kabul görmüştür.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2026">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Roma Zulmünden Donatist Direnişe Afrika Hıristiyanlığının Doğuşu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/roma-zulmunden-donatist-direnise-afrika-hiristiyanliginin-dogusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 06:15:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12170</guid>

					<description><![CDATA[Diokletiyen’in Tetrarşi sistemiyle yeniden şekillenen Roma dünyasında, Kuzey Afrika yalnızca siyasî mücadelelerin değil, dinî dönüşümlerin de merkezine yerleşti. Baal’dan Satürn’e uzanan yerel inanç sürekliliği, Hristiyanlığın hızlı yükselişi, Roma’nın sert zulümleri ve Donatist hareketin tavizsiz direnişi, bölgeyi “Şehitler Kilisesi”ne dönüştürdü. Bu süreç, Afrika Hıristiyanlığı ile Roma Kilisesi arasındaki derin ayrışmanın tarihî zeminini oluştururken, sonraki yüzyıllarda yaşanacak büyük dinî dönüşümlerin de kapısını araladı. &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diokletiyen’in Tetrarşi sistemiyle yeniden şekillenen Roma dünyasında, Kuzey Afrika yalnızca siyasî mücadelelerin değil, dinî dönüşümlerin de merkezine yerleşti. Baal’dan Satürn’e uzanan yerel inanç sürekliliği, Hristiyanlığın hızlı yükselişi, Roma’nın sert zulümleri ve Donatist hareketin tavizsiz direnişi, bölgeyi “Şehitler Kilisesi”ne dönüştürdü. Bu süreç, Afrika Hıristiyanlığı ile Roma Kilisesi arasındaki derin ayrışmanın tarihî zeminini oluştururken, sonraki yüzyıllarda yaşanacak büyük dinî dönüşümlerin de kapısını araladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2026-/-sayi-170">Derin Tarih Mayıs Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Katolik Kilisesi’nin Kur’ân Araştırmaları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/katolik-kilisesinin-kuran-arastirmalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:50:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12120</guid>

					<description><![CDATA[Katolik Kilisesi’nin Kur’ân’a yönelik ilgisi, yalnızca dinî merakın değil, aynı zamanda siyasî ve ideolojik amaçların da şekillendirdiği uzun ve karmaşık bir tarihe sahiptir. Ortaçağ’dan itibaren yapılan tercümeler, çoğu zaman metni anlamaktan ziyade yönlendirmek ve dönüştürmek amacıyla kaleme alınmış; bu durum Avrupa’da İslâm algısının oluşumunda belirleyici olmuştur. Yağmalanan yazmalar, taraflı çeviriler ve polemik eserler üzerinden ilerleyen bu süreç, aynı zamanda Kur’ân’ın Batı’daki serüveninin de izini sürmemizi sağlar. &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Katolik Kilisesi’nin Kur’ân’a yönelik ilgisi, yalnızca dinî merakın değil, aynı zamanda siyasî ve ideolojik amaçların da şekillendirdiği uzun ve karmaşık bir tarihe sahiptir. Ortaçağ’dan itibaren yapılan tercümeler, çoğu zaman metni anlamaktan ziyade yönlendirmek ve dönüştürmek amacıyla kaleme alınmış; bu durum Avrupa’da İslâm algısının oluşumunda belirleyici olmuştur. Yağmalanan yazmalar, taraflı çeviriler ve polemik eserler üzerinden ilerleyen bu süreç, aynı zamanda Kur’ân’ın Batı’daki serüveninin de izini sürmemizi sağlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2026-/-sayi-169">Derin Tarih Nisan Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IV. Lateran Konsili’nin Temel Prensibi: Avrupa Müslümanlardan Temizlenmeli</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/iv-lateran-konsilinin-temel-prensibi-avrupa-muslumanlardan-temizlenmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 15:05:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12008</guid>

