﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ömer Hakan Özalp &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/omerhakanozalp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 30 Jan 2020 10:32:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Ömer Hakan Özalp &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Maraş Kutlamalarında İki Münevver: Necip Fazıl Kısakürek Ve Mükrimin Halil Yinanç</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/maras-kutlamalarinda-iki-munevver-necip-fazil-kisakurek-ve-mukrimin-halil-yinanc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Hakan Özalp]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Feb 2020 03:05:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[Maraşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Mecmuası]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Trablusgarp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5535</guid>

					<description><![CDATA[Bilindiği üzere Trablusgarp, Balkan Savaşları ve 1. Cihan Harbi ile geçen, yaklaşık 10 yıllık acılarla dolu bir savaş sürecinin ardından Mütareke dönemine girilir. Akabinde de, mukaddes bildiği değerler uğrunda topyekûn bir milletin ayaklanması demek olan Millî Mücadele gelir. Millî Mücadele’nin, Adana, Antep ve Urfa gibi diğer şehirlere öncülük yapan ilk zaferi de, kendi yağıyla kavrulan bir şehrin, ‘Kahraman’ Maraş’ın canını dişine takarak kazandığı destansı kurtuluş zaferidir&#8230; Tabiî böylesi bir zafer gerek Maraşlılara, gerekse bütün bir millete büyük bir şevk ve heyecan vermiştir. Öyle ki, sonraki yıllarda da, Maraş’ın kurtuluş günü olan 12 Şubat, şehirde büyük ve coşkulu kutlamalara sahne olmuştur&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilindiği üzere Trablusgarp, Balkan Savaşları ve 1. Cihan Harbi ile geçen, yaklaşık 10 yıllık acılarla dolu bir savaş sürecinin ardından Mütareke dönemine girilir. Akabinde de, mukaddes bildiği değerler uğrunda topyekûn bir milletin ayaklanması demek olan Millî Mücadele gelir. Millî Mücadele’nin, Adana, Antep ve Urfa gibi diğer şehirlere öncülük yapan ilk zaferi de, kendi yağıyla kavrulan bir şehrin, ‘Kahraman’ Maraş’ın canını dişine takarak kazandığı destansı kurtuluş zaferidir&#8230; Tabiî böylesi bir zafer gerek Maraşlılara, gerekse bütün bir millete büyük bir şevk ve heyecan vermiştir. Öyle ki, sonraki yıllarda da, Maraş’ın kurtuluş günü olan 12 Şubat, şehirde büyük ve coşkulu kutlamalara sahne olmuştur ki, bu kutlamalar, 100. yılı olan günümüzde dahi aynı coşku ile devam etmektedir. Söz konusu kurtuluş günü, Maraş vilayetiyle de sınırlı kalmayıp, her yıl İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan Maraşlılarca da çeşitli etkinliklerle kutlanmış ve bunlara gençler, talebeler ve halkın yanı sıra Maraşlı münevverler de katılarak büyük bir dayanışma örneği sergilemişlerdir. Bu yazımızda, işte bu münevverlerden iki tanesini ele alacağız. Memleketleri Maraş’ın ve hemşehrileri Maraşlıların coşkularına kayıtsız kalamayarak sevinçlerine ortak olan evlâtlarından -1924’lerde <em>Anadolu Mecmuası</em>’nda birlikte yazı yazan ve İstanbul’un kültür mahfillerinde zaman zaman bir araya gelen- iki münevverimiz, ülkemizin yüz aklarından, dünya çapındaki değerimiz, tarihçi hemşehrimiz Mükrimin Halil Yinanç ile, son dönem Türk edebiyatının en büyük isimlerinden, Sultanu’ş-Şuara hemşehrimiz Necip Fazıl Kısakürek’tir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2020">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngilizlere Kaptırdığımız Millî Define</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/ingilizlere-kaptirdigimiz-milli-define/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Hakan Özalp]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2017 21:30:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ayaklanmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2603</guid>

