﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mahmut Akyürekli &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/mahmutakyurekli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Mar 2017 13:21:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Mahmut Akyürekli &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meclisteki Muhalifler Böyle Susturuldu!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/meclisteki-muhalifler-boyle-susturuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Akyürekli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2017 21:11:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Birinci Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[de­mokrasi ve özgürlük mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[etnik gruplar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2246</guid>

					<description><![CDATA[Birinci Meclis tarihte ender görülen bir temsil adale­tine ve katılım çeşitliliğine sahipti. Meşrep, mezhep, siyasî ve etnik gruplar arasında dünyada emsali görül­meyen bir denge kurulmuştu. Çerkez, Türkmen, Kürt, Ar­navut, Boşnak kanaat önderlerinin yanı sıra Nakşî, Alevî, Bektaşî, Mevlevî ve Kadirî tarikatlarının şeyhleri aynı çatı al­tında bir araya gelmişlerdi. Bektaşî şeyhi Ahmet Cemalettin Çelebi, Mevlevî şeyhi ve Hz. Mevlânâ’nın 21. kuşaktan torunu Abdülhalim Çelebi, Nakşî Şeyhi Şeyh Fevzi Efendi bu mebus­lar arasındaydı. Hâsılı renkliliği ve çeşitliliğiyle Birinci Mec­lis “Milletin Meclisi” olma vasfını fazlasıyla hak ediyordu. Ayrıca Birinci Meclis’te Türkiye tarihinin en çetin de­mokrasi ve özgürlük mücadelesi de verilmişti. İşin doğrusu bu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birinci Meclis tarihte ender görülen bir temsil adale­tine ve katılım çeşitliliğine sahipti. Meşrep, mezhep, siyasî ve etnik gruplar arasında dünyada emsali görül­meyen bir denge kurulmuştu. Çerkez, Türkmen, Kürt, Ar­navut, Boşnak kanaat önderlerinin yanı sıra Nakşî, Alevî, Bektaşî, Mevlevî ve Kadirî tarikatlarının şeyhleri aynı çatı al­tında bir araya gelmişlerdi. Bektaşî şeyhi Ahmet Cemalettin Çelebi, Mevlevî şeyhi ve Hz. Mevlânâ’nın 21. kuşaktan torunu Abdülhalim Çelebi, Nakşî Şeyhi Şeyh Fevzi Efendi bu mebus­lar arasındaydı. Hâsılı renkliliği ve çeşitliliğiyle Birinci Mec­lis “Milletin Meclisi” olma vasfını fazlasıyla hak ediyordu.</p>
<p>Ayrıca Birinci Meclis’te Türkiye tarihinin en çetin de­mokrasi ve özgürlük mücadelesi de verilmişti. İşin doğrusu bu katılımcı anlayış zamanın şartları gereği bir mecburi­yetti. Çünkü bu oluşum, yok olmamak adına birbirine can havliyle sarılmış “Anadolu-Trakya Müslüman Osmanlı” te­baasının hayatta kalma refleks ve ferasetinin ürünüydü. Yoksa Anadolu ve Trakya halkı için, “Buyurun, size özgür ve demokrat olma fırsatı sunuyorum” şeklinde bir ihsan söz konusu değildi. Meclisin özgürlük ve demokrasi abidesi ol­duğunu anlamak için iç işleyişinden ziyade oluşum aşama­sındaki katılım çeşitliliğine bakmak gerekir.</p>
<p>Elbette hiçbir meclisten demokrasiyi eksiksiz bir şekil­de uygulamasını bekleyemeyiz. Bu açıdan Birinci Meclis de kusursuz değildi. Çalışmalar göz ardı edilmeden bakıldığın­da, uygulamaların hepsinin sanıldığı gibi tarafların rızasıy­la yapılmadığı görülür. Örneğin Gazi Paşa’nın tasvip etme­diği biri Dâhiliye Vekilliği’nde ancak bir gün kalabilmişti. Ya da Lozan’da yapılan mutabakatın aleyhinde olan grup­lara karşı merhametli ve demokratik müdahale edildiğini kim söyleyebilir? <em>Tan </em>ile <em>Sebilürreşad </em>gazeteleri ve diğer mu­halif basına reva görülen muameleleri, Ali Şükrü Bey’in kat­ledilmesini hangi demokratik ve özgürlükçü anlayışla izah edebiliriz?</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-nisan2017">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Musul’da İngilizlere Karşı Türk-Kürt İttifakı Nasıl Bozuldu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/musulda-ingilizlere-karsi-turk-kurt-ittifaki-nasil-bozuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Akyürekli]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Oct 2016 22:15:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa İnal]]></category>