					<description><![CDATA[1 Kasım 1215 tarihli IV. Lateran Konsili, yalnızca Avrupa dışındaki Müslümanlara karşı Haçlı Seferleri’ni teşvik etmekle kalmamış, aynı zamanda Avrupa’daki Müslümanların yok edilmesine yönelik çeşitli önlemlerin meşrulaştırıldığı bir konsil olmuştur. Nitekim Papa III. Innocent’in hukuk danışmanı olan Huguccio’ya göre, Kilise Kanunlarında “putperest” olarak tanımlanan gruplar arasında Müslümanlar da yer almakta; putperestler için geçerli olan hükümlerin Müslümanlara da aynı şekilde uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. &#160; Devamı Derin Tarih Şubat Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1 Kasım 1215 tarihli IV. Lateran Konsili, yalnızca Avrupa dışındaki Müslümanlara karşı Haçlı Seferleri’ni teşvik etmekle kalmamış, aynı zamanda Avrupa’daki Müslümanların yok edilmesine yönelik çeşitli önlemlerin meşrulaştırıldığı bir konsil olmuştur. Nitekim Papa III. Innocent’in hukuk danışmanı olan Huguccio’ya göre, Kilise Kanunlarında “putperest” olarak tanımlanan gruplar arasında Müslümanlar da yer almakta; putperestler için geçerli olan hükümlerin Müslümanlara da aynı şekilde uygulanması gerektiği kabul edilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2026-/-sayi-167">Derin Tarih Şubat Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa’da Radikal Hıristiyanlığın Doğuşu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/avrupada-radikal-hiristiyanligin-dogusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 14:32:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11932</guid>

					<description><![CDATA[Ulrich Zwingli, kurtuluşun yalnızca Kutsal Kitap’a (Sola Scriptura) ve imana (Sola Fide) dayandığını savunarak, geleneğe ve Kilise otoritesine dayalı din anlayışını köklü biçimde eleştirmiştir. Ona göre Tanrı ile insan arasındaki ilişki doğrudan bir nitelik taşır; ayinler, sakramentler ya da Kilise aracılığıyla gerçekleştirilemez. Ekmek ve şarabın Mesih’in bedeni ve kanını temsil etmesi bütünüyle sembolik olup, kurtarıcı olan unsur maddî unsurlar değil, Mesih’in getirdiği ilahî mesaja imandır. Zwingli, dinî uygulamaların toplumda hayata geçirilmesi sorumluluğunu sivil otoriteye yükleyerek din ile devlet arasında özgün bir ilişki modeli geliştirmiştir. Bu yaklaşım, onun ikonoklast tavrını ve İsviçre Reformu’nun siyasî ve toplumsal karakterini belirleyen temel unsurlardan biri&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulrich Zwingli, kurtuluşun yalnızca Kutsal Kitap’a (Sola Scriptura) ve imana (Sola Fide) dayandığını savunarak, geleneğe ve Kilise otoritesine dayalı din anlayışını köklü biçimde eleştirmiştir. Ona göre Tanrı ile insan arasındaki ilişki doğrudan bir nitelik taşır; ayinler, sakramentler ya da Kilise aracılığıyla gerçekleştirilemez. Ekmek ve şarabın Mesih’in bedeni ve kanını temsil etmesi bütünüyle sembolik olup, kurtarıcı olan unsur maddî unsurlar değil, Mesih’in getirdiği ilahî mesaja imandır. Zwingli, dinî uygulamaların toplumda hayata geçirilmesi sorumluluğunu sivil otoriteye yükleyerek din ile devlet arasında özgün bir ilişki modeli geliştirmiştir. Bu yaklaşım, onun ikonoklast tavrını ve İsviçre Reformu’nun siyasî ve toplumsal karakterini belirleyen temel unsurlardan biri olmuştur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2026-/-sayi-166">Derin Tarih Ocak Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sudan’da Agresif Misyonerlik Faaliyetleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/sudanda-agresif-misyonerlik-faaliyetleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 08:29:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11866</guid>

