﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mustafa İnal &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/mustafainal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Nov 2020 07:00:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Mustafa İnal &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Azerbaycan Ermenistan’ın Karabağ’daki 30 Yıllık Statükosunu Nasıl Kırdı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/azerbaycan-ermenistanin-karabagdaki-30-yillik-statukosunu-nasil-kirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2020 07:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Çarlık Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Ebulfeyz Elçibey]]></category>
		<category><![CDATA[Enver Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkaslar]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Paşa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6538</guid>

					<description><![CDATA[1917’de Çarlık Rusya’da devrim başlayınca Rus askerleri Kafkasları boşaltıp ülkelerine döndüler. Böylece Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan bağımsız hale geldi. Ancak bir süre sonra Ermeniler tüm Azerbaycan’ı işgal ederek katliamlara başladı. Bunun üzerine Enver Paşa kardeşi Nuri Killigil Paşa’yı Kafkas İslam Ordusu’nu kurmak üzere bölgeye gönderdi. Nuri Paşa 25 Mayıs 1918’de Gence’ye girdi ve kısa sürede bölgeyi Ermenilerden temizledi. 28 Mayıs 1918’de Mehmed Emin Resulzade Gence’de Azerbaycan Cumhuriyeti’ni kurdu. Nuri Paşa ise art arda yaptığı saldırılar sonunda Karabağ ve Dağıstan’ı da kurtarıp 15 Eylül 1918’de Bakü’ye girdi. Ancak Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ömrü çok kısa sürdü. 24 Nisan 1920’de Kızıl Ordu Bakü’yü işgal&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1917’de Çarlık Rusya’da devrim başlayınca Rus askerleri Kafkasları boşaltıp ülkelerine döndüler. Böylece Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan bağımsız hale geldi. Ancak bir süre sonra Ermeniler tüm Azerbaycan’ı işgal ederek katliamlara başladı. Bunun üzerine Enver Paşa kardeşi Nuri Killigil Paşa’yı Kafkas İslam Ordusu’nu kurmak üzere bölgeye gönderdi. Nuri Paşa 25 Mayıs 1918’de Gence’ye girdi ve kısa sürede bölgeyi Ermenilerden temizledi. 28 Mayıs 1918’de Mehmed Emin Resulzade Gence’de Azerbaycan Cumhuriyeti’ni kurdu. Nuri Paşa ise art arda yaptığı saldırılar sonunda Karabağ ve Dağıstan’ı da kurtarıp 15 Eylül 1918’de Bakü’ye girdi.</p>
<p>Ancak Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ömrü çok kısa sürdü. 24 Nisan 1920’de Kızıl Ordu Bakü’yü işgal etti. Ardından Ermenistan ve Gürcistan’a ilerleyerek bölgeyi Sovyetler Birliği’ne kattı. Stalin Türkiye’nin Türk dünyası ile fizikî bağını kesmek için İran’dan getirilen Ermenileri yerleştirerek Ermenistan topraklarını suni olarak İran sınırına kadar uzattı. Ayrıca Dağlık Karabağ bölgesine planlı olarak Ermenileri yerleştirerek 1923’te bu bölgeyi “özerk” hale getirdi.</p>
<p>1989’da Sovyetler Birliği’nin çökmesi üzerine uzun süredir muhalefet hareketinin liderliğini yapan Ebulfeyz Elçibey Azerbaycan Halk Cephesini kurdu. 1990 yılında Azerbaycan’da bağımsızlık gösterilerinin artınca Rus ordusu halka ateş açtı ve Bakü’de 2 bin civarında Azerbaycanlı şehit edildi. Sonunda 18 Ekim 1991 günü Azerbaycan bağımsızlığını ilan etti ve bunu ilk tanıyan ülke Türkiye oldu. Davanın lideri Ebulfeyz Elçibey ise cumhurbaşkanı seçildi. Ancak Ermeniler kısa süre sonra, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da büyük bir katliam gerçekleştirerek 613 Azerbaycanlıyı katlettiler, Karabağ ve etrafındaki yedi yerleşim birimini işgal ettiler. Sonuç olarak Ermeniler, henüz bir ordu kurmaya fırsat bulamayan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin topraklarının %20’sini işgal etti. Bölgedeki Azerbaycanlılar göç etmek zorunda kalırken, Ermeniler Karabağ ve işgal ettikleri 7 yerleşim yerinde “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti” ni kurdular.</p>
<p>Durumun bu hale gelmesi üzerine 24 Mart 1992’de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) devreye girdi. Soruna çözüm bulmak için aralarında Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan’ın da olduğu bir grup ülke ile “Minsk Grubu” mekanizması kuruldu. Çözüm yolu ise ABD, Rusya ve Fransa’nın eş başkanlığı altında bu üç ülkeye bırakıldı. 1994’de iki taraf da ateşkesi kabul etti. Aradan geçen sürede AGİT’in sorunun kalıcı çözümünde başarılı olamaması üzerine, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 14 Mart 2008’de Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü onaylayarak Ermeni güçlerin işgal ettikleri tüm topraklardan derhal çıkmasını isteyen bir karar tasarısını kabul etti. Ancak Ermenistan bu karara uymadı. 1 Nisan 2016’da Ermenistan’ın bir saldırısından sonra Azerbaycan ordusu derhal karşılık verdi ve bir miktar toprağını geri alabildi. 5 Nisan 2016 da Viyana’da yapılan görüşmelerde yine ateşkes kararı alındı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2020">Derin Tarih Kasim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barış Pınarı Harekâtı’nın Tarihî Önemi Nedir?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/gundem/baris-pinari-harekatinin-tarihi-onemi-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2019 05:35:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Ayn el-Arap]]></category>
