﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Natalia Chernichenkina &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/nataliachernichenkina/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Oct 2021 06:46:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Natalia Chernichenkina &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rus Monarşisine Karşı İngiliz Komplosu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/rus-monarsisine-karsi-ingiliz-komplosu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Natalia Chernichenkina]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Oct 2021 06:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Britanya]]></category>
		<category><![CDATA[Çar II. Nikolay]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Sergei Sazonov]]></category>
		<category><![CDATA[Sykes-Picot]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7436</guid>

					<description><![CDATA[1. Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden önce Batı, Rusya’yı pazar ve hammadde kaynağı olarak görüyordu. Cephelerde askerî hareketlilik başladığında, Büyük Britanya ve Fransa’nın temel çıkarı, müttefik Rusya’nın bu savaşa katkısını en üst düzeye çıkarmaktı; aynı zamanda katkısı da müttefiklerin hedeflerine aykırı olmamalıydı: Minimum faydada Rusya’yı zayıflatarak kontrol altına almak, maksimum faydada ise onun parçalanmasını sağlamak. (Başka bir geleneksel imparatorluk olan Osmanlı için de aynı hedefler izleniyordu.) Bunun için Fransa’nın Rusya’da kendi etki merkezini yaratması gerekiyordu. Müttefiklerin muhalefetle yoğun bağlantıları vardı. Muhalefet, imparatora değil Duma’ya itaat etmesi gereken sözde “Sorumlu Bakanlığın” kurulması için Çar II. Nikolay’ın rızasını alma gayretindeydi. Yani Rusya’da imparatorluğun&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden önce Batı, Rusya’yı pazar ve hammadde kaynağı olarak görüyordu. Cephelerde askerî hareketlilik başladığında, Büyük Britanya ve Fransa’nın temel çıkarı, müttefik Rusya’nın bu savaşa katkısını en üst düzeye çıkarmaktı; aynı zamanda katkısı da müttefiklerin hedeflerine aykırı olmamalıydı: Minimum faydada Rusya’yı zayıflatarak kontrol altına almak, maksimum faydada ise onun parçalanmasını sağlamak. (Başka bir geleneksel imparatorluk olan Osmanlı için de aynı hedefler izleniyordu.)</p>
<p>Bunun için Fransa’nın Rusya’da kendi etki merkezini yaratması gerekiyordu. Müttefiklerin muhalefetle yoğun bağlantıları vardı. Muhalefet, imparatora değil Duma’ya itaat etmesi gereken sözde “Sorumlu Bakanlığın” kurulması için Çar II. Nikolay’ın rızasını alma gayretindeydi. Yani Rusya’da imparatorluğun mevcut mevzuatına aykırı diğer bir parlamenter sistem getirmeye çalışıyordu. Rus sosyal figürlerinin yardımıyla, İtilaf devletlerinin resmî ve gayrı resmî ajanları, ülkenin iç düzenine, askerî programına, sanayiine ve ordunun tedarikine aktif olarak müdahale etmeye başlamışlardı.</p>