					<description><![CDATA[Sudan’da, 17. yüzyılda Katolik Fransisken tarikatına mensup toplulukların gelişiyle başlayan misyonerlik faaliyetleri, 19. yüzyılda sömürgeci ülkelerin de desteğiyle ivme kazandı. Kısa süre sonra Katoliklerin yanında Anglikan Protestanlar da misyon faaliyetlerinde yerlerini aldılar. İngiliz sömürgesi olan ülkeyi Hıristiyanlaştırmaya girişen Anglikanlar, Katolik misyonerlerin de tecrübelerinden istifadeyle yerel inançlara karşı düşmanca tavır sergileyen agresif bir misyon faaliyeti yürütmüşlerdir. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sudan’da, 17. yüzyılda Katolik Fransisken tarikatına mensup toplulukların gelişiyle başlayan misyonerlik faaliyetleri, 19. yüzyılda sömürgeci ülkelerin de desteğiyle ivme kazandı. Kısa süre sonra Katoliklerin yanında Anglikan Protestanlar da misyon faaliyetlerinde yerlerini aldılar. İngiliz sömürgesi olan ülkeyi Hıristiyanlaştırmaya girişen Anglikanlar, Katolik misyonerlerin de tecrübelerinden istifadeyle yerel inançlara karşı düşmanca tavır sergileyen agresif bir misyon faaliyeti yürütmüşlerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2025-/-sayi-165">Derin Tarih Aralık Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evanjelik Hıristiyanlara Göre Ortadoğu’da Savaş Neden Devam Etmeli?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/evanjelik-hiristiyanlara-gore-ortadoguda-savas-neden-devam-etmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 08:40:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11812</guid>

					<description><![CDATA[18. yüzyıldan itibaren Amerika Birleşik Devletleri, Güney Amerika, Afrika ve Avrupa’da hızla yayılan Evanjelizm, Kutsal Kitapta yer alan kehanetlerin anlatıldığı şekilde gerçekleşeceğine inanırlar. Bu kehanetlerden biri de kıyamet öncesinde Filistin topraklarında vuku bulacak olan Armageddon Savaşı’dır. Yahudilerle etraflarındaki kötü hükümdarlar arasında çıkan bu savaştan sonra İsa Mesih ikinci defa yeryüzüne inecektir. Dolayısıyla Evanjeliklere göre Ortadoğu’da çatışmaların devam etmesi ve barışın engellenmesi imanî bir vazifedir. &#160; Devamı Derin Tarih Kasım Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>18. yüzyıldan itibaren Amerika Birleşik Devletleri, Güney Amerika, Afrika ve Avrupa’da hızla yayılan Evanjelizm, Kutsal Kitapta yer alan kehanetlerin anlatıldığı şekilde gerçekleşeceğine inanırlar. Bu kehanetlerden biri de kıyamet öncesinde Filistin topraklarında vuku bulacak olan Armageddon Savaşı’dır. Yahudilerle etraflarındaki kötü hükümdarlar arasında çıkan bu savaştan sonra İsa Mesih ikinci defa yeryüzüne inecektir. Dolayısıyla Evanjeliklere göre Ortadoğu’da çatışmaların devam etmesi ve barışın engellenmesi imanî bir vazifedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2025-/-sayi-164">Derin Tarih Kasım Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hâkim-Biemrillâh’ın Fanatikleri Ve Dürzîlik</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/hakim-biemrillahin-fanatikleri-ve-durzilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 11:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11762</guid>