		<category><![CDATA[DEAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[Tel Abyad]]></category>
		<category><![CDATA[YPG]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5162</guid>

					<description><![CDATA[2015 Ocak’ından itibaren ABD’nin başkanlığındaki koalisyon güçlerini arkasına alan PKK/YPG Ayn el-Arap (Kobani)’tan harekâta başlayarak DEAŞ’ı güneye doğru sürerken İran’ın eğitip donattığı Haşbi Şabii milislerinin ön safta olduğu Irak ordusu Samarra, Tikrit, Felluce ve Ramadi’de DEAŞ’ı bu bölgelerden çıkardı. Ancak PKK/YPG başta Tel Abyad ve Rasulayn olmak üzere Sünni Araplarla meskûn bölgeleri işgal edip halkını buradan tehcir ederken, Şii Haşbi Şabi milisleri de yakaladıkları Sünni halkı DEAŞ’lı ilan ederek en vahşi işkencelerle öldürdüler, kalanları ise korkuyla sindirdiler. Bu operasyonlar sırasında sadece Tel Abyad’dan 150 bin Sünni Arap Akçakale’ye sığınmak zorunda kaldı. Üst Akıl, Başkan Obama yönetimi devretmeden önce Irak ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2015 Ocak’ından itibaren ABD’nin başkanlığındaki koalisyon güçlerini arkasına alan PKK/YPG Ayn el-Arap (Kobani)’tan harekâta başlayarak DEAŞ’ı güneye doğru sürerken İran’ın eğitip donattığı Haşbi Şabii milislerinin ön safta olduğu Irak ordusu Samarra, Tikrit, Felluce ve Ramadi’de DEAŞ’ı bu bölgelerden çıkardı. Ancak PKK/YPG başta Tel Abyad ve Rasulayn olmak üzere Sünni Araplarla meskûn bölgeleri işgal edip halkını buradan tehcir ederken, Şii Haşbi Şabi milisleri de yakaladıkları Sünni halkı DEAŞ’lı ilan ederek en vahşi işkencelerle öldürdüler, kalanları ise korkuyla sindirdiler. Bu operasyonlar sırasında sadece Tel Abyad’dan 150 bin Sünni Arap Akçakale’ye sığınmak zorunda kaldı.</p>
<p>Üst Akıl, Başkan Obama yönetimi devretmeden önce Irak ve Suriye’de son noktayı koymak istiyordu. Bunun için önce İran ve Rusya ile anlaşmak, ardından Türkiye’yi devre dışı bırakmak gerekiyordu. Uzun yıllardır sürdürülen müzakereler sonunda Obama yönetimi İran ile 14 Temmuz 2015’te bir antlaşmaya vardı. Buna göre İran, nükleer programından vazgeçecek, buna karşılık her türlü ambargodan kurtulacaktı. Böylece ABD ve İran kazan-kazan prensibi çerçevesinde anlaştılar.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasım-2019">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Darbecilerin Keyfini Kaçıran Demiryolu Devrimlerimiz</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarih-sasirtir/darbecilerin-keyfini-kaciran-demiryolu-devrimlerimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2019 09:13:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Şaşırtır]]></category>
		<category><![CDATA[Demiryolları]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Kahire-İskenderiye]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülaziz]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülmecid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4894</guid>

					<description><![CDATA[Demiryolları 1830’lu yıllardan itibaren İngiltere’de kullanılmaya başlamış; Osmanlı topraklarında ise Sultan Abdülmecid zamanında, 1851 yılında Kahire-İskenderiye hattı inşa edilmişti. Bunu beş yıl sonra inşasına başlanan 130 kmlik İzmir-Aydın yolu takip etti ve hat 1866’da işletmeye açıldı. Böylece İstanbul’un ardından İzmir limanı da ithalat ve ihracat merkezi konumuna geldi. 1869’a gelindiğinde Sultan Abdülaziz Rumeli demiryollarının inşasına karar verdi. Hat İstanbul’dan başlayacak; Edirne, Filibe ve Saraybosna’dan geçerek Sava nehri kıyısına uzanacaktı. Enez, Selanik ve Burgaz’ı da birbirine bağlaması planlanıyordu. Hattın ilk bölümünün inşasına 1870 yılında 15 kmlik Yedikule-Küçükçekmece istasyonları arasında başlandı ve ertesi yıl bitirilerek hizmete açıldı. Küçükçekmece, Yeşilköy, Bakırköy ve Yedikule&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demiryolları 1830’lu yıllardan itibaren İngiltere’de kullanılmaya başlamış; Osmanlı topraklarında ise Sultan Abdülmecid zamanında, 1851 yılında Kahire-İskenderiye hattı inşa edilmişti. Bunu beş yıl sonra inşasına başlanan 130 kmlik İzmir-Aydın yolu takip etti ve hat 1866’da işletmeye açıldı. Böylece İstanbul’un ardından İzmir limanı da ithalat ve ihracat merkezi konumuna geldi.</p>
