﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>M. Metin Hülagü &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/m-metinhulagu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2020 11:24:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>M. Metin Hülagü &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gizli Antlaşmayla Hilâfet’in İlgasını İsmet Paşa mı İmzalamış?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/gizli-antlasmayla-hilafetin-ilgasini-ismet-pasa-mi-imzalamis-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[M. Metin Hülagü]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2020 11:24:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Cenevre]]></category>
		<category><![CDATA[Hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Ohri]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasî]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6131</guid>

					<description><![CDATA[Kemal Ohri ile ilgili üzerinde durmak istediğimiz husus onun 1924’te Hilâfet’in ilgası ve dinî eğitimin Türkiye’de yasaklanması konuları ile alakalı olup İngiltere ile Türkiye arasında imzalanmış olduğunu belirttiği gizli antlaşma ve kaleme aldığı mektubudur. Onun 28 Şubat 1947’de İsviçre’nin Cenevre kentinden Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye göndermiş olduğu mektubu yakın dönem siyasî tarihimize ışık tutması ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki uygulamaların ne kadar millî yahut yerli olduğunu, ne kadarının öz irademizle alındığını ve ne kadarının zorlamalar, mecburiyetler ve kamuflelerle tatbik alanına konulduğunu göstermesi bakımlarından hakikaten ibretliktir. Her nasılsa “Sakıt Hanedan Azasından Kemal Ohri’nin İsmet İnönü’ye Mektubu” ana başlığı ile Cumhuriyet Arşivi kayıtlarına geçmiş&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemal Ohri ile ilgili üzerinde durmak istediğimiz husus onun 1924’te Hilâfet’in ilgası ve dinî eğitimin Türkiye’de yasaklanması konuları ile alakalı olup İngiltere ile Türkiye arasında imzalanmış olduğunu belirttiği gizli antlaşma ve kaleme aldığı mektubudur.</p>
<p>Onun 28 Şubat 1947’de İsviçre’nin Cenevre kentinden Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye göndermiş olduğu mektubu yakın dönem siyasî tarihimize ışık tutması ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki uygulamaların ne kadar millî yahut yerli olduğunu, ne kadarının öz irademizle alındığını ve ne kadarının zorlamalar, mecburiyetler ve kamuflelerle tatbik alanına konulduğunu göstermesi bakımlarından hakikaten ibretliktir.</p>
<p>Her nasılsa “Sakıt Hanedan Azasından Kemal Ohri’nin İsmet İnönü’ye Mektubu” ana başlığı ile Cumhuriyet Arşivi kayıtlarına geçmiş olup araştırmacılara açık halde bulunan söz konusu mektup Ohrili Kemal’in Cenevre’de Segy pansiyonunda kaldığı sıralarda daktilo edildikten sonra postaya verilmiştir.</p>
<p>Aslında bir tür analiz-rapor denilebilecek olan mektup toplamda 11 sayfadan meydana gelmekte olup Ohrili Kemal’in kendi şahsî meselelerini de içermektedir. Ancak mektubun esas yazılış amacı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye istihbarî bilgiler vermek ve siyasî tekliflerde bulunmak olmuştur. Mektubun doğrudan doğruya dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye hitap ediyor olması Ohri ile İnönü arasındaki ilişki ve yakınlığı göstermesi bakımından da dikkat çekicidir.</p>
<p>Mektup muhtevası itibariyle ve kısa bir ifadelerle, Osmanlı Devleti’nin savaşa girme şekli; İttihat ve Terakki liderlerinin yanlış politikası; İngiltere’nin hilâfet siyaseti; hilâfetin kaldırılmasını öngören İngiltere ile imzalanan gizli antlaşma; o günkü genel siyasî şartlar; Hilâfet’in kaldırılması sonrası İslam dünyasının Türkiye ve İngiltere’ye bakışı; İngiltere’nin Hilâfet’i yeniden getirme arayışları ve sair konulardan oluşmakta ve ayrıca kişisel bilgi ve birikimler ışığında genel bir değerlendirme ile birlikte İsmet İnönü’ye yapılan bir kısım önerileri kapsamaktadır.</p>
<p>Yukarıda kısaca muhtevasından bahsettiğimiz Kemal Ohri’nin Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’ya 1947 yılında göndermiş olduğu rapor-mektup Türkiye ile İngiltere arasındaki daha Lozan Antlaşması öncesinde imzalanmış olduğu belirtilen gizli bir antlaşmanın varlığından söz etmesi bakımından son derece önemlidir. Fakat bu gizli antlaşmanın tam olarak hangi konuları kapsadığından bütünüyle söz edilmemiş olması ise bir eksikliktir. Ancak antlaşmanın Hilâfet ve Saltanat’ın ilgası ile Türkiye’de dinî eğitimin yasaklanması konularını içermekte olduğu ve Lozan Antlaşması öncesi imzalanmış bulunduğu mektupta açıkça ifade edilmiştir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2020">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son Sultan’ın Bir Günü!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/son-sultanin-bir-gunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[M. Metin Hülagü]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Feb 2018 10:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Sultanın hayat tarzı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3122</guid>

					<description><![CDATA[Oldukça sakin ve gösterişten uzak bir hayatı benimseyen Sultan II. Abdülhamid güne sabah namazıyla başlardı. Her gün, güneş doğmadan kalkardı. “Erkenden” tanımı yaz ve kış mevsiminde güneşin doğmasına göre değişse de Sultan saati hiç aksatmaz, 04:30 ile 05.00 arasında muhakkak uyanmış olurdu. Sabah 06.00’da kalktığından bahsedilirse de bu durum muhtemelen istisnadır. İlk iş, ılık suyla banyo yapardı. Bu abartısız ve istisnasız ölünceye kadar hiçbir gün terk etmediği prensibiydi. Giyinip kuşanması Avrupa krallarınınki gibi uzun sürmezdi. Zira sade bir giyim tarzıyla bu işe fazla zaman harcamazdı. Bütün hazırlıklardan sonra  gözlerden uzakta, Yıldız Sarayı ve bahçesinin sakin bir köşesinde sabah namazını eda&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Oldukça sakin ve gösterişten uzak bir hayatı benimseyen Sultan II. Abdülhamid güne sabah namazıyla başlardı. Her gün, güneş doğmadan kalkardı. “Erkenden” tanımı yaz ve kış mevsiminde güneşin doğmasına göre değişse de Sultan saati hiç aksatmaz, 04:30 ile 05.00 arasında muhakkak uyanmış olurdu. Sabah 06.00’da kalktığından bahsedilirse de bu durum muhtemelen istisnadır.</p>
<p>İlk iş, ılık suyla banyo yapardı. Bu abartısız ve istisnasız ölünceye kadar hiçbir gün terk etmediği prensibiydi. Giyinip kuşanması Avrupa krallarınınki gibi uzun sürmezdi. Zira sade bir giyim tarzıyla bu işe fazla zaman harcamazdı. Bütün hazırlıklardan sonra  gözlerden uzakta, Yıldız Sarayı ve bahçesinin sakin bir köşesinde sabah namazını eda ederdi.</p>
<p>Namazdan sonra yaptığı kahvaltısı ve diğer öğün yemekleri, hayat tarzı gibi sadeydi. Açlığını kahve, yumurta, ekmek ve tereyağı ile giderir, bunlarla iktifa ederdi. Yemeğini yalnız yer, kimseyi sofrasına misafir olarak kabul etmezdi. Bu tavrı bir devlet geleneğiydi. Ancak zaman zaman Müşfika Kadın ve resmî davetlerdeki misafirleriyle birlikte yemek yediği de olurdu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-subat2018">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