					<description><![CDATA[Sert ve baskıcı uygulamalarıyla bilinen Fâtımî halifesi Hâkim-Biemrillâh, yaşadığı dönemin hicretin 400. yılına (1009) tekabül etmesi nedeniyle ahir zaman hükümdarı olduğuna ve kıyametin yakında kopacağına inanıyordu. Devletinin ahir zamana uygun bir dinî hayata sahip olması gerektiğini düşündüğü için de halka baskı yapılmasının zaruri olduğu kanaatindeydi. Onun katı ve otoriter yönetimi, İslâm tarihinin en radikal uygulamalarından biri olarak kabul edilmektedir. Ne var ki Fâtımî İsmâilî Şiîliğine aşırı derecede bağlı kimseler, halifenin ilâh olduğuna hükmederek Dürzîliğin ortaya çıkmasına ön ayak olmuşlardır. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sert ve baskıcı uygulamalarıyla bilinen Fâtımî halifesi Hâkim-Biemrillâh, yaşadığı dönemin hicretin 400. yılına (1009) tekabül etmesi nedeniyle ahir zaman hükümdarı olduğuna ve kıyametin yakında kopacağına inanıyordu. Devletinin ahir zamana uygun bir dinî hayata sahip olması gerektiğini düşündüğü için de halka baskı yapılmasının zaruri olduğu kanaatindeydi. Onun katı ve otoriter yönetimi, İslâm tarihinin en radikal uygulamalarından biri olarak kabul edilmektedir. Ne var ki Fâtımî İsmâilî Şiîliğine aşırı derecede bağlı kimseler, halifenin ilâh olduğuna hükmederek Dürzîliğin ortaya çıkmasına ön ayak olmuşlardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2025-/-sayi-163">Derin Tarih Ekim Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cizvitler Hıristiyanlığı Konfüçyüsçülüğe Nasıl Uyarladılar?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/cizvitler-hiristiyanligi-konfucyusculuge-nasil-uyarladilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 11:59:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11711</guid>

					<description><![CDATA[İspanyol din adamı Ignace de Loyola tarafından 15 Ağustos 1534’te temelleri atılan Cizvit tarikatının temel misyonu yeryüzünde İsa’nın mesajının ulaşmadığı hiçbir yer bırakmamaktır. Katolik Kilisesi’nin “manevî hükümranlığını” yaymayı görev edinen tarikat, İncil’in mesajını yerel kültürlere adapte etme yöntemini benimseyerek Hindistan, Japonya ve Çin’de Hıristiyanlığı geniş kitlelere ulaştırmıştır. Buna karşılık dini yayarken kullanılan yöntemleri onaylamayan Papalık, 21 Temmuz 1773’te yayınlanan bir fermanla tarikata son verir. &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İspanyol din adamı Ignace de Loyola tarafından 15 Ağustos 1534’te temelleri atılan Cizvit tarikatının temel misyonu yeryüzünde İsa’nın mesajının ulaşmadığı hiçbir yer bırakmamaktır. Katolik Kilisesi’nin “manevî hükümranlığını” yaymayı görev edinen tarikat, İncil’in mesajını yerel kültürlere adapte etme yöntemini benimseyerek Hindistan, Japonya ve Çin’de Hıristiyanlığı geniş kitlelere ulaştırmıştır. Buna karşılık dini yayarken kullanılan yöntemleri onaylamayan Papalık, 21 Temmuz 1773’te yayınlanan bir fermanla tarikata son verir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2025-/-sayi-162">Derin Tarih Eylül Sayısında… </a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>XIV. Louis’nin Din Politikası ve Protestanlar</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/xiv-louisnin-din-politikasi-ve-protestanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 06:49:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11675</guid>

					<description><![CDATA[Önceleri Protestanlara karşı hoşgörülü bir politika izleyen XIV. Louis, zamanla bu yaklaşımını değiştirdi. Protestanlara dinî özgürlükler tanıyan Nantes Fermanı’nı iptal etti, 1685’te ilan ettiği Fontainebleau Fermanı’yla da onlara kan kusturdu. XIV. Louis’nin “tek kral, tek din” ilkesini hayata geçirme yöntemlerinden olan Fontainebleau Fermanı başarısız olan bir toplumsal mühendislik örneğidir. Dinî homojenliği sağlayamadığı gibi ülkenin ekonomik ve entelektüel sermayesinin büyük ölçüde dışarıya çıkmasına sebep olmuştur. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Önceleri Protestanlara karşı hoşgörülü bir politika izleyen XIV. Louis, zamanla bu yaklaşımını değiştirdi. Protestanlara dinî özgürlükler tanıyan Nantes Fermanı’nı iptal etti, 1685’te ilan ettiği Fontainebleau Fermanı’yla da onlara kan kusturdu. XIV. Louis’nin “tek kral, tek din” ilkesini hayata geçirme yöntemlerinden olan Fontainebleau Fermanı başarısız olan bir toplumsal mühendislik örneğidir. Dinî homojenliği sağlayamadığı gibi ülkenin ekonomik ve entelektüel sermayesinin büyük ölçüde dışarıya çıkmasına sebep olmuştur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2025-/-sayi-161">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Papalık Sarayı ve Teşrifatı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/papalik-sarayi-ve-tesrifati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 11:12:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11587</guid>