					<description><![CDATA[Abdülhamid’in kitapları Darbe, devrim ve ayaklanmaların bir ülkeye neye mal olduğuna, 15 Temmuz darbe girişimiyle bir kez daha şahit olduk. Darbeler ülkeler için, kalp krizi veya beyin kanamasına benzer ağır travmalardan olup, toplumların geleceklerinin yanı sıra geçmişlerini de yiyip bitirir. Siyasî, askerî, içtimai, iktisadî ve malî alanda umulmadık ve –ilk anda pek fark edilemese de– vahameti zaman geçtikçe ortaya çıkan ağır hasarlar verir. Bu alanlardan bir tanesi de, bir cemiyetin temel esaslarından olan ve yapılmak istenilenlerin alt yapısını teşkil eden kültür sahasıdır. Sistemin zayıf düştüğü ve başıboş kaldığı böylesi zamanlarda, pusuda bekleyen birtakım yağmacılar, çapulcular ve çıkar grupları her tarafa&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Abdülhamid’in kitapları</strong></p>
<p>Darbe, devrim ve ayaklanmaların bir ülkeye neye mal olduğuna, 15 Temmuz darbe girişimiyle bir kez daha şahit olduk. Darbeler ülkeler için, kalp krizi veya beyin kanamasına benzer ağır travmalardan olup, toplumların geleceklerinin yanı sıra geçmişlerini de yiyip bitirir. Siyasî, askerî, içtimai, iktisadî ve malî alanda umulmadık ve –ilk anda pek fark edilemese de– vahameti zaman geçtikçe ortaya çıkan ağır hasarlar verir. Bu alanlardan bir tanesi de, bir cemiyetin temel esaslarından olan ve yapılmak istenilenlerin alt yapısını teşkil eden kültür sahasıdır. Sistemin zayıf düştüğü ve başıboş kaldığı böylesi zamanlarda, pusuda bekleyen birtakım yağmacılar, çapulcular ve çıkar grupları her tarafa hırsla saldırmaya başlarlar. 28 Şubat sürecinde olduğu gibi, bu yağmalardan kütüphane ve müze gibi ülkenin hazineleri olan müesseseler de payını alır. Buralardaki hazinelerin bir kısmı özel ellere geçer, bir kısmı hepten yok olur. Bir kısmı da yurtdışına kaçırılarak haraç mezat satılır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-agustos2017">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sultan II. Abdülhamid’den İngiliz Gazeteciye Ayar:  “Bizde Bu Memleketi Şifaya Kavuşturacak Kuvvet Mevcut”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/sultan-ii-abdulhamidden-ingiliz-gazeteciye-ayar-bizde-bu-memleketi-sifaya-kavusturacak-kuvvet-mevcut/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Hakan Özalp]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2016 02:45:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1538</guid>

					<description><![CDATA[Aslen Polonyalı olan devrin meşhur İngiliz gazetecisi, Times ve Herald Tribune’ün Paris muhabiri de Blowitz (tam adı Henry Georges Stephan Adolphe Opper de Blowitz, 1825-1903), Şark Ekspresi’nin 4 Eylül 1883’de gerçekleşen ilk seferine katılır. Aralarında dönemin ünlü sanayici ve yatırımcılarından George Nagelmackers, Fransız ve Belçika hükümet erkânı, Fransız yazar Edmond About, Değirmenimden Mektuplar’ın yazarı Alphonse Daudet’nin oğlu Léon Daudet ve Osmanlı’nın Paris sefareti ticaret ataşesi Mishak Efendi’nin de bulunduğu 40 seçkin konukla birlikte İstanbul’a gelir. De Blowitz’in bu seyahate katılmaktan maksadı, mesleği gereği röportaj konuları yakalamak ve imkân bulduğu takdirde Sultan 2. Abdülhamid Han’la görüşmektir. Bunu tavsiye eden de, Osmanlı’nın&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Polonyalı olan devrin meşhur İngiliz gazetecisi, <em>Times </em>ve <em>Herald Tribune</em>’ün Paris muhabiri de Blowitz (tam adı Henry Georges Stephan Adolphe Opper de Blowitz, 1825-1903), Şark Ekspresi’nin 4 Eylül 1883’de gerçekleşen ilk seferine katılır. Aralarında dönemin ünlü sanayici ve yatırımcılarından George Nagelmackers, Fransız ve Belçika hükümet erkânı, Fransız yazar Edmond About, <em>Değirmenimden Mektuplar</em>’ın yazarı Alphonse Daudet’nin oğlu Léon Daudet ve Osmanlı’nın Paris sefareti ticaret ataşesi Mishak Efendi’nin de bulunduğu 40 seçkin konukla birlikte İstanbul’a gelir.</p>