<p>Rusya için askerî açıdan başarısız olan 1915 yılının ardından Kafkasya cephesinde geniş çaplı işgaller geldi. Bunlar Rus diplomasisini otomatik olarak harekete geçirmişti. Rus ordusunun genel yorgunluğuna rağmen, Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Sazonov, Rusya’nın savaştan galibiyetle çıkmasına kadar savaştan çekilmemesi şartıyla, Boğazların ve İstanbul’un Rusya tarafından ilhak edilmesi için İngiliz hükümetinin rızasını aldı. Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu’na rağmen müttefiklerin toprak kazanımları gizli Sykes-Picot Antlaşması ile tanımlandı. İngilizler ve Fransızlar, Rusya’nın 1917’de İtilaf devletlerinin ilkbahar-yaz taarruzuna katılması karşılığında Boğazları, İstanbul’u ve Trabzon’dan Bitlis’e kadar Osmanlı topraklarını Rusya’ya devretmeyi kabul etmişlerdi. Ancak aslında Ruslara herhangi bir taviz vermeyi düşünmüyorlardı.</p>
<p>Büyük Britanya, Rusya’nın finansal temas kurabileceği, böylece İngiltere’nin etkisini zayıflatabileceği ABD’nin savaşa girmesinden korkmuştu. Ayrıca, Almanya için ikinci bir cephenin oluşturulması, onu Rusya ile ayrı bir barış antlaşması imzalamaya zorlayabilir, bunun sonucunda teorik olarak Rusya için gerekli olan Şark sorununa bir çözüm getirebilirdi.</p>
<p>Ayrı bir barış antlaşmasını hazırlayan müzakerelerle ilgili söylentileri şişirmek Almanların işine geliyordu; böylece müttefiklerin aralarını bozmakla kalmayıp, Rusya’da hükümet karşıtı duygulara da neden olmuşlardı. Duma, Devlet Şurasında ve liberal basın sayfalarında güya Almanya ile ayrı bir anlaşma hazırlayan Çar’ı ve çevresini Almancılıkla suçluyordu. Bu kampanyanın baş figürleri Alman Çariçe Aleksandra Fyodorovna, G. Rasputin, Bakanlar Kurulu Başkanı B. V. Ştürmer’di (1916’da görevindeyken Rusya sanayide ilerleme kaydetmişti).</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2021">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ermenilerin Göç Hareketleri Karşısında Rus Faaliyetleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ermenilerin-goc-hareketleri-karsisinda-rus-faaliyetleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Natalia Chernichenkina]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 07:34:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Askerî Belleten]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkes]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[S. M. Dukhovskoy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6964</guid>

					<description><![CDATA[1877-78 Osmanlı-Rus Harbi’ni sonlandırmak amacıyla 31 Ocak 1878 tarihinde Edirne’de ateşkes imzalandığında Rus birlikleri, Erzurum Kalesi’ni üç ay kuşatma altında tuttular. Ateşkes şartlarına göre, Osmanlı askerleri Rusların kontrolüne geçen Erzurum Kalesi’nden çekilmiş, taraflar sınır çizgisini belirlemek için karma bir komisyon kurmuşlardı. Rus komisyonunun başkanı, Anadolu’daki askerî operasyonlardan sorumlu Tümgeneral S. M. Dukhovskoy’du. Rusların burada kaldıkları süreçte Erzurum valiliği görevine atanan Dukhovskoy’un Rus Kafkasya Ordusu Genelkurmay Başkanlığı’na verdiği raporlar bakanlığın resmî yayın organı olan Askerî Belleten’de neredeyse harfi harfine yayımlandı. 