﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Akif Bal &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/mehmetbal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Aug 2021 12:58:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Mehmet Akif Bal &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çanakkale’nin “Vefa”lı Talebeleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/canakkalenin-vefali-talebeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Akif Bal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2021 04:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7346</guid>

					<description><![CDATA[Sömürgeci zihniyetin boğazın sularına gömüldüğü, “bir devrin battığı yer” olarak tabir edilen Çanakkale Cephesi, 1915-16 tarihlerinde Osmanlı toplumunun bütün varlığıyla işgalcilerin karşısına dikildiği kritik bir müdafaa hattıdır. Çanakkale’ye Osmanlı topraklarının farklı bölgelerinden yoğun katılım ve sevkiyat gerçekleşmiş, İslâm coğrafyası da cepheye unutulmayacak bir destek sağlamıştır. Bunun sebebi, işgalcilerin hedefinin bir anlamda İslâm dünyası olmasıydı. Çanakkale cephesine Osmanlı vilayetlerinden yüksek katılım olmakla birlikte payitaht İstanbul’un hususi bir yeri vardır. Bilhassa Suriçi’ndeki Fatih’in Çanakkale savunmasında en fazla şehit veren yerleşim yeri olması, payitahtın merkezi olma refleksiyle savaşa topyekûn katılımın gerçekleştiğini gösterir. Başta Darülfünun olmak üzere Fatih’teki medrese, idadî ve sultânî öğrencileri akın&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sömürgeci zihniyetin boğazın sularına gömüldüğü, “bir devrin battığı yer” olarak tabir edilen Çanakkale Cephesi, 1915-16 tarihlerinde Osmanlı toplumunun bütün varlığıyla işgalcilerin karşısına dikildiği kritik bir müdafaa hattıdır. Çanakkale’ye Osmanlı topraklarının farklı bölgelerinden yoğun katılım ve sevkiyat gerçekleşmiş, İslâm coğrafyası da cepheye unutulmayacak bir destek sağlamıştır. Bunun sebebi, işgalcilerin hedefinin bir anlamda İslâm dünyası olmasıydı.</p>
<p>Çanakkale cephesine Osmanlı vilayetlerinden yüksek katılım olmakla birlikte payitaht İstanbul’un hususi bir yeri vardır. Bilhassa Suriçi’ndeki Fatih’in Çanakkale savunmasında en fazla şehit veren yerleşim yeri olması, payitahtın merkezi olma refleksiyle savaşa topyekûn katılımın gerçekleştiğini gösterir. Başta Darülfünun olmak üzere Fatih’teki medrese, idadî ve sultânî öğrencileri akın akın cepheye koşmuşlardır.</p>
<p>Bölgedeki okullar arasında Çanakkale’ye en fazla öğrenci gönderen, Darülfünun (İstanbul Üniversitesi) olmuştur. Osmanlı’daki ilk tıp fakültesi olan Darülfünun-ı Osmanî’nin talebeleri, 1. Dünya Savaşı boyunca farklı cephelerde ordu hizmetinde bulundular. Hatta öğretim üyeleri ve öğrencilerin askerî birliklere dağıtılması nedeniyle 1915’te mektep bir süre kapalı kalmış, binası hastane hizmeti görmüştür. Cepheye giden bir diğer yüksek tahsil grubu da hukuk fakültesi talebeleridir. Ekim 1914’te “Dârü’l-Hilâfeti’l-Aliyye Medresesi” adıyla birleştirilen İstanbul medreselerindeki pek çok talebe de Çanakkale’ye ve diğer cephelere gönderilmiş; Medresetü’l-Vâizîn talebelerinin önemli bir kısmı okullarını bitirememiştir.</p>
<p>Çanakkale cephesinde günlük ortalama 300 zayiat verildiği düşünüldüğünde, ciddi sayıda asker ve subaya ihtiyaç olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple 25 Kasım 1915 tarihinden itibaren 1897 doğumlular (18 yaşında olanlar) da cepheye sevk edilmeye başlanmış; payitahttaki Vefa Lisesi, İstanbul Lisesi, Darüşşafaka (o zamanlar Fatih’teydi), Darülmuallimin Okulu (Erkek Öğretmen Okulu), Davutpaşa Lisesi, Gelenbevi Lisesi ve daha sonra kapanacak olan Mercan Sultânîsi talebelerinden yaşları uygun olanlar silahaltına alınmıştır.</p>