					<description><![CDATA[İnciller Hz. İsa’nın “Benim krallığım bu dünyadan değildir” dediğini aktarıyor. Oysa onun halefleri Papalar, yeryüzünde kendi krallıklarını inşa ettiler. İlahî mesajın taşıyıcısı olmakla başlayan bir misyon, zamanla protokol listeleri, kıyafet kodları ve tören ihtişamına dönüştü. Roma İmparatorluğu’ndan miras aldığı teşrifat düzenlerini Katolik dünyaya uyarlayan Papalık Sarayı, Batı Hıristiyanlığının ruhanî merkezi olmaktan çıkıp dünyevî iktidarın ve sembolik gücün temsil mekânını halini aldı. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnciller Hz. İsa’nın “Benim krallığım bu dünyadan değildir” dediğini aktarıyor. Oysa onun halefleri Papalar, yeryüzünde kendi krallıklarını inşa ettiler. İlahî mesajın taşıyıcısı olmakla başlayan bir misyon, zamanla protokol listeleri, kıyafet kodları ve tören ihtişamına dönüştü. Roma İmparatorluğu’ndan miras aldığı teşrifat düzenlerini Katolik dünyaya uyarlayan Papalık Sarayı, Batı Hıristiyanlığının ruhanî merkezi olmaktan çıkıp dünyevî iktidarın ve sembolik gücün temsil mekânını halini aldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2025-/-sayi-160">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. İsa Buda’nın Enkarnasyonu mu? Mezarı Keşmir’de mi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/hz-isa-budanin-enkarnasyonu-mu-mezari-kesmirde-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 10:28:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11514</guid>

					<description><![CDATA[Hz. İsa’nın çarmıhtan sağ salim kurtulduğunu iddia edenler, bunu hangi delil ve kaynaklara dayandırıyorlar? Bu kaynaklara göre Hz. İsa hangi güzergâh üzerinden Hindistan’a ulaştmıştı? Budist manastırlarında nasıl bir Hz. İsa tasavvuru hâkim? Hz. İsa’nın Buda’nın bir enkarnasyonu olduğunu dile getiren metinler hakkında sahanın uzmanları ne diyor? Keşmir’deki Ravza Bal adlı mezar Hz. İsa’ya mı ait? Her biri birbirinden provokatif olan bu soruların cevabının izini sürüyoruz. Bakalım Keşmir’de bizi ne bekliyor? &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. İsa’nın çarmıhtan sağ salim kurtulduğunu iddia edenler, bunu hangi delil ve kaynaklara dayandırıyorlar? Bu kaynaklara göre Hz. İsa hangi güzergâh üzerinden Hindistan’a ulaştmıştı? Budist manastırlarında nasıl bir Hz. İsa tasavvuru hâkim? Hz. İsa’nın Buda’nın bir enkarnasyonu olduğunu dile getiren metinler hakkında sahanın uzmanları ne diyor? Keşmir’deki Ravza Bal adlı mezar Hz. İsa’ya mı ait? Her biri birbirinden provokatif olan bu soruların cevabının izini sürüyoruz. Bakalım Keşmir’de bizi ne bekliyor?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2025-/-sayi-159">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sömürgeciliğin Manevî Kolu Katolik Kilisesi’nin Vietnam’daki Faaliyetleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/somurgeciligin-manevi-kolu-katolik-kilisesinin-vietnamdaki-faaliyetleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2025 10:40:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11456</guid>