1878’de Tiflis’te cephe hayatının zorluklarını paylaşan eşinin günlük notları ile birlikte neşredilen raporlarda Rusların Erzurum’da kaldıkları dönemdeki faaliyetleri ayrıntılı olarak anlatılırken, yerel&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1877-78 Osmanlı-Rus Harbi’ni sonlandırmak amacıyla 31 Ocak 1878 tarihinde Edirne’de ateşkes imzalandığında Rus birlikleri, Erzurum Kalesi’ni üç ay kuşatma altında tuttular. Ateşkes şartlarına göre, Osmanlı askerleri Rusların kontrolüne geçen Erzurum Kalesi’nden çekilmiş, taraflar sınır çizgisini belirlemek için karma bir komisyon kurmuşlardı. Rus komisyonunun başkanı, Anadolu’daki askerî operasyonlardan sorumlu Tümgeneral S. M. Dukhovskoy’du. Rusların burada kaldıkları süreçte Erzurum valiliği görevine atanan Dukhovskoy’un Rus Kafkasya Ordusu Genelkurmay Başkanlığı’na verdiği raporlar bakanlığın resmî yayın organı olan <em>Askerî Belleten</em>’de neredeyse harfi harfine yayımlandı. 1878’de Tiflis’te cephe hayatının zorluklarını paylaşan eşinin günlük notları ile birlikte neşredilen raporlarda Rusların Erzurum’da kaldıkları dönemdeki faaliyetleri ayrıntılı olarak anlatılırken, yerel halkın içinde bulunduğu durum ve Ruslara karşı tutumları hakkında da bilgiler yer almaktaydı.</p>
<p>21 Şubat’ta Erzurum Valisi İsmail Paşa ve Kurmay Başkanı Musa Paşa şehri terk etmişlerdi. Ertesi gün Rus birlikleri Top Dağı’ndaki Aziziye ve Mecidiye tabyalarını işgal ederken, Osmanlı askerleri geri çekildi. Osmanlı askerlerinin Rusların işgal ettiği bölgeden güvenli şekilde geçişlerini izlemek üzere Ilıca’da Rus ve Osmanlı yetkililer görevlendirilmişti. Erzurum’dan çekilen Osmanlı askerleri, yerel halkın imkânları sayesinde sınır çizgisinin dışına yerleştirildiler. Yollar kapalı olduğundan ve Kop geçidi harap edildiğinden ağır silahlar bahara kadar Parnakapan köyüne yakın bir yere bırakılmıştı. Ateşkes şartlarına göre, Erzurum’da kalan Osmanlı Devleti’ne ait bütün malzeme, nihai barış antlaşmasının imzalanmasıyla Osmanlı’ya devredilene kadar, Ruslar tarafından korunacaktı. Savaşın yeniden başlanması halinde ise Ruslar bu mallara el koyacaktı. Terk edilmiş gıda malzemeleri ise anlaşmayla Ruslara satıldı.</p>
<p>Ruslar şehre girdikten sonra hastalar için tıbbi tesisler kurmaya başladılar. Şehir kuşatması sırasında merkez hastanesinde, kışlalarda ve evlerde kalan Osmanlı’ya ait yaklaşık 4.600 hastanın taşınması hususunda anlaşma yapıldı. “Rus komutan, süvari kışlasının Rus askerleri için hastaneye çevrilmesini” ve “Osmanlı tıp kurumları hastalardan boşaldıkça, Rus hastaların oralara yerleştirilmesini” emretti. İyileşen Osmanlı askerleri daha sonra Erzincan’a gönderilecekti.</p>
<p>Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını ve veba tehdidini önlemek için hastaların bulunduğu binalar dezenfekte edildi, mezarlıklar temizlendi. Zira “ölüler çok düşük derinliklerde gömülmüş, hatta sadece kara gömülmüşlerdi”. Mezarlara kireç serpildi; kar altından görülebilen cesetler mezar kazılarak gömüldü. Şehir sokakları ve hendekler, altında çok sayıda ölü hayvan ve diğer tehlikeli atıklardan, biriken kar ve buzdan temizlendi. Evsiz yoksullar tarafından gerçekleştirilen bu tür çalışmalar yiyecek temin edebilmelerine imkân sağlamıştı. Ayrıca birçok oluk boyunca 700’e yakın ağaç dikilmişti.</p>