<p>De Blowitz’in bu seyahate katılmaktan maksadı, mesleği gereği röportaj konuları yakalamak ve imkân bulduğu takdirde Sultan 2. Abdülhamid Han’la görüşmektir. Bunu tavsiye eden de, Osmanlı’nın Paris sefareti başkâtibi Oseb Efendi’dir.</p>
<p>De Blowitz mülakat için biri Sadrazam Said Paşa’ya, diğeri teşrifatçı Münir Bey’e olmak üzere Paris büyükelçisi Esad Paşa’nın iki mektubunu getirmiştir. Ayrıca kendisine, bu iki kişi görüşme talebini Sultan’a iletmekten çekinirse bu işi sarayla ilişkisi olan bazı kimseler aracılığıyla gerçekleştirebileceği hatırlatılır. Bunlardan biri, sarayla sıkı münasebeti olup Sultanın teveccühünü kazanmış olan <em>Vakit </em>gazetesi müdürü Filip Efendi’dir.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-ekim">Derin Tarih Ekim Sayısında&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk’ün yakın dostu böyle yakınmıştı &#8220;Âh Mustafa Kemal! Ne olurdu şu içkiyi bu kadar içmeseydin?&#8221;</title>
		<link>https://www.derintarih.com/desifre/ataturkun-yakin-dostu-boyle-yakinmisti-ah-mustafa-kemal-ne-olurdu-su-ickiyi-bu-kadar-icmeseydin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Hakan Özalp]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2016 22:01:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deşifre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=491</guid>

					<description><![CDATA[“Mustafa Kemal’in Güneş-dil teorisi bir sapıklıktan başka bir şey değildir. Baştan başa Mustafa Kemal’in icadı olup aşırı alkol tüketiminin de bunda büyük yardımı olmuştur. Tamamıyla bunaklık alametidir. (&#8230;) Âh Mustafa Kemal! Ne olurdu şu zehiri bu kadar içmese idin; aklın başında kalsa ve yaşasaydın!&#8230;” Bu satırların Atatürk’ün bir muhalifinin kaleminden çıktığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu sözler çok yakınlarında bulunan ve Paşa tarafından kendisine milletvekilliği “ihsan edilen” bir Kemaliste ait; Saim Ali Dilemre’ye. Dilemre’nin 1949’da kaleme aldığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarına ve kadrosuna dair çarpıcı hatıraları 20 sayfalık defter halinde ve “Atatürk-Mebusluğum” başlığıyla Atatürk Kitaplığı koleksiyonunda (Bel.Yz.K.001004) bulunuyor. İlk kez Derin Tarih sayfalarında&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Mustafa Kemal’in Güneş-dil teorisi bir sapıklıktan başka bir şey değildir. Baştan başa Mustafa Kemal’in icadı olup aşırı alkol tüketiminin de bunda büyük yardımı olmuştur. Tamamıyla bunaklık alametidir. (&#8230;) Âh Mustafa Kemal! Ne olurdu şu zehiri bu kadar içmese idin; aklın başında kalsa ve yaşasaydın!&#8230;”</p>
<p>Bu satırların Atatürk’ün bir muhalifinin kaleminden çıktığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu sözler çok yakınlarında bulunan ve Paşa tarafından kendisine milletvekilliği “ihsan edilen” bir Kemaliste ait; Saim Ali Dilemre’ye.</p>
<p>Dilemre’nin 1949’da kaleme aldığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarına ve kadrosuna dair çarpıcı hatıraları 20 sayfalık defter halinde ve “Atatürk-Mebusluğum” başlığıyla Atatürk Kitaplığı koleksiyonunda (Bel.Yz.K.001004) bulunuyor. İlk kez <em>Derin Tarih</em> sayfalarında tarih meraklılarının, daha önemlisi yakın tarih araştırmacılarının ilgisine sansürsüz bir şekilde sunulan hatıraların dikkate değer pek çok yönü var.</p>
<p><em>Devamı Derin Tarih’in Şubat sayısında!</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