					<description><![CDATA[Katolik Kilisesi’nin Vietnam’daki misyonerlik faaliyetlerinin tarihi 350 yıl geriye uzanır. Katoliklerin faaliyetlerini en rahat yürüttükleri dönem, Fransızların bölgeyi sömürgeleştirdiği dönemdir. Fransız sömürge sisteminin ayrılmaz bir parçası olan Katolik Kilisesi sömürgecilerin hem sosyal hizmet ayağıydı ve dolayısıyla güler yüzüydü hem de Vietnam yönetiminin aleyhine sert kampanyalar yürütmekle görevliydi. Katolik Kilisesi’nin bu fırsatçı tavrı, millî duygulara sahip Vietnamlıların hafızasında daima olumsuz bir intiba bırakmıştır. &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Katolik Kilisesi’nin Vietnam’daki misyonerlik faaliyetlerinin tarihi 350 yıl geriye uzanır. Katoliklerin faaliyetlerini en rahat yürüttükleri dönem, Fransızların bölgeyi sömürgeleştirdiği dönemdir. Fransız sömürge sisteminin ayrılmaz bir parçası olan Katolik Kilisesi sömürgecilerin hem sosyal hizmet ayağıydı ve dolayısıyla güler yüzüydü hem de Vietnam yönetiminin aleyhine sert kampanyalar yürütmekle görevliydi. Katolik Kilisesi’nin bu fırsatçı tavrı, millî duygulara sahip Vietnamlıların hafızasında daima olumsuz bir intiba bırakmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2025-/-sayi-158">Derin Tarih Mayıs Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stalin Bir Gecede Nasıl Dindar Oldu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/stalin-bir-gecede-nasil-dindar-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2024 14:01:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10445</guid>

					<description><![CDATA[10. yüzyılda Bizanslı Ortodoks misyonerler vasıtasıyla Hıristiyanlığı tanıyan Rusların tarihinde Kiev Derebeyi Vladimir’in bu inancı resmî devlet dini yapması bir dönüm noktasıdır. Çünkü 1917 Bolşevik Devrimi’ne kadar Ortodoksluk; Rus kimliğinin, millî ve manevî değerlerinin inşasındaki en belirleyici unsurlardan biri olmuştur. Buna mukabil, devrim sonrasında Bolşevikler “din afyondur” şiarı doğrultusunda tüm inançlara olduğu gibi Ortodoksluğa karşı da tavır alırlar. Stalin döneminde ise bu baskılar artmış ve boyut değiştirmiştir. &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>10. yüzyılda Bizanslı Ortodoks misyonerler vasıtasıyla Hıristiyanlığı tanıyan Rusların tarihinde Kiev Derebeyi Vladimir’in bu inancı resmî devlet dini yapması bir dönüm noktasıdır. Çünkü 1917 Bolşevik Devrimi’ne kadar Ortodoksluk; Rus kimliğinin, millî ve manevî değerlerinin inşasındaki en belirleyici unsurlardan biri olmuştur. Buna mukabil, devrim sonrasında Bolşevikler “din afyondur” şiarı doğrultusunda tüm inançlara olduğu gibi Ortodoksluğa karşı da tavır alırlar. Stalin döneminde ise bu baskılar artmış ve boyut değiştirmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mayis-2024">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Papa XXIII. Jean ve II. Vatikan Konsili</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/papa-xxiii-jean-ve-ii-vatikan-konsili/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 09:23:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10333</guid>

