﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>M.Fatih Can &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/m-fatihcan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2020 12:18:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>M.Fatih Can &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tarih Dergilerinin Serencamı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/tarih-dergilerinin-serencami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[M.Fatih Can]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2020 12:18:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[askerî]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[resmî tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Öztuna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6182</guid>

					<description><![CDATA[Tarihin biraz da magazin ve hamaset tarafıyla sevildiği ülkemizde tarih dergiciliği adına en parlak yıllar 1950’ler oldu. Bu durumun elbette 1950’lerin siyasî, içtimaî ve iktisadî yapısıyla alâkasını açıklayan bir tarafı da var; fakat önce koyu bir dikta rejiminin sona ermesinden sonra adeta patlama yapan bu sahanın ilklerini zikretmek lâzım. Bahse konu zaman diliminde Server İskit’in, tirajı 30 binleri aşan, 84 sayı çıkan, popüler mündericatı ve resimleriyle alâka gören Resimli Tarih Dergisi; bu derginin devamı mahiyetinde daha sonra çıkarttığı Yeni Tarih Dünyası isimli dergi; İbrahim Hakkı Konyalı’nın 17 sayı çıkartabildiği ve muhtevası itibariyle “derdi olan” bir neşriyat diyebileceğimiz Tarih Hazinesi dergisi;&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihin biraz da magazin ve hamaset tarafıyla sevildiği ülkemizde tarih dergiciliği adına en parlak yıllar 1950’ler oldu. Bu durumun elbette 1950’lerin siyasî, içtimaî ve iktisadî yapısıyla alâkasını açıklayan bir tarafı da var; fakat önce koyu bir dikta rejiminin sona ermesinden sonra adeta patlama yapan bu sahanın ilklerini zikretmek lâzım.</p>
<p>Bahse konu zaman diliminde Server İskit’in, tirajı 30 binleri aşan, 84 sayı çıkan, popüler mündericatı ve resimleriyle alâka gören <em>Resimli Tarih Dergisi</em>; bu derginin devamı mahiyetinde daha sonra çıkarttığı <em>Yeni Tarih Dünyası</em> isimli dergi; İbrahim Hakkı Konyalı’nın 17 sayı çıkartabildiği ve muhtevası itibariyle “derdi olan” bir neşriyat diyebileceğimiz <em>Tarih Hazinesi </em>dergisi; Feridun Kandemir’in 52 sayı çıkıp sonra kapanan <em>Yakın Tarihimiz</em> mecmuası; Niyazi Ahmet Banoğlu’nun 38 sayı devam ettirebildiği <em>Tarih Dünyası</em> ki aynı isim 60’lı yıllarda da yine dergiciliğe soyunup <em>Tarih ve Coğrafya Dünyası</em> adıyla 12 sayı neşrolunan bir dergi daha çıkarmıştı ve hâlen tiraj ve sayı rekoru kırılamamış olan, o yıllar itibariyle “tifdruk” denilen ileri baskı sistemiyle basılan, 1956’dan 1965’e kadar haftalık 1965’ten 1982’ye kadar da aylık olarak çıkan ve 100 bini aşkın tiraja sahip, Şevket Rado’nun imtiyaz sahibi olduğu, Yılmaz Öztuna’nın neşriyat müdürlüğünü yaptığı <em>Hayat Tarih Mecmuası</em>&#8230;</p>
<p>Bunlar 50’li yılların zincirlerini kırmış Türkiye’sinin ilk planda sıralanması gereken tarih dergileri. Tarih dergiciliği sahasının bahse konu yıllar itibariyle “amiral gemisi” nitelemesini hak eden dergi, 1978 yılında adını <em>Hayat Tarih ve Edebiyat Mecmuası </em>olarak değiştirdikten sonra zayıflama emareleri göstermeye başlamış ve bir müddet sonra da kapanmıştı. Bir grup dergisi olan <em>Hayat Tarih</em> biraz da bünyesinde <em>Hayat, Ses, Doğan Kardeş ve Resimli Roman </em>gibi renkli magazin yayınları da bulunan “Hayat Neşriyat Müessesesi” nin finans ve dağıtım imkânları sayesinde tarih dergiciliği sahasını domine edebilmişti.</p>
<p>Şimdiki adı Genel Kurmay Başkanlığı olan Erkân-ı Harbiye-i Umumiye’nin 1952’de çıkarmaya başladığı <em>Harp Tarihi Vesikaları Dergisi</em> ve <em>Tarih Orduya Sesleniyor</em> gibi askerî tarih dergileri meyanında <em>Tarih Dünyası, Tarih Sesleniyor, Tarih Aynası, Dün ve Bugün, Tarihçi, Tarihin Sesi, Tarih Konuşuyor</em> serlevhalı dergileri de 50’li yılların tarih dergileri arasında görüyoruz.</p>