<p>1869’a gelindiğinde Sultan Abdülaziz Rumeli demiryollarının inşasına karar verdi. Hat İstanbul’dan başlayacak; Edirne, Filibe ve Saraybosna’dan geçerek Sava nehri kıyısına uzanacaktı. Enez, Selanik ve Burgaz’ı da birbirine bağlaması planlanıyordu. Hattın ilk bölümünün inşasına 1870 yılında 15 kmlik Yedikule-Küçükçekmece istasyonları arasında başlandı ve ertesi yıl bitirilerek hizmete açıldı. Küçükçekmece, Yeşilköy, Bakırköy ve Yedikule istasyonlarını kapsayan bu hat Bakırköy ve Yeşilköy’ün gelişip büyümesini sağladı. İstanbul halkı hattın Sirkeci’ye kadar uzatılmasını talep ettiyse de bu durumda demiryolunun Topkapı Sarayı’nın bahçesinden geçmesi gerekecek, bahçe ile sahil köşkleri zarar görecekti. Durumu değerlendiren Sultan Abdülaziz kararını açıkladı: “Memleketime tren yolu yapılsın da isterse sırtımdan geçsin.” Böylece Rumeli demiryollarının başlangıç istasyonu Sirkeci olarak belirlenmiş oldu. 1872 yılında ise bu hat Küçükçekmece’den Çatalca’ya kadar uzatıldı. Bunlardan başka, gerek Sultan Abdülmecid, gerekse Sultan Abdülaziz dönemlerinde Balkanlarda Köstence-Çernova ve Rusçuk-Varna demiryolu inşaatları gerçekleştirilmiş; yine Sultan Abdülaziz döneminde 1871’de Haydarpaşa-İzmit hattının devlet eliyle yapımına başlanmıştı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2019">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>28 Şubat Bir Cıa-Pentagon Projesidir</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/28-subat-bir-cia-pentagon-projesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Feb 2019 22:32:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Ortadoğu Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[“Büyük İsrail Projesi”]]></category>
		<category><![CDATA[“Yeni Dünya Düzeni”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4278</guid>

					<description><![CDATA[Sovyetler Birliği’nin 1989 yılında çökmesi ile tek süper güç haline gelen ABD, “Yeni Dünya Düzeni”nden bahsetmeye başladı ve uzun süredir üzerinde çalıştığı Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için düğmeye bastı. Ancak ABD’nin üzerinde operasyon yapmak istediği ülkelerin tamamı Müslüman ülkelerdi. Projesinin ilk adımını 1991 yılında 1. Körfez Savaşı ile Irak’ta attı. Çünkü İsrail’in çıkarlarına ve “Büyük İsrail Projesi”ne en büyük tehditlerden biri güçlü bir Irak’tı. Savaşın ardından Pentagon oluşturduğu “Çekiç Güç” ile Irak’ın istikrarının bozmak için var gücüyle çalıştı. Çekiç Güç’ün amacı Irak’ı parçalayarak kuzeyinde İsrail’e dost ve müttefik bir Kürt devleti oluşturmaktı. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis bu gelişmeyi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sovyetler Birliği’nin 1989 yılında çökmesi ile tek süper güç haline gelen ABD, “Yeni Dünya Düzeni”nden bahsetmeye başladı ve uzun süredir üzerinde çalıştığı Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için düğmeye bastı. Ancak ABD’nin üzerinde operasyon yapmak istediği ülkelerin tamamı Müslüman ülkelerdi. Projesinin ilk adımını 1991 yılında 1. Körfez Savaşı ile Irak’ta attı. Çünkü İsrail’in çıkarlarına ve “Büyük İsrail Projesi”ne en büyük tehditlerden biri güçlü bir Irak’tı. Savaşın ardından Pentagon oluşturduğu “Çekiç Güç” ile Irak’ın istikrarının bozmak için var gücüyle çalıştı. Çekiç Güç’ün amacı Irak’ı parçalayarak kuzeyinde İsrail’e dost ve müttefik bir Kürt devleti oluşturmaktı. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis bu gelişmeyi önlemek için Suriye, Irak ve İran ile işbirliği faaliyetlerine başladı. Ancak Pentagon buna sert bir karşılık verdi. 2 Ekim 1992 günü Muavenet muhribi NATO tatbikatı sırasında ABD’nin Saratoga kruvazöründen fırlatılan 2 füze ile vuruldu; 5 askerimiz şehit düşerken 11 askerimiz yaralandı. Pentagon bunun bir kaza olduğunu ifade etmesine rağmen askerî ve teknik uzmanlar kaza ihtimalini sıfır olarak ifade ettiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Devamı&nbsp;<a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2019">Derin Tarih Mart Sayısında…</a>&nbsp;﻿</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afrin’e Zeytin Dalı Uzattık</title>
		<link>https://www.derintarih.com/gundem/afrine-zeytin-dali-uzattik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Feb 2018 12:09:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Ortadoğu Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fırat Kalkanı harekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Münbiç]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSO]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye Demokratik Güçleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3152</guid>

					<description><![CDATA[ABD yönetimi Ocak 2015’ten itibaren DEAŞ ile mücadele adı altında Büyük Ortadoğu Projesi’nin Suriye bölümünü hayata geçirmeye başladı. ABD’nin her türlü desteğini arkasına alan PKK/YPG Irak sınırındaki El Cezire ile Fırat kıyısındaki Aynel Arab (Kobani) kantonlarını birleştirdi. Planın hedeflerini gören Türkiye, derhal Fırat’ın batısını Kırmızı Hat ilan etti. Ancak ABD yetkilileri Fırat’ın batısına ve Arapların yaşadığı Münbiç’e YPG’nin değil, yeni oluşturdukları Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) gireceğini belirttiler. PYD’nin bu oluşuma sadece destek vereceğini ve DEAŞ’ın temizlenmesinin ardından bölgeden ayrılacağını ifade ettiler. Böylece SDG Mayıs 2016’da Münbiç’e bir harekât başlattı ve 11 Ağustos günü bölgeyi ele geçirdi. Ancak görüldü ki SDG’nin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD yönetimi Ocak 2015’ten itibaren DEAŞ ile mücadele adı altında Büyük Ortadoğu Projesi’nin Suriye bölümünü hayata geçirmeye başladı. ABD’nin her türlü desteğini arkasına alan PKK/YPG Irak sınırındaki El Cezire ile Fırat kıyısındaki Aynel Arab (Kobani) kantonlarını birleştirdi.</p>