<p>Diğer bir önemli husus da şehirde idari düzenin sağlanmasıydı. İstanbul’dan gelen talimata göre memurların maaşları bir Rus kaynağından ödenecekti. Üstelik görev yapan birkaç yüz Osmanlı memuru Erzincan’a gönderilmişti. Ruslar Erzurum’daki meclisin başkanını ve üyelerini değiştirmedikleri gibi onlara maaş da tahsis etmişlerdi. Şehrin altı kesime bölünmesiyle bir polis teşkilatı kuruldu. Ayrım yapmaksızın isteyen bütün uyruklar polisliğe kabul edildi. Dukhovskoy’un ifadelerine göre, yerel Ermeniler ve Yunanlar zaptiye olma fırsatı sunulduğu için özellikle heyecanlıydı: “Kılıçları hemen bellerine bağlamış, özenle yeni görevlerini yerine getirmeye başlamışlardı.”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2021">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dökülen Kanın Vebali Taşnak Partisi’ne Aitti</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/dokulen-kanin-vebali-tasnak-partisine-aitti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Natalia Chernichenkina]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 06:02:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[Gence]]></category>
		<category><![CDATA[Nuhi]]></category>
		<category><![CDATA[Peçanis]]></category>
		<category><![CDATA[Şuşa]]></category>
		<category><![CDATA[Zengezur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6573</guid>

					<description><![CDATA[20. yüzyılın sebebi ve nasıl başladığı bir türlü aydınlatılamayan hadiselerinden biri Gence’nin Şuşa kazasında 1905-06 yıllarında yaşanan Ermeni-Azerbaycanlı çatışmalarıdır. Her iki taraf da, yani Türkler ve Ermeniler, saldırıyı karşı tarafın başlattığını ileri sürerek birbirlerini suçladılar. Ancak Rusya Devlet Tarih Arşivi (RGİA) ve Rusya Federasyonu Devlet Arşivi’nde (GARF) bulunan belgeler söz konusu hadiselerin üzerindeki sis perdesini aralamıştır. Arşivdeki mahkeme kayıtlarının ve yerel kuvvetler (jandarma) tarafından hazırlanan tutanakların çatışmaların sorumlularını ortaya çıkardığını görüyoruz. Hatta o dönemde Gence Bölge Mahkemesi’nde görev yapan savcı Arseniy Skulskiy’nin raporları bile tek başına Şuşa’da neler yaşandığını gözler önüne sermektedir. İsterseniz yakından bakalım neler olduğuna. Şuşa o dönemde&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20. yüzyılın sebebi ve nasıl başladığı bir türlü aydınlatılamayan hadiselerinden biri Gence’nin Şuşa kazasında 1905-06 yıllarında yaşanan Ermeni-Azerbaycanlı çatışmalarıdır. Her iki taraf da, yani Türkler ve Ermeniler, saldırıyı karşı tarafın başlattığını ileri sürerek birbirlerini suçladılar. Ancak Rusya Devlet Tarih Arşivi (RGİA) ve Rusya Federasyonu Devlet Arşivi’nde (GARF) bulunan belgeler söz konusu hadiselerin üzerindeki sis perdesini aralamıştır. Arşivdeki mahkeme kayıtlarının ve yerel kuvvetler (jandarma) tarafından hazırlanan tutanakların çatışmaların sorumlularını ortaya çıkardığını görüyoruz. Hatta o dönemde Gence Bölge Mahkemesi’nde görev yapan savcı Arseniy Skulskiy’nin raporları bile tek başına Şuşa’da neler yaşandığını gözler önüne sermektedir. İsterseniz yakından bakalım neler olduğuna.</p>
<p>Şuşa o dönemde Gence’nin sekiz ilçesinden biriydi. 1897 nüfus sayımına göre şehirde 138.771 kişi yaşıyordu. Bunların yüzde 58,2’si Ermeni, yüzde 41,5’i Azerbaycanlı ve yüzde 0,3’ü de Rus’tu. Azerbaycanlılar nüfus sayımında “Azerbaycan Tatarları” olarak kaydedilmişti ve bu yüzden arşiv belgelerinde onlardan “Tatar” olarak bahsedilmektedir. 1905-06 yılları arasında Güney Kafkasya’da patlak veren Ermeni-Azerbaycanlı (Tatar) çatışmaları Şuşa’ya da sıçradı ve şiddetli çatışmalar sırasında şehir birkaç defa yandı.</p>