<p>Bu genç askerlerin çoğu şehit olurken, pek azı gazi olarak geri dönebilmiştir. Faik Reşit Unat’a göre eski Maarif Bakanı Hasan Âli Yücel de 11 Nisan 1915’te Vefa İdadîsi’nin son sınıfındayken askere alınan ve 3 yıl boyunca askerlik vazifesini yerine getiren isimlerden biridir. Yedek subay talimgâhına sevk olunan Yücel, eğitim devrelerini tamamlayarak 8 Haziran 1916’da asteğmen, 25 Aralık 1916’da teğmen olur. Mondros Mütarekesi sonrasında, 2 Aralık 1918’de terhis edilir, Darülfünun Hukuk Fakültesi’ne yazılır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2021">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çanakkale’de İz Bırakan Trabzonlular</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-tarih/canakkalede-iz-birakan-trabzonlular/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Akif Bal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2019 21:48:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ertuğrul tabyası]]></category>
		<category><![CDATA[Seddülbahir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4470</guid>

					<description><![CDATA[19 Şubat 1915 günü saat 09:50’de Corwallis savaş gemisinden 11 bin metreden Orhaniye tabyasına, saat 10:01’de Triumph gemisinden Ertuğrul tabyasına, saat 10:32’de Suffren gemisinden Kumkale tabyasına ateş edilmiş; böylelikle Çanakkale Cephesi açılmıştı. Düşman saat 13:00’da Seddülbahir tabyasını da bombalanmaya başladı. Görüş mesafesinin giderek düşmesi üzerine saat 17:30’da harekâta son veren İtilaf donanması Boğaz önünden çekildi. 5. Alay Komutanı Binbaşı Macit Bey, Seddülbahir’de bulunan Alay Karargâhı’ndan 2. Tugay Komutanlığı’na 20 Şubat 1915 Cumartesi günü öğleden sonra gönderilen raporda 7 buçuk saat süren saldırının bütün ayrıntılarını anlatıyordu. Bu rapora göre Trabzonlu Teğmen Murtaza Efendi saat 17:15’te Seddülbahir Kalesi’nin iç meydanına düşen bir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">19 Şubat 1915 günü saat 09:50’de Corwallis savaş gemisinden 11 bin metreden Orhaniye tabyasına, saat 10:01’de Triumph gemisinden Ertuğrul tabyasına, saat 10:32’de Suffren gemisinden Kumkale tabyasına ateş edilmiş; böylelikle Çanakkale Cephesi açılmıştı. Düşman saat 13:00’da Seddülbahir tabyasını da bombalanmaya başladı. Görüş mesafesinin giderek düşmesi üzerine saat 17:30’da harekâta son veren İtilaf donanması Boğaz önünden çekildi. 5. Alay Komutanı Binbaşı Macit Bey, Seddülbahir’de bulunan Alay Karargâhı’ndan 2. Tugay Komutanlığı’na 20 Şubat 1915 Cumartesi günü öğleden sonra gönderilen raporda 7 buçuk saat süren saldırının bütün ayrıntılarını anlatıyordu. Bu rapora göre Trabzonlu Teğmen Murtaza Efendi saat 17:15’te Seddülbahir Kalesi’nin iç meydanına düşen bir mermi parçasının isabetiyle gözetleme yerinde hayatını kaybetmişti. Tarihçi Mithat Atabay’ın ortaya koyduğu belgelere göre, Çanakkale Cephesi’nin ilk şehidi, 5. Alay 1. Tabur 2. Batarya 2. Takım komutanı olan Trabzonlu Teğmen Murtaza Efendi 1893 Trabzon doğumlu olup babasının ismi Rıza’dır.</span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2019">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trabzon’un Kara Günleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/trabzonun-kara-gunleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Akif Bal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Feb 2018 11:54:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<category><![CDATA[1914 Rus işgâli]]></category>
		<category><![CDATA[Çarlık orduları]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon’un sancılı işgâl yılları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3139</guid>

					<description><![CDATA[1 Kasım 1914’ten 24 Şubat 1918 tarihine kadar süren Rus işgâli sıralarında Anadolu’da en çok yara alan güzelim beldelerden biri de Trabzon olmuştur. Öncelikle Rus donanmasının 1 Kasım 1914’ten 18 Nisan 1916 tarihine kadar süren bombardımanları ile büyük yıkım yaşayan Trabzon, 18 Nisan 1918’deki fiilî işgâl ile o kara günlerini yaşamaya başlamıştır. Müslüman Trabzon’un tarihinde gördüğü bu ilk işgâl, şehirde büyük yıkıma yol açtığı gibi, çoğu zaman kimsenin emrine girmeye alışık olmayan Trabzonluların hafızasında da derin tesirler bıraktı. İşte, işgâlden kurtuluşunun 100. sene-i devriyesinde Trabzon’un sancılı işgâl yılları! Coğrafî konumu ve Doğu Anadolu üzerinden İran’a uzanan yolların başlangıç noktasında bulunması&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1 Kasım 1914’ten 24 Şubat 1918 tarihine kadar süren Rus işgâli sıralarında Anadolu’da en çok yara alan güzelim beldelerden biri de Trabzon olmuştur. Öncelikle Rus donanmasının 1 Kasım 1914’ten 18 Nisan 1916 tarihine kadar süren bombardımanları ile büyük yıkım yaşayan Trabzon, 18 Nisan 1918’deki fiilî işgâl ile o kara günlerini yaşamaya başlamıştır.</p>