<p>Planın hedeflerini gören Türkiye, derhal Fırat’ın batısını Kırmızı Hat ilan etti. Ancak ABD yetkilileri Fırat’ın batısına ve Arapların yaşadığı Münbiç’e YPG’nin değil, yeni oluşturdukları Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) gireceğini belirttiler. PYD’nin bu oluşuma sadece destek vereceğini ve DEAŞ’ın temizlenmesinin ardından bölgeden ayrılacağını ifade ettiler.</p>
<p>Böylece SDG Mayıs 2016’da Münbiç’e bir harekât başlattı ve 11 Ağustos günü bölgeyi ele geçirdi. Ancak görüldü ki SDG’nin neredeyse yüzde 90’ı PKK/YPG’den oluşuyordu ve bölgeyi terk etmeye hiç niyetleri yoktu.</p>
<p>Bunun üzerine Türkiye 24 Ağustos 2016’da Fırat Kalkanı harekâtını başlattı. TSK ve ÖSO kısa sürede Cerablus, Rai, El Bab dâhil 2 bin km karelik alanı DEAŞ’tan temizledi. TSK ve ÖSO’nun yeni hedefinin Münbiç olduğu konuşuluyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-subat2018">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12 Eylül Darbesi Temmuz 1979’da Yapılacakken Neden Ertelendi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/12-eylul-darbesi-temmuz-1979da-yapilacakken-neden-ertelendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2017 21:50:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi-Sünni çatışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ecevit’in iktidar dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Motel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2690</guid>

					<description><![CDATA[1977 seçimleri sonunda CHP çok partili sistem içinde tarihinin en yüksek oy oranı olan %41.4’e ulaşmayı başarmıştı. Tek başına iktidar olabilmesi için 13 milletvekiline ihtiyacı vardı. Değişik vaatlerle 10’u Adalet Partisi’nden olmak üzere 13 milletvekilini kandırdı. Güneş Motel’de yapılan gizli pazarlıklar sonunda Bülent Ecevit, bu milletvekillerinin hepsini bakan yaparak 15 Ocak 1978’de dış destekli CHP hükümetini kurmayı başardı. Ancak Ecevit’in başbakanlığı döneminde şiddet olayları azalacağı yerde daha da arttı. Hatta bu kez sadece sağ-sol çatışması değil, Malatya, Sivas ve özellikle Kahramanmaraş’ta kanlı Alevi-Sünni çatışmaları meydana geldi (Maraş’ta 680 kişi hayatını kaybetti). Bu vahim gelişmeler üzerine hükümet 25 Aralık 1978’de 13&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1977 seçimleri sonunda CHP çok partili sistem içinde tarihinin en yüksek oy oranı olan %41.4’e ulaşmayı başarmıştı. Tek başına iktidar olabilmesi için 13 milletvekiline ihtiyacı vardı. Değişik vaatlerle 10’u Adalet Partisi’nden olmak üzere 13 milletvekilini kandırdı. Güneş Motel’de yapılan gizli pazarlıklar sonunda Bülent Ecevit, bu milletvekillerinin hepsini bakan yaparak 15 Ocak 1978’de dış destekli CHP hükümetini kurmayı başardı. Ancak Ecevit’in başbakanlığı döneminde şiddet olayları azalacağı yerde daha da arttı. Hatta bu kez sadece sağ-sol çatışması değil, Malatya, Sivas ve özellikle Kahramanmaraş’ta kanlı Alevi-Sünni çatışmaları meydana geldi (Maraş’ta 680 kişi hayatını kaybetti).</p>
<p>Bu vahim gelişmeler üzerine hükümet 25 Aralık 1978’de 13 ilde sıkıyönetim ilân etmek zorunda kaldı. Ecevit hükümetinin başarısızlığı 1979 yılında iyice belirginleşti. İstikrar sağlanamadığı gibi anarşik olaylar gittikçe arttı, ekonomi büyük bir darboğaza girdi ve sonunda ülke kendisini yokluklar, kuyruklar ve karaborsa batağında buldu. Halk İnönü’nün cumhurbaşkanı olduğu 2. Dünya Savaşı dönemindeki gibi günlerini yağ, ekmek, benzin, tüpgaz kuyruklarında geçiriyordu. Muhalefet ve basın Ecevit’in iktidar dönemini “umudun tükenişi” olarak tanımlayacaktı. Demirel’in tabiriyle ülke “70 sente muhtaç” hale gelmişti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’dan Bugüne Millî İradeye Saplanan 7 Hançer Darbesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/osmanlidan-bugune-milli-iradeye-saplanan-7-hancer-darbesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2017 10:32:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Darbeler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülaziz Han]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Osmanlılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2513</guid>