<p>Belgelere göre 1 Aralık 1905’te Zengezur ilçesine bağlı Peçanis köyünden bir grup Azerbaycanlı Kürt, Şuşa’ya bağlı Geybalikent adındaki Ermeni köyüne saldırmıştı. Şuşa ilçe amiri tarafından çekilen telgrafta olayda iki Ermeni’nin öldürüldüğü, iki Ermeni’nin yaralandığı ve dört samanlığın yakıldığı haber veriliyordu. Muhafız ve Kazak ekibinin zamanında gelmiş olması, köyün daha fazla tahrip edilmesini engellemişti. Gence’de başlayan Ermeni-Tatar çatışmaları, 1905’in Aralık ayına gelindiğinde -Nuhi hariç- bütün ilçelere sıçradı. Etnik temelli bu çatışmalar bölgede büyük bir kargaşaya yol açtı. Haberleşme ağları kesildi, şehirlerarası seyahat imkânsız hale geldi. Cinayetler, soygunlar ve baskınlar birbirini takip etti. Kundaklama vakaları gün geçtikçe artıyordu. Düzelmek şöyle dursun, vaziyet gün geçtikçe kötüye gidiyordu. Kendine güvenen kalabalık çeteler resmî görevlilere ve askerî birliklere saldırmaya başladı. Sadece Ermenilerin yaşadığı Karakent bölgesine güvenlik görevlileri ve vergi memurları korkudan giremez olmuşlardı. Otonom haline gelen bölgeye Ermeniler kendi amirlerini atadılar.</p>
<p>1905 yılının yaz aylarında başlayan silahlı çatışmalar sonbaharda da devam etti. Üstelik Askeran kalesinden başlayarak Şuşa’nın bütün dağlık kısmı Ermenilerin eline geçti. Buradaki bütün Azerbaycanlı köyleri yıkılıp ateşe verildi. Ermeniler Askeran kalesinin yakınındaki bir darboğazı tutarak yoldan geçenleri soydular ve Şuşa’ya girmelerine izin vermediler.</p>
<p>10 Kasım’da sığırlarını otlaktan eve götüren Geshchi köyü sakinleri, beş silahlı Azerbaycanlı tarafından saldırıya uğradı. Çobanlar çırılçıplak soyulmuş ve hançerle öldürülmüşlerdi. Dahası, onlardan sonra sığırları da katledilmişti. 18 Kasım’da Seidli köyü sakinlerinden Mihail Kerbela Celil oğlu ve Eahtiar Meidanali oğlu, arabaları ile Ağdam’dan Han Bahçelerine arpa taşıyorlardı. Askeran haçı yakınında Ermeniler tarafından yakalanan bu kişilerden bir daha haber alınamayacaktı.</p>
<p>19 Kasım’da Hanazah köyü Ermenilerinden 15 kişi sınır komşuları olan Mamed Ali Abrahanov’un evine saldırdı. Malikâne müdürü Abdurrahim Maşadi Zeigal Abdinoğlu, mülkte bulunan Abrahanov’un iki hizmetkârının derhal yerel çavuşa gitmelerini ve durumu anlatmalarını istedi. Azerbaycanlılar topraklarını terk etmek istemeyince Ermenilerin saldırısına uğradılar ve kaçmak zorunda kaldılar. Ardından Ermeniler evi yağmalayarak ne varsa aldılar. Benzer şekilde aynı gün Azerbaycanlı bir topluluk da Pahlul Ermeni köyüne saldırdı. Taraflar arasında çıkan çatışmada köyün sakinlerinden Hakob Sarkisov yaralandı. Nihayetinde Azerbaycanlılar 34 büyükbaş hayvanla birlikte kaçabildiler.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2020">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölüler Ormanında Donmuş Yüzlerce Türk Askeri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/desifre/oluler-ormaninda-donmus-yuzlerce-turk-askeri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Natalia Chernichenkina]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Dec 2018 21:30:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deşifre]]></category>
		<category><![CDATA[Rus subay Valentin Levitskiy]]></category>
		<category><![CDATA[Ruslar]]></category>