<p>Müslüman Trabzon’un tarihinde gördüğü bu ilk işgâl, şehirde büyük yıkıma yol açtığı gibi, çoğu zaman kimsenin emrine girmeye alışık olmayan Trabzonluların hafızasında da derin tesirler bıraktı. İşte, işgâlden kurtuluşunun 100. sene-i devriyesinde Trabzon’un sancılı işgâl yılları! Coğrafî konumu ve Doğu Anadolu üzerinden İran’a uzanan yolların başlangıç noktasında bulunması sebebiyle Trabzon 1. Dünya Savaşı’nda da askerî açıdan büyük önem arz ediyordu. Anadolu’nun kuzey sahilindeki ikinci derecede ehemmiyeti haiz dış limanlardan biri olan şehrin alınması, Rusların Erzurum’da tutunabilmeleri için zarurîydi. Trabzon’un alınmasının bir diğer faydası da İç Anadolu’ya yapılacak bir harekâta kolaylık sağlayacak olmasıydı.</p>
<p>Osmanlı donanması Karadeniz’deki Rus limanlarını topa tutunca Çarlık orduları 1 Kasım 1914 günü Doğu Anadolu’daki dört noktadan sınırımızı geçti. Denizden gerçekleştirilen saldırıların hedefi Artvin’den İstanbul Boğazı’na kadar bütün Karadeniz sahiliydi. Bölgedeki en ağır bombardıman Trabzon’a yapılmıştı. Sahilde Ruslara ağır darbeler vuran Osmanlı güçleri sürekli olarak mevzilerini terk etmek ve batıya çekilmek durumunda kalmışlardı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-subat2018">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir asır önce Moskof Postalı Trabzon’daydı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/bir-asir-once-moskof-postali-trabzondaydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Akif Bal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2016 07:40:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=634</guid>

					<description><![CDATA[Suriye’deki saldırıları deh­şetle seyrettiğimiz Rusların acımasızlığı yeni değil. Os­manlı Devleti’ne savaş ilan ettikleri 1 Kasım 1914’ten 1918 başla­rına kadar Artvin’den İstanbul’a Ka­radeniz sahillerini bombardıman et­mişlerdi. Bu sırada en çok yara alan güzelim beldelerden biri de Trab­zon’du. 18 Nisan 1916’daki işgal şehir­de büyük bir yıkıma yol açtığı gibi, Trabzonluların hafızasında tesiri bu­güne ulaşan derin izler de bıraktı. İş­te kurtuluşunun 98. sene-i devriye­sinde Trabzon’un sancılı işgal yılları! Coğrafi konumu ve Doğu Anado­lu üzerinden İran’a uzanan yolların başlangıç noktasında bulunması se­bebiyle Trabzon 1. Dünya Savaşı’nda da askerî açıdan büyük önem arz edi­yordu. Anadolu’nun kuzey sahilinde­ki ikinci derecede ehemmiyeti haiz dış limanlardan biri olan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Suriye’deki saldırıları deh­şetle seyrettiğimiz Rusların acımasızlığı yeni değil. Os­manlı Devleti’ne savaş ilan ettikleri 1 Kasım 1914’ten 1918 başla­rına kadar Artvin’den İstanbul’a Ka­radeniz sahillerini bombardıman et­mişlerdi. Bu sırada en çok yara alan güzelim beldelerden biri de Trab­zon’du. 18 Nisan 1916’daki işgal şehir­de büyük bir yıkıma yol açtığı gibi, Trabzonluların hafızasında tesiri bu­güne ulaşan derin izler de bıraktı. İş­te kurtuluşunun 98. sene-i devriye­sinde Trabzon’un sancılı işgal yılları!</p>
<p>Coğrafi konumu ve Doğu Anado­lu üzerinden İran’a uzanan yolların başlangıç noktasında bulunması se­bebiyle Trabzon 1. Dünya Savaşı’nda da askerî açıdan büyük önem arz edi­yordu. Anadolu’nun kuzey sahilinde­ki ikinci derecede ehemmiyeti haiz dış limanlardan biri olan şehrin alın­ması, Rusların Erzurum’da tutuna­bilmeleri için zaruriydi. Trabzon’un alınmasının bir diğer faydası da İç Anadolu’ya yapılacak bir harekâta kolaylık sağlayacak olmasıydı.</p>
<p>Osmanlı donanması Karade­niz’deki Rus limanlarını topa tutun­ca Çarlık orduları 1 Kasım 1914 günü Doğu Anadolu’daki dört noktadan sı­nırımızı geçti. Denizden gerçekleş­tirilen saldırıların hedefi Artvin’den İstanbul Boğazı’na kadar bütün Ka­radeniz sahiliydi. Bölgedeki en ağır bombardıman Trabzon’a yapılmıştı. Sahilde Ruslara ağır darbeler vuran Osmanlı güçleri sürekli olarak mev­zilerini terk etmek ve batıya çekil­mek durumunda kalmışlardı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