<p>Türk Tarih Kurumu’nun 1937’de neşretmeye başladığı ve dört ayda bir yayımlanarak günümüze kadar devam edegelen <em>Belleten</em> dergisi, yine Maarif Vekâleti’nin 1941’de yayın hayatına dahil ettiği ve 18 sayı çıkan <em>Tarih Vesikaları </em>mecmuası da 50 öncesinin “resmî tarih” dergileri olarak ve adeta o devrin atmosferini yansıtan siret ve suretleriyle listeye dahil edilebilir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2020">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Resmî Tarih Yazımı Niçin Bir Yalanla Başladı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/resmi-tarih-yazimi-nicin-bir-yalanla-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[M.Fatih Can]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2019 22:15:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet’e geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[“Tarihe Özgürlük Deklarasyonu”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4499</guid>

					<description><![CDATA[Dünyanın her tarafından 19 ünlü tarihçinin 2005 yılında Liberation gazetesinde neşredilen ve hayli ses getiren “Tarihe Özgürlük Deklarasyonu”nda dile getirdikleri şu hususlar tarih ve tarihçinin nerede ve nasıl konumlanması gerektiğine dair prensipler vaz’ etmesi yönüyle hayli dikkat çekicidir: “&#8211; Tarih din değildir, &#8211; Tarihçi beşeri dogmaları kabul etmez, &#8211; Yasaklamalara saygı duymaz, &#8211; Tabu tanımaz, &#8211; Tarihçi rahatsız edici olabilir, &#8211; Tarih bir ahlak anlayışı değildir ama tarihçi ahlaklı olmak zorundadır, &#8211; Tarihçi tahrik etmek ya da suçlamak için yoktur; o sadece açıklar, &#8211; Tarihçi gündelik olayların klişesi değildir ve güncel hadiseleri geçmişe uygulamaz, &#8211; Tarihçi hafızayı dikkate alır, &#8211;&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">Dünyanın her tarafından 19 ünlü tarihçinin 2005 yılında Liberation gazetesinde neşredilen ve hayli ses getiren “Tarihe Özgürlük Deklarasyonu”nda dile getirdikleri şu hususlar tarih ve tarihçinin nerede ve nasıl konumlanması gerektiğine dair prensipler vaz’ etmesi yönüyle hayli dikkat çekicidir:</span></p>
<p align="justify">“<span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Tarih din değildir,</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Tarihçi beşeri dogmaları kabul etmez,</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Yasaklamalara saygı duymaz,</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Tabu tanımaz,</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Tarihçi rahatsız edici olabilir,</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Tarih bir ahlak anlayışı değildir ama tarihçi ahlaklı olmak zorundadır,</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Tarihçi tahrik etmek ya da suçlamak için yoktur; o sadece açıklar,</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Tarihçi gündelik olayların klişesi değildir ve güncel hadiseleri geçmişe uygulamaz,</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Tarihçi hafızayı dikkate alır,</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">&#8211; Tarih hukukî bir konu değildir&#8230;”</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">Ülkemizin yakın tarihiyle ilgilenen ve özel</span><span style="font-family: Times New Roman, serif;">likle Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişteki ara dönemde “aslında ne olmuştu?” sorusunun peşine takılan tarihçiler için de umde ve güvence olabilecek mezkûr prensiplerin ne yazık ki siyasamızda ve akademyamızda pek bir karşılığı bulunmamaktadır.</span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2019">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