		<category><![CDATA[Sarıkamış olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4102</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye ve Rusya tarihinde büyük bir önem taşıyan Sarıkamış Harekâtı hakkında birtakım araştırmalar yapılmış; resmî kaynaklara dayanan akademik tarihçiler dönemin olaylarını ve önde gelen figürlerini yakından incelemiştir. Ancak son zamanlarda sosyal tarihin gelişmesiyle beraber geleneksel olmayan, anlatıma dayalı şahsî kaynaklara dikkat çekilmekte. Geçmişin, bilhassa savaş gibi kritik olayların açıklanmasına katkı sağlayan hatıratların tarih biliminde özel bir yer işgal ettiği inkâr edilemez! Buradan hareketle, Sarıkamış olaylarını cephede bizzat yaşamış bir Rus subayın ve doktor kocasına yardım etmek üzere hastanede çalışan bir Rus hemşirenin hatıratlarından alıntıları paylaşmak istiyorum. Bu hatıratların, farklı yerlerde ve farklı zamanlarda yazıldıkları halde benzer hususlara açıklık getirmeleri açısından&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Rusya tarihinde büyük bir önem taşıyan Sarıkamış Harekâtı hakkında birtakım araştırmalar yapılmış; resmî kaynaklara dayanan akademik tarihçiler dönemin olaylarını ve önde gelen figürlerini yakından incelemiştir. Ancak son zamanlarda sosyal tarihin gelişmesiyle beraber geleneksel olmayan, anlatıma dayalı şahsî kaynaklara dikkat çekilmekte. Geçmişin, bilhassa savaş gibi kritik olayların açıklanmasına katkı sağlayan hatıratların tarih biliminde özel bir yer işgal ettiği inkâr edilemez! Buradan hareketle, Sarıkamış olaylarını cephede bizzat yaşamış bir Rus subayın ve doktor kocasına yardım etmek üzere hastanede çalışan bir Rus hemşirenin hatıratlarından alıntıları paylaşmak istiyorum. Bu hatıratların, farklı yerlerde ve farklı zamanlarda yazıldıkları halde benzer hususlara açıklık getirmeleri açısından birbirlerini destekleyip tamamladıklarını söyleyebilirim. İki kişi de değişik şartlarda hem Türkler, hem de Ruslarla temasa girdikleri için farklı sosyal kesimlere ait insanların duygu ve fikirlerini yansıtıyor, böylece savaş ortamını gözümüzün önünde bütün yalınlığıyla yeniden canlandırıyorlar. Söz konusu Rus subay Valentin Levitskiy bir makineli tüfek grubunun komutanıydı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2019">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müttefik Almanya Bakü Petrolü Uğruna Nasıl Rakibimiz Oldu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/muttefik-almanya-baku-petrolu-ugruna-nasil-rakibimiz-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Natalia Chernichenkina]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Aug 2018 21:24:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[1. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Brest-Litovsk Antlaşmasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-Rus Harbi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3722</guid>

					<description><![CDATA[Brest-Litovsk Antlaşmasıyla Rus Ordusu, 1. Dünya Savaşı esnasında aldığı Osmanlı’nın doğu vilayetleri ile 1877-78 Türk-Rus Harbinde Rusya’ya kalan Kars ve Batum’dan çekilmişti. Brest-Litovsk’un getirdiği şartları değerlendirmek isteyen Enver Paşa, Rusların elinde bulunan eski Osmanlı topraklarını anavatana katmaya başladı. Şubat ayında taarruza geçen Osmanlı Ordusu, Nisan’a kadar Erzurum, Sarıkamış ve Van’ı alarak Batum’a ilerledi. Ancak Türkiye’nin bu süratli ilerleyişi, müttefiki Almanya’nın bölgedeki planlarına ters düşüyordu. Almanlar Gürcü topraklarını işgal ettikten sonra Transkafkasya’nın geri kalan kısmını ele geçirmek için önemli mevkileri ele geçirmişlerdi. Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Brest-Litovsk Antlaşmasıyla Rus Ordusu, 1. Dünya Savaşı esnasında aldığı Osmanlı’nın doğu vilayetleri ile 1877-78 Türk-Rus Harbinde Rusya’ya kalan Kars ve Batum’dan çekilmişti. Brest-Litovsk’un getirdiği şartları değerlendirmek isteyen Enver Paşa, Rusların elinde bulunan eski Osmanlı topraklarını anavatana katmaya başladı. Şubat ayında taarruza geçen Osmanlı Ordusu, Nisan’a kadar Erzurum, Sarıkamış ve Van’ı alarak Batum’a ilerledi. Ancak Türkiye’nin bu süratli ilerleyişi, müttefiki Almanya’nın bölgedeki planlarına ters düşüyordu. Almanlar Gürcü topraklarını işgal ettikten sonra Transkafkasya’nın geri kalan kısmını ele geçirmek için önemli mevkileri ele geçirmişlerdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2018">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rus Diplomat Maevskıy Ermeni Meselesi’nin Gerçek Yüzünü Açıklıyor “Türklerin Suçluluğuna İnanmıyorum.”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/rus-diplomat-maevskiy-ermeni-meselesinin-gercek-yuzunu-acikliyor-turklerin-sucluluguna-inanmiyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Natalia Chernichenkina]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 13:53:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni aktivistler]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni-Kürt bölgesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3574</guid>

					<description><![CDATA[“Doğu Hıristiyanları Türkiye’de en vasat valilerin yönetimindeyken bile refah içinde yaşayabilirler.” “Eğer Ermeni aktivistleri bir bahane oluşturmazlarsa Ermeni-Kürt bölgesinde hiçbir zaman kanlı olay meydana gelmez.” Bu iki cümle Ermeni meselesi üzerinden popüler olmak isteyen bir Türk kamu aktivistine ait değil. Bunlar 1895-96 yıllarında gerçekleşen hadiseler sırasında Rize’deki Rus Konsolos Yardımcısı V. T. Maevskiy tarafından dile getirilmiştir. Tuğgeneral, askerî şarkiyatçı ve diplomat Maevskiy Osmanlı İmparatorluğu’nun müttefiki olmayan bir ülkenin resmî temsilcisiyken Kafkasya Askerî Bölgesi’nde askerî, topoğrafik vb. sahalarda görev yapmış; saha çalışmaları sonucunda Kafkasya Askerî Bölgesi Genelkurmayı Türkiye’nin iç problemlerini de yansıtan kitaplar yayımlamıştır. Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Doğu Hıristiyanları Türkiye’de en vasat valilerin yönetimindeyken bile refah içinde yaşayabilirler.” “Eğer Ermeni aktivistleri bir bahane oluşturmazlarsa Ermeni-Kürt bölgesinde hiçbir zaman kanlı olay meydana gelmez.” Bu iki cümle Ermeni meselesi üzerinden popüler olmak isteyen bir Türk kamu aktivistine ait değil. Bunlar 1895-96 yıllarında gerçekleşen hadiseler sırasında Rize’deki Rus Konsolos Yardımcısı V. T. Maevskiy tarafından dile getirilmiştir. Tuğgeneral, askerî şarkiyatçı ve diplomat Maevskiy Osmanlı İmparatorluğu’nun müttefiki olmayan bir ülkenin resmî temsilcisiyken Kafkasya Askerî Bölgesi’nde askerî, topoğrafik vb. sahalarda görev yapmış; saha çalışmaları sonucunda Kafkasya Askerî Bölgesi Genelkurmayı Türkiye’nin iç problemlerini de yansıtan kitaplar yayımlamıştır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2018">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