					<description><![CDATA[Papa XXIII. Jean, katı ve dışlayıcı bir anlayışın başta Katolikler olmak üzere tüm Hıristiyan âlemine büyük zarar verdiği ve bölünmelere neden olduğu kanaatindedir. Bu yüzden II. Vatikan Konsili’nin ayrıştırıcı değil birleştirici olmasından yanadır. Konsilin gayesini; Katolik imanının gelişmesini desteklemek, dindar Hıristiyanların hayatının ahlâkî boyutunu yenilemek, Kilise teşkilatına ait disiplin kurallarını zamanın ihtiyaç ve metodlarıyla uyumla hâle getirmek olarak tanımlamıştır. &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Papa XXIII. Jean, katı ve dışlayıcı bir anlayışın başta Katolikler olmak üzere tüm Hıristiyan âlemine büyük zarar verdiği ve bölünmelere neden olduğu kanaatindedir. Bu yüzden II. Vatikan Konsili’nin ayrıştırıcı değil birleştirici olmasından yanadır. Konsilin gayesini; Katolik imanının gelişmesini desteklemek, dindar Hıristiyanların hayatının ahlâkî boyutunu yenilemek, Kilise teşkilatına ait disiplin kurallarını zamanın ihtiyaç ve metodlarıyla uyumla hâle getirmek olarak tanımlamıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mart-nisan-2024">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süleyman Mabedi Aslında Nerede?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/suleyman-mabedi-aslinda-nerede/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2024 13:35:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10249</guid>

					<description><![CDATA[Genel kanaatin aksine bazı tarihçilere göre: Süleyman Mabedi, Kubbetü’s-Sahrâ’nın değil, Kıyame Kilisesi’nin bulunduğu yerdedir. günümüzde fanatik Yahudiler ile Evanjelik Hıristiyanların Süleyman Mabedi’ni Kubbetü’s-Sahrâ’nın da yer aldığı Mescid-i Aksâ meydanında değil, Kıyame Kilisesi’nin arazisinde aramaları gerekmektedir. söz konusu tarihçiler, bir asra yakın bir zamandır yapılan arkeolojik araştırmalarda Mabed’e ilişkin herhangi bir kalıntı bulunamamasını da tezlerine delil olarak gösterirler. &#160; Devamı Derin Tarih Mart Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genel kanaatin aksine bazı tarihçilere göre: Süleyman Mabedi, Kubbetü’s-Sahrâ’nın değil, Kıyame Kilisesi’nin bulunduğu yerdedir. günümüzde fanatik Yahudiler ile Evanjelik Hıristiyanların Süleyman Mabedi’ni Kubbetü’s-Sahrâ’nın da yer aldığı Mescid-i Aksâ meydanında değil, Kıyame Kilisesi’nin arazisinde aramaları gerekmektedir. söz konusu tarihçiler, bir asra yakın bir zamandır yapılan arkeolojik araştırmalarda Mabed’e ilişkin herhangi bir kalıntı bulunamamasını da tezlerine delil olarak gösterirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mart-kasim-2023">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yahudilik’teki Zerdüştlük İzleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/efsaneler-ve-gercekler/yahudilikteki-zerdustluk-izleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 08:44:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Efsaneler ve Gerçekler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10084</guid>

					<description><![CDATA[Yahudilik olarak bilinen din, asıl itibariyle Babil Sürgünü sonrasında Pers hâkimiyeti dönemindeki kültürel ve dinî etkileşim sonucu ortaya çıkmıştır. Ahirzamana ilişkin inançlar dahil olmak üzere “kurtarıcı Mesih” inancı, Aramicenin din ve kültür dili olarak kabulü, meleklere dair inançların teşekkülü, yazılı Tevrat metninin yanında ondan daha güçlü bir otoriteye sahip olan Talmud külliyatının tesisi Perslerin yönetimi esnasında Babil’de gerçekleşmiştir. Kısacası, bugün Yahudilik diye adlandırdığımız din, Pers krallarının siyasî desteği ile formüle edilmiş olup pek çok tasarım ve kavramı Zerdüştlük’ten temellük etmiştir. &#160; Devamı Derin Tarih Ocak Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yahudilik olarak bilinen din, asıl itibariyle Babil Sürgünü sonrasında Pers hâkimiyeti dönemindeki kültürel ve dinî etkileşim sonucu ortaya çıkmıştır. Ahirzamana ilişkin inançlar dahil olmak üzere “kurtarıcı Mesih” inancı, Aramicenin din ve kültür dili olarak kabulü, meleklere dair inançların teşekkülü, yazılı Tevrat metninin yanında ondan daha güçlü bir otoriteye sahip olan Talmud külliyatının tesisi Perslerin yönetimi esnasında Babil’de gerçekleşmiştir. Kısacası, bugün Yahudilik diye adlandırdığımız din, Pers krallarının siyasî desteği ile formüle edilmiş olup pek çok tasarım ve kavramı Zerdüştlük’ten temellük etmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-ocak-kasim-2023">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anti-semitizmin Temellerini Luther’in Risaleleri Attı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/anti-semitizmin-temellerini-lutherin-risaleleri-atti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Dec 2023 11:04:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9996</guid>