					<description><![CDATA[Sultan Abdülaziz Han ordu ve donanmaya çok önem vermiş, bu­nun için emek ve para harcamış­tı. 1876’ya gelindiğinde devlet çok güçlü bir kara ordusu ile 25 ci­varında zırhlı savaş gemisine sa­hip oldu. Ayrıca bu dönemde Av­rupa’dan gelen tren hattı Edirne üzerinden İstanbul-Sirkeci’ye ge­tirilirken Anadolu’da da tren hat­larının inşasına başlandı. Köklü altyapı faaliyetleri ve güçlü bir ordunun kurulması İn­giltere, Fransa ve Masonları ol­dukça rahatsız etmişti. Bu sebeple dış güçler “Yeni Osmanlılar” ola­rak tanınan muhalefeti her yön­den teşvik edip desteklediler. Ber­nard Lewis’in ifadesiyle 1865’te gizli bir örgüt kurmuş olan Ye­ni Osmanlılar, İtalyan Carbonari Mason teşkilatına bağlıydılar ve meşrutî bir idare kurmayı hedef­lemişlerdi. Muhalifler&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Default" style="line-height: 107%;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Sultan Abdülaziz Han ordu ve donanmaya çok önem vermiş, bu­nun için emek ve para harcamış­tı. 1876’ya gelindiğinde devlet çok güçlü bir kara ordusu ile 25 ci­varında zırhlı savaş gemisine sa­hip oldu. Ayrıca bu dönemde Av­rupa’dan gelen tren hattı Edirne üzerinden İstanbul-Sirkeci’ye ge­tirilirken Anadolu’da da tren hat­larının inşasına başlandı. </span></p>
<p class="Default" style="line-height: 107%;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Köklü altyapı faaliyetleri ve güçlü bir ordunun kurulması İn­giltere, Fransa ve Masonları ol­dukça rahatsız etmişti. Bu sebeple dış güçler “Yeni Osmanlılar” ola­rak tanınan muhalefeti her yön­den teşvik edip desteklediler. Ber­nard Lewis’in ifadesiyle 1865’te gizli bir örgüt kurmuş olan Ye­ni Osmanlılar, İtalyan Carbonari Mason teşkilatına bağlıydılar ve meşrutî bir idare kurmayı hedef­lemişlerdi. </span></p>
<p class="Default" style="line-height: 107%;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: windowtext;">Muhalifler çıkardıkları Muh­bir, İbret ve Hürriyet gibi gazete­ler aracılığıyla toplumun en ak­tif kesimi olan subay ve talebeleri yanlı haberlerle zehirleyip Sul­tan’a karşı kışkırtıyorlardı. Dille­rine en çok doladıkları konular ise devletin iyi yönetilmediği, pa­raların israf edildiği ve devletin büyük bir borca sokulduğu idi.</span></p>
<p class="Default" style="line-height: 107%;"><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-temmuz2017">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>El Bab Tamam Sırada Münbiç Var</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/el-bab-tamam-sirada-munbic-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2017 22:21:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[DEAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Halep]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye sınırı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2169</guid>

					<description><![CDATA[ABD’nin 2015 başından itibaren DEAŞ’la mücadele adı altında verdiği büyük destekle PKK/PYD, Dicle’nin batısındaki Cezire kantonu ile Fırat kenarındaki Kobani’yi birleştirerek Türkiye sınırı boyunca bir “Terör Koridoru” oluşturdu. “Üst Akıl” planını ortaya koydu. Bunun üzerine Türkiye, PKK/PYD’nin kesinlikle Fırat’ın batısına geçmesine müsaade etmeyeceğini açıkladı. Türkiye’yi bir süre oyalayan ABD, YPG’nin Fırat’ın batısına geçerek 11 Ağustos 2016’da Münbiç’i ele geçirmesini sağladı. Bunu bekâ sorunu olarak gören Türkiye, kendi göbeğini kendi kesmeye karar verdi. 24 Ağustos 2016’da “Fırat Kalkanı” harekâtıyla Karkamış üzerinden Cerablus’a girdi ve bölgeyi 15 saatte DEAŞ’tan temizledi. TSK’nın ateş desteğini arkasına alan ÖSO, ilk etapta Cerablus-El Rai-Azez hattını, 16&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin 2015 başından itibaren DEAŞ’la mücadele adı altında verdiği büyük destekle PKK/PYD, Dicle’nin batısındaki Cezire kantonu ile Fırat kenarındaki Kobani’yi birleştirerek Türkiye sınırı boyunca bir “Terör Koridoru” oluşturdu. “Üst Akıl” planını ortaya koydu. Bunun üzerine Türkiye, PKK/PYD’nin kesinlikle Fırat’ın batısına geçmesine müsaade etmeyeceğini açıkladı. Türkiye’yi bir süre oyalayan ABD, YPG’nin Fırat’ın batısına geçerek 11 Ağustos 2016’da Münbiç’i ele geçirmesini sağladı.</p>
<p>Bunu bekâ sorunu olarak gören Türkiye, kendi göbeğini kendi kesmeye karar verdi. 24 Ağustos 2016’da “Fırat Kalkanı” harekâtıyla Karkamış üzerinden Cerablus’a girdi ve bölgeyi 15 saatte DEAŞ’tan temizledi. TSK’nın ateş desteğini arkasına alan ÖSO, ilk etapta Cerablus-El Rai-Azez hattını, 16 Ekim’de de DEAŞ’ın kalesi Dabık’ı ele geçirdi.</p>
<p>Türkiye Cerablus-Azez arasındaki yaklaşık 100 km’lik hattı güneye doğru 50 km derinleştirerek 4-5 bin kilometrekarelik bir alanda terörden arındırılmış güvenli bölge oluşturmayı hedeflemişti. Hedefe ulaşmada en kritik nokta DEAŞ’ın Suriye’deki ikinci önemli merkezi El Bab’dı. 300 bin nüfuslu El Bab, yolların kesiştiği oldukça stratejik bir bölge. Bu nedenle DEAŞ bütün gücünü kullanarak burayı savundu.</p>