		<category><![CDATA[Musul]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-Kürt İttifakı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1608</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’nın gözünün nuru Musul, Batı için petrol ve zenginlik demek. Aynı zamanda 95 yıldır Türklerin şark çıbanı, Kürtlerin ise kadim memleket meselesi. İşte bu yüzden Lozan’dan bu yana asırlık pazarlık konusu&#8230; Halen bir sonuca bağlanamamış olan Musul meselesinin düğümü, 3 Şubat 1923 tarihinde Cenubî (Güney) Kürdistan heyet-i temsiliyesi ile Mustafa Kemal Paşa’nın bölgeye gönderdiği Yarbay Özdemir Bey arasında yapılan 10 maddelik anlaşmada gizlidir. O gün için sadece İngilizleri Lozan’da sıkıştırmak üzere kullanılıp sonra kaderine terk edilen, keenlemyekün kabul edilen bu tarihî ittifak aslında bugünün Musul meselesine ışık tutabilir. Bu bağlamda Özdemir Bey’in evrakı, hatıraları ve yazışmaları üzerinde çalışılması gerekmektedir. Oysa&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’nın gözünün nuru Musul, Batı için petrol ve zenginlik demek. Aynı zamanda 95 yıldır Türklerin şark çıbanı, Kürtlerin ise kadim memleket meselesi. İşte bu yüzden Lozan’dan bu yana asırlık pazarlık konusu&#8230;</p>
<p>Halen bir sonuca bağlanamamış olan Musul meselesinin düğümü, 3 Şubat 1923 tarihinde Cenubî (Güney) Kürdistan heyet-i temsiliyesi ile Mustafa Kemal Paşa’nın bölgeye gönderdiği Yarbay Özdemir Bey arasında yapılan 10 maddelik anlaşmada gizlidir. O gün için sadece İngilizleri Lozan’da sıkıştırmak üzere kullanılıp sonra kaderine terk edilen, keenlemyekün kabul edilen bu tarihî ittifak aslında bugünün Musul meselesine ışık tutabilir. Bu bağlamda Özdemir Bey’in evrakı, hatıraları ve yazışmaları üzerinde çalışılması gerekmektedir. Oysa bu belgeler halen araştırmacılara kapalı olan Genelkurmay Başkanlığı ATASE arşivindedir.</p>
<p>Lozan’da Kasım 1922’de başlayan görüşmelerin ilk oturumunda Ankara ile Londra arasında güven tesis edilememiş; kapitülasyonların kaldırılması, İstanbul’un boşaltılması ve Musul konularında anlaşma sağlanamamıştı. Musul üzerine sert tartışmaların yaşandığı sırada İngilizler 1919’dan beri Kuveyt’te hapiste tutukları Şeyh Mahmud Berzenci’yi affettiler. Kürdistan’a dönen Şeyh Berzenci İngilizlerin teşvikiyle kardeşine kurdurulan Kürdistan krallığının başına geçti.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-kasim2016" target="_blank">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kürtlerin tarihi neden yazılamadı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-tarih/kurtlerin-tarihi-neden-yazilamadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Akyürekli]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2015 22:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://derintarih.pho.fm/?p=195</guid>

					<description><![CDATA[Ulus-devlet iddiasının hâkim olduğu bir ülkede ayrı bir etnik grubun tarihini yazmak pek mümkün değil. İmparatorluğun son yıllarında İttihad-ı Osmanî fikrî bölünmeye çare olamamıştı. Jön Türklerle başlayan Pantürkizm ideali, İttihad ve Terakki’nin bu ideolojiyi benimsemesiyle yeni bir mecraya taşındı. Türk olmayan unsurlar yok sayıldı veya Türk ıtlâk olundu. Sultan II. Abdülhamid’in İttihad-ı İslam (İslam birliği) tahayyülü tahttan indirilmesiyle sekteye uğradı ve Türk milliyetçiliği güçlendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulus-devlet iddiasının hâkim olduğu bir ülkede ayrı bir etnik grubun tarihini yazmak pek mümkün değil. İmparatorluğun son yıllarında İttihad-ı Osmanî fikrî bölünmeye çare olamamıştı. Jön Türklerle başlayan Pantürkizm ideali, İttihad ve Terakki’nin bu ideolojiyi benimsemesiyle yeni bir mecraya taşındı. Türk olmayan unsurlar yok sayıldı veya Türk ıtlâk olundu. Sultan II. Abdülhamid’in İttihad-ı İslam (İslam birliği) tahayyülü tahttan indirilmesiyle sekteye uğradı ve Türk milliyetçiliği güçlendi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