					<description><![CDATA[Reform hareketiyle birlikte Avrupa’da Yahudilere yönelik kadim düşmanlığın ve olumsuz algının da değişeceği yönünde bir beklenti oluşmuştu. Ancak bu beklenti büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Reform hareketinin babası olarak görülen Martin Luther’in Yahudilere yaklaşımı Katoliklerden pek de farklı değildi. Kutsal Kitap’tan hareketle kaleme aldığı risaleler modern Avrupa’da zirve yapacak olan anti-semitizmin temellerini attığı gibi Protestanlığın bir uzantısı olan Evanjeliklerin İsrail’e verdiği destek ve Filistinlilere karşı işlenen insanlık suçları da uzun vadede bu risalelerin neticelerindendir. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Reform hareketiyle birlikte Avrupa’da Yahudilere yönelik kadim düşmanlığın ve olumsuz algının da değişeceği yönünde bir beklenti oluşmuştu. Ancak bu beklenti büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Reform hareketinin babası olarak görülen Martin Luther’in Yahudilere yaklaşımı Katoliklerden pek de farklı değildi. Kutsal Kitap’tan hareketle kaleme aldığı risaleler modern Avrupa’da zirve yapacak olan anti-semitizmin temellerini attığı gibi Protestanlığın bir uzantısı olan Evanjeliklerin İsrail’e verdiği destek ve Filistinlilere karşı işlenen insanlık suçları da uzun vadede bu risalelerin neticelerindendir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-aralik-kasim-2023">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Katolik Kilisesi Yahudileri Neden “Tanrı Katili” İlan Etmişti?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/katolik-kilisesi-yahudileri-neden-tanri-katili-ilan-etmisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Taşpınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 11:44:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9852</guid>

					<description><![CDATA[Pavlus’un Selaniklilere yazdığı mektuptaki şu sözler, Yahudilere yapılan zulümlerin gerekçelerinden birini teşkil eder: “Rab İsa’yı ve peygamberleri öldüren, bize de zulmeden Yahudilerdir. Öteki milletlerle konuşmamızı ve böylece onların kurtulmasını sağlamamızı da engellemekle Tanrı’nın hoşnutsuzluğuna yol açıyorlar ve bütün insanlara karşı geliyorlar. Böylece durmadan günahlarına günah katıyorlar. Sonunda Tanrı’nın gazabına uğradılar.” Hıristiyan inancına göre tarihte Yahudilerin başına gelen belalar, Hıristiyan teolojisinin Yahudi teolojisinin yerine ikame edildiğini ispatlamaktadır. Kurtuluşa ermek için Yahudilerin bu gerçeği kabul etmekten başka çareleri yoktur. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pavlus’un Selaniklilere yazdığı mektuptaki şu sözler, Yahudilere yapılan zulümlerin gerekçelerinden birini teşkil eder: “Rab İsa’yı ve peygamberleri öldüren, bize de zulmeden Yahudilerdir. Öteki milletlerle konuşmamızı ve böylece onların kurtulmasını sağlamamızı da engellemekle Tanrı’nın hoşnutsuzluğuna yol açıyorlar ve bütün insanlara karşı geliyorlar. Böylece durmadan günahlarına günah katıyorlar. Sonunda Tanrı’nın gazabına uğradılar.” Hıristiyan inancına göre tarihte Yahudilerin başına gelen belalar, Hıristiyan teolojisinin Yahudi teolojisinin yerine ikame edildiğini ispatlamaktadır. Kurtuluşa ermek için Yahudilerin bu gerçeği kabul etmekten başka çareleri yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2023">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