<p>Türk Ordusu 9 Aralık’ta El Bab’ın yakın köylerine ulaştı. Aynı dönemde Türkiye Halep’te sıkışmış olan muhaliflerin tahliyesi ve Suriye’de kalıcı ateşkesin sağlanması hususunda  Rusya ile anlaştı. Ancak ertesi gün FETÖ’cü bir polis, Rusya’nın Ankara Büyükelçisini öldürdü. Suikast hızla gelişen Türkiye-Rusya ilişkilerini bozmak amacıyla düzenlenmişti. Putin, “Karlov’un öldürülmesi Rusya-Türkiye ilişkilerine zarar vermeyecek” diyerek meseleye noktayı koydu. Böylece gözler ABD’ye çevrildi. Zorda kalan ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, Karlov saldırısının arkasında ABD desteği olduğuna yönelik iddialara “delil gösterin” şeklinde karşılık verdi. Oysa delil 17 yıldır Pensilvanya’da ikamet ediyor.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mart2017">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>28 Şubat Darbesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/gundem/28-subat-darbesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2017 22:40:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2014</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin tarihinin en karan­lık günlerine yaklaştığı dönem­de SSCB çözülmüş, ABD dünya­nın jandarmalığına soyunmuştu. ABD için komünistler tehlike arz etmiyor­du artık. Bazı devletler “terörist” veya “haydut” ilan edilmişti. Bunlar büyük İsrail’i engelleyen Ortadoğu devletle­riydi. İlk adım 1991’de 1. Körfez Savaşı ile atıldı. Dünyanın en büyük ikinci pet­rol rezervlerine el konuldu ve Irak, İs­rail için bir tehdit olmaktan çıkarıldı. Savaşın ardından Pentagon oluştur­duğu Çekiç Güç ile bölgenin istikra­rını bozmak için elinden geleni yaptı. Amaç Irak’ı parçalayarak kuzeyde bir Kürt devleti kurmaktı. Türk Genelkurmayı ve bilhassa Jan­darma Genel Komutanı Org. Eşref Bit­lis bu gelişmeleri önlemek için çeşitli girişimlerde bulundu. Bunun üzerine CIA’nın Türkiye&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin tarihinin en karan­lık günlerine yaklaştığı dönem­de SSCB çözülmüş, ABD dünya­nın jandarmalığına soyunmuştu. ABD için komünistler tehlike arz etmiyor­du artık. Bazı devletler “terörist” veya “haydut” ilan edilmişti. Bunlar büyük İsrail’i engelleyen Ortadoğu devletle­riydi.</p>
<p>İlk adım 1991’de 1. Körfez Savaşı ile atıldı. Dünyanın en büyük ikinci pet­rol rezervlerine el konuldu ve Irak, İs­rail için bir tehdit olmaktan çıkarıldı. Savaşın ardından Pentagon oluştur­duğu Çekiç Güç ile bölgenin istikra­rını bozmak için elinden geleni yaptı. Amaç Irak’ı parçalayarak kuzeyde bir Kürt devleti kurmaktı.</p>
<p>Türk Genelkurmayı ve bilhassa Jan­darma Genel Komutanı Org. Eşref Bit­lis bu gelişmeleri önlemek için çeşitli girişimlerde bulundu. Bunun üzerine CIA’nın Türkiye masası şefi Graham Fuller, “Eğer Ankara bu süreci durdur­maya çalışırsa ortaya çıkacak sonuç çok tehlikeli ve masraflı olabilir” dedi. 17 Şubat 1993 günü Bitlis’in uçağı bir sabotaj ile düşürülürken 17 Nisan gü­nü Cumhurbaşkanı Turgut Özal şaibe­li bir şekilde hayatını kaybetti.</p>
<p>31 Mart 1993’te Org. Çevik Bir baş­kanlığındaki bir askerî heyet İsrail’de gizlice bir “güvenlik ve işbirliği” ant­laşması imzaladı. Meclisin iradesi dı­şında Türkiye’nin rotası değişmeye başlamıştı. 1994 Ağustos’unda İsmail Hakkı Karadayı’nın Genelkurmay Baş­kanı olması ve ertesi yıl Çevik Bir’in de Genelkurmay 2. Başkanlığına ta­yini ile Türk Genelkurmayı İsrail ve ABD’nin güdümüne girmiş oldu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-subat2017">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fırat Kalkanı Harekatı’nda Terör Koridoruna Müsaade Yok</title>
		<link>https://www.derintarih.com/gundem/firat-kalkani-harekatinda-teror-koridoruna-musaade-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2016 22:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[DAEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1885</guid>

					<description><![CDATA[Nisan 2011’den bu yana Suriye’de yaşanan iç savaşta 600 bin Suriyeli Beşşar Esed’in ordusu tarafından katledildi. 12 milyon civarında Suriyeli yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kaldı ve bunlardan 6 milyonu başka ülkelere iltica etti. Türkiye’de 3 milyona yakın mülteci yaşarken 1 milyon Suriyeli başta Almanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerine dağılmış durumda. Ne var ki hiçbir Avrupa ülkesinin bu insanları topraklarında istemiyor. Türkiye 2014’den bu yana Suriye’nin kuzeyinde “uçuşa yasak bölge” ile “güvenli bölge” oluşturulmasını gündeme getirmişse de ne ABD’den olumlu bir cevap alabildi, ne de Avrupalı devletlerden. Türkiye’nin Batı’nın bütün umursamazlığına rağmen kapılarını sonuna kadar açtığı Suriyeli sığınmacılar için&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nisan 2011’den bu yana Suriye’de yaşanan iç savaşta 600 bin Suriyeli Beşşar Esed’in ordusu tarafından katledildi. 12 milyon civarında Suriyeli yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kaldı ve bunlardan 6 milyonu başka ülkelere iltica etti. Türkiye’de 3 milyona yakın mülteci yaşarken 1 milyon Suriyeli başta Almanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerine dağılmış durumda. Ne var ki hiçbir Avrupa ülkesinin bu insanları topraklarında istemiyor. Türkiye 2014’den bu yana Suriye’nin kuzeyinde “uçuşa yasak bölge” ile “güvenli bölge” oluşturulmasını gündeme getirmişse de ne ABD’den olumlu bir cevap alabildi, ne de Avrupalı devletlerden. Türkiye’nin Batı’nın bütün umursamazlığına rağmen kapılarını sonuna kadar açtığı Suriyeli sığınmacılar için yaklaşık 20 milyar dolar harcadığını hatırlatalım.</p>
<p>2014’te DEAŞ aktif bir saldırı politikasıyla Irak’ın %40’nı, Suriye’nin ise %60’ını ele geçirdi. Türkiye DEAŞ ile mücadele etmek için ABD liderliğindeki koalisyonla beraber hareket etmeye hazır olduğunu defaten söyledi. Ayrıca gerek Esed, gerekse DEAŞ ile etkin mücadele için başta Özgür Suriye Ordusu olmak üzere Suriye Muhalif Güçlerine “eğit-donat” desteğinin şart olduğunu ısrarla ifade etti.</p>
<p>2015’in başına kadar Suriye sorununa Esed’siz bir çözüm getirme ve muhalif güçlere destek konusunda Türkiye ile aynı politikayı paylaştığı görüntüsünü veren ABD yönetimi, Ocak ayından itibaren çok farklı bir uygulama için düğmeye bastı. DEAŞ ile mücadeleyi PKK/PYD ile yürütmeye karar verdi. Pentagon, Suriye’deki ılımlı muhalefete mesafeli davranırken, PKK/PYD terör örgütünü hızla eğitip silahlandırmaya başladı. 2015 Ocak’ından itibaren başta ABD olmak üzere koalisyon güçlerinin hava desteğini arkasına alan PKK/PYD saldırıya geçti. Bu saldırı sonucu DEAŞ, Mart ayında Kobani’nin (Ayn el Arap) 30 km güneyine çekildi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-ocak2017">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üst Aklın Son Haçlı Seferindeki Ortadoğu Kozları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/ust-aklin-son-hacli-seferindeki-ortadogu-kozlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2016 22:25:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sıfır Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Haçlı Seferleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[Selahaddin Eyyûbî]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1762</guid>

					<description><![CDATA[Aralık 1917’de Kudüs’e giren İngiliz General Allenby şöyle diyordu: “Bugün Haçlı Seferleri sona ermiştir.” Ertesi yıl Şam’ı işgal edince Selahaddin Eyyûbî’nin mezarına giden Fransız General Gouraud ise şöyle haykırıyordu: “Haçlı Seferleri şimdi sona erdi! Uyan Selahaddin, bak geri geldik!” Türkler yaklaşık bin yıldır İslamın kılıcı ve hâmisiydi. Bunu çok iyi bilen İngiltere savaşın ardından Türkleri Anadolu’da dar bir alana hapsetmek istiyordu. Bunun için Anadolu denizden Oniki Ada ve Kıbrıs ile ablukaya alınırken, doğu ve güneyden büyük Ermenistan ve Kürdistan ile kuşatılacaktı. Ne var ki İngiltere 1. Dünya Savaşı sonunda amaçlarına tam olarak ulaşamadı. Çünkü 1917 Devrimi’nin ardından Rusya savaştan çekilecekti.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aralık 1917’de Kudüs’e giren İngiliz General Allenby şöyle diyordu: “Bugün Haçlı Seferleri sona ermiştir.” Ertesi yıl Şam’ı işgal edince Selahaddin Eyyûbî’nin mezarına giden Fransız General Gouraud ise şöyle haykırıyordu: “Haçlı Seferleri şimdi sona erdi! Uyan Selahaddin, bak geri geldik!”</p>
<p>Türkler yaklaşık bin yıldır İslamın kılıcı ve hâmisiydi. Bunu çok iyi bilen İngiltere savaşın ardından Türkleri Anadolu’da dar bir alana hapsetmek istiyordu. Bunun için Anadolu denizden Oniki Ada ve Kıbrıs ile ablukaya alınırken, doğu ve güneyden büyük Ermenistan ve Kürdistan ile kuşatılacaktı.</p>
<p>Ne var ki İngiltere 1. Dünya Savaşı sonunda amaçlarına tam olarak ulaşamadı. Çünkü 1917 Devrimi’nin ardından Rusya savaştan çekilecekti. Kâzım Karabekir Paşa ise 1918’de Ermenileri işgal ettikleri topraklardan sürdü. Kürtler İngilizlerin bütün gayretlerine rağmen oyuna gelmeyerek Türklere sadık kaldı.</p>
<p>Buna rağmen İngiliz oyunu devam etti ve Misak-ı Millî sınırlarımız içinde olmasına rağmen Lozan’da Halep, Musul ve Kerkük’ü bize bırakmamak suretiyle güney sınırımızı problemli halde bırakmayı başardılar.</p>
<p>2.Dünya Savaşı’nın ardından dünya iki bloğa ayrıldı. Bu dönemde Batı için en büyük tehdit Sovyetler Birliği ve Çin’in liderliğindeki “Komünist” blok oldu. Savaşın ardından Batı’nın liderliğini devralan ABD, bu kez Sovyetler Birliği ve Çin’i Türkiye, İran, Afganistan, Pakistan ve Endonezya’dan oluşan “Yeşil Kuşak Projesi” ile kuşatmaya çalıştı.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-aralik2016" target="_blank">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abd’nin Maksadı DAEŞ’le Mücadele Değil Sünnîleri Musul’dan Atmak</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/abdnin-maksadi-daesle-mucadele-degil-sunnileri-musuldan-atmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Oct 2016 22:20:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[DAEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Musul]]></category>
		<category><![CDATA[Sunniler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1609</guid>

					<description><![CDATA[ABD politikalarının mahsulü olan Irak merkezî idaresinin ani bir çıkışla Türkiye’nin Musul’daki Başika ve Duberdan eğitim kamplarına karşı olduğunu beyan etmesi, hatta Türkiye’yi işgalci ilan etmesi, üstelik BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplantıya çağırması oldukça manidar. Bölgede ABD’den Yeni Zelanda’ya kadar onlarca Hıristiyan ülke askeri varken, Irak ile tarihî bağları olan Müslüman ve komşu bir ülkeye acaba Irak merkezî idaresi neden bu kadar tepkili? Bunu anlayabilmek için geriye gitmek gerekir. Dünya Savaşı İslamiyet, Osmanlı ve Ortadoğu açısından “Son Haçlı Seferi”ydi. Savaştan galip çıkan İngiltere bir taraftan Sykes-Picot Anlaşması ile Osmanlı’nın Ortadoğu topraklarını paylaşmış, diğer taraftan Filistin’i Yahudi yerleşimine açmıştı. Bunun tabii&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD politikalarının mahsulü olan Irak merkezî idaresinin ani bir çıkışla Türkiye’nin Musul’daki Başika ve Duberdan eğitim kamplarına karşı olduğunu beyan etmesi, hatta Türkiye’yi işgalci ilan etmesi, üstelik BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplantıya çağırması oldukça manidar. Bölgede ABD’den Yeni Zelanda’ya kadar onlarca Hıristiyan ülke askeri varken, Irak ile tarihî bağları olan Müslüman ve komşu bir ülkeye acaba Irak merkezî idaresi neden bu kadar tepkili? Bunu anlayabilmek için geriye gitmek gerekir.</p>
<ol>
<li>Dünya Savaşı İslamiyet, Osmanlı ve Ortadoğu açısından “Son Haçlı Seferi”ydi. Savaştan galip çıkan İngiltere bir taraftan Sykes-Picot Anlaşması ile Osmanlı’nın Ortadoğu topraklarını paylaşmış, diğer taraftan Filistin’i Yahudi yerleşimine açmıştı. Bunun tabii neticesi 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıydı.</li>
<li>Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’nin mirasını devralan ABD, Sovyetler Birliği’nin çökmesinden de faydalanarak Ortadoğu’ya vermek istediği yeni düzen için harekete geçti. ABD’nin Bağdat Büyükelçisi April Glaspie Saddam Hüseyin’i kandırarak Kuveyt’e saldırmasını sağladı. Bundan sonra olayların arkası çorap söküğü gibi geldi. ABD’de neo-conların lideri konumundaki Evanjelist George Bush, Kuveyt’i Saddam’dan kurtarmak için koalisyon oluşturdu. Koalisyona en büyük desteği ise Suudi Arabistan ile Türkiye verdi.</li>
</ol>
<p>Suudîler olayın pek farkına varamamıştı ancak Turgut Özal ABD’nin niyetini gayet iyi anlamıştı. Özal, ABD’yi karşısına almadan oyuna dâhil olmak için harekâta katılmak istiyordu. Ancak Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay direnip istifa edince işi daha ileriye götüremedi.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-kasim2016" target="_blank">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ordusu Cerablus’ta</title>
		<link>https://www.derintarih.com/gundem/turk-ordusu-cerablusta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2016 21:01:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1368</guid>

					<description><![CDATA[1989 yılında Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile ABD ve Batı’nın düşman tanımlaması değişmiştir. Sovyetler Birliği düşman olmaktan çıkmış, yerini İslam ülkeleri almıştır. Sünni İslam ülkelerinin tarihî lideri ise Türkiye’dir. Bu nedenle ABD adım adım Türkiye ile İslam ülkeleri arasına tampon bir Kürt devleti oluşturmak istemektedir. 1991 ve 2003 yıllarında yapılan Irak harekâtları sonunda Irak’ın kuzeyinde bir Kürt devleti oluşturulmuştur. Şimdi ise Suriye’nin de kuzeyinde benzer bir Kürt devleti oluşturmak isteniyor. Bu iki Kürt devletini birleştirerek Türkiye’yi güneyden abluka altına almayı hedefliyorlar. Suriye’nin kuzeyinde bulunan Kürtler 3 ayrı kantonda toplanmışlardır. En doğuda Rojava, ortada Kobani ve en batıda Afrin. ABD, Suriye iç&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1989 yılında Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile ABD ve Batı’nın düşman tanımlaması değişmiştir. Sovyetler Birliği düşman olmaktan çıkmış, yerini İslam ülkeleri almıştır. Sünni İslam ülkelerinin tarihî lideri ise Türkiye’dir. Bu nedenle ABD adım adım Türkiye ile İslam ülkeleri arasına tampon bir Kürt devleti oluşturmak istemektedir.</p>
<p>1991 ve 2003 yıllarında yapılan Irak harekâtları sonunda Irak’ın kuzeyinde bir Kürt devleti oluşturulmuştur. Şimdi ise Suriye’nin de kuzeyinde benzer bir Kürt devleti oluşturmak isteniyor. Bu iki Kürt devletini birleştirerek Türkiye’yi güneyden abluka altına almayı hedefliyorlar.</p>
<p>Suriye’nin kuzeyinde bulunan Kürtler 3 ayrı kantonda toplanmışlardır. En doğuda Rojava, ortada Kobani ve en batıda Afrin. ABD, Suriye iç savaşından faydalanarak PYD’ye verdiği büyük desteklerle Rojava denen kantonla Kobani’yi birleştirdi; böylece Fırat nehrinin doğusu tamamen bir Kürt koridoru haline geldi. Şimdi geriye sadece 90 kilometrelik Cerablus-Mare hattı kaldı.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-eylul2016">Derin Tarih Eylül Sayısında&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
