﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Saro Dadyan &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/sarodadyan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Feb 2018 11:51:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Saro Dadyan &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>1900 Paris Sergisi’nde Osmanlı ve Abdülhamid Damgası</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarih-sasirtir/1900-paris-sergisinde-osmanli-ve-abdulhamid-damgasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Saro Dadyan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2018 21:59:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Şaşırtır]]></category>
		<category><![CDATA[1867 Paris Sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Raimondo D’Aronco]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı idaresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3245</guid>

					<description><![CDATA[Şehirlerin, hatta devletlerin ev sahipliği yapabilmek için adeta birbirleriyle yarıştıkları, ülke ekonomilerine ve ev sahibi şehre katkılarıyla bilinen Exposition Universelle, yani Evrensel Sergi, Sanayi Devrimi ile birlikte doğup gelişen bir gelenek. Dünya ülkelerinin bir noktada toplanıp birbirlerine hem sanayi ve teknolojideki gelişimlerini sergiledikleri, hem de yerel kültürlerini tanıtma fırsatı buldukları evrensel sergilerin ilki 1851’de Londra’da açılmıştı. Tarihçi Eric Hobsbawm’ın deyimiyle dünya sergileri, “Batı’nın kendisini alkışladığı büyük ve yeni ayinlerdi.” Osmanlı idaresi de bu yeniliğe kayıtsız kalmadı. Farklı şehirlerde düzenlenen sergilere katılıp ürünlerini ve kültürünü dünyaya tanıtma fırsatı bulan Osmanlı Devleti, 1851 Londra, 1853 New York, 1855 Paris ve 1862 Londra&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şehirlerin, hatta devletlerin ev sahipliği yapabilmek için adeta birbirleriyle yarıştıkları, ülke ekonomilerine ve ev sahibi şehre katkılarıyla bilinen Exposition Universelle, yani Evrensel Sergi, Sanayi Devrimi ile birlikte doğup gelişen bir gelenek. Dünya ülkelerinin bir noktada toplanıp birbirlerine hem sanayi ve teknolojideki gelişimlerini sergiledikleri, hem de yerel kültürlerini tanıtma fırsatı buldukları evrensel sergilerin ilki 1851’de Londra’da açılmıştı. Tarihçi Eric Hobsbawm’ın deyimiyle dünya sergileri, “Batı’nın kendisini alkışladığı büyük ve yeni ayinlerdi.”</p>
<p>Osmanlı idaresi de bu yeniliğe kayıtsız kalmadı. Farklı şehirlerde düzenlenen sergilere katılıp ürünlerini ve kültürünü dünyaya tanıtma fırsatı bulan Osmanlı Devleti, 1851 Londra, 1853 New York, 1855 Paris ve 1862 Londra sergilerinin ardından 1863’te Sultanahmet Meydanı’nda açılan ve Sergi-i Umumi-i Osmani olarak bilinen organizasyona da ev sahipliği yaptı.</p>
<p>Evrensel sergilerin hem ekonominin canlandırılmasında, hem de devletin uluslararası arenada temsilinde önemli bir rolü olduğunun farkına varan isimlerden biri de Sultan II. Abdülhamid’di. Şehzadelik yıllarında amcası Sultan Abdülaziz’le birlikte 1867 Paris Sergisi’nin açılışına katılmış, Osmanlı bölümünü ve sergilenen ürünleri yetersiz bulmuş, “Hakikaten memleketimizde üretilenler sadece bunlardan ibaret midir?” diye üzüntüsünü belirtmişti.</p>
<p>Padişahlığı döneminde Şişli’de kalıcı bir Uluslararası Ziraat ve Sanayi Fuarı tesis etmek isteyen Sultan, bu iş için 1893’te İtalyan Mimar Raimondo D’Aronco’yu İstanbul’a davet etti. Fakat 10 Temmuz 1894’teki büyük deprem Sultan’ın bu projesini gerçekleştirmesine engel oldu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mart2018">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Niyet Ettim Osmanlı’ya Savaş Açmaya</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/niyet-ettim-osmanliya-savas-acmaya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Saro Dadyan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 21:34:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Bal­kanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorlu­ğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı-Rus Harbi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2765</guid>

					<description><![CDATA[Tarih boyunca gerek coğrafi şartlar, gerekse barındırdı­ğı farklı milletlerin itilafla­rı, emel zıtlıkları, mücadeleleri, din ve mezhep farklılıkları nede­niyle Balkanlar Avrupa’da çatış­maların en çok yaşandığı bölge oldu. Zamanla Osmanlı hâkimi­yetine giren bu coğrafyada ilk başlarda Osmanlı’nın kati tutu­mu sayesinde sükûn sağlanabil­di fakat devletin zayıflamasıyla birlikte bu düzen de kayboldu. 1770’te Rus donanmasının Mora açıklarında görünmesiyle birlik­te önce Rumlar, sonrasında da di­ğer halklar zamanla ayaklanma­ya ve millî emellerle Osmanlı’ya isyan etmeye başladılar. 19. yüzyıla gelindiğinde Bal­kanlar Osmanlı İmparatorlu­ğu’nun başlıca sorunu haline gel­di. Buradaki hemen tüm halklar çatışma halinde oldukları gibi yi­ne hemen hepsi ırksal yahut din­sel yakınlık duydukları bir büyük hami devlet&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih boyunca gerek coğrafi şartlar, gerekse barındırdı­ğı farklı milletlerin itilafla­rı, emel zıtlıkları, mücadeleleri, din ve mezhep farklılıkları nede­niyle Balkanlar Avrupa’da çatış­maların en çok yaşandığı bölge oldu. Zamanla Osmanlı hâkimi­yetine giren bu coğrafyada ilk başlarda Osmanlı’nın kati tutu­mu sayesinde sükûn sağlanabil­di fakat devletin zayıflamasıyla birlikte bu düzen de kayboldu. 1770’te Rus donanmasının Mora açıklarında görünmesiyle birlik­te önce Rumlar, sonrasında da di­ğer halklar zamanla ayaklanma­ya ve millî emellerle Osmanlı’ya isyan etmeye başladılar. 19. yüzyıla gelindiğinde Bal­kanlar Osmanlı İmparatorlu­ğu’nun başlıca sorunu haline gel­di. Buradaki hemen tüm halklar çatışma halinde oldukları gibi yi­ne hemen hepsi ırksal yahut din­sel yakınlık duydukları bir büyük hami devlet edinmişlerdi. Bu du­rum, Osmanlı’nın Balkanlardaki sorunlarının hiçbir zaman bir iç mesele olarak halledilememesini ve bu sorunların büyük devletle­rin müdahalesi ile büyük diplo­matik problemlere dönüşmesine yol açıyordu.</p>
<p>1829’da Yunanistan, 1858’de Karadağlılar ve Sırplar, 1862’de Eflak ve Boğdan tek tek özerk­lik kazanmışlar yahut tamamıy­la imparatorluktan kopmuşlar­dı. Özellikle 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi’nde (93 Harbi) Osmanlı’nın mağlup olması ve Rus ordusunun Yeşilköy’e kadar ilerlemesi Bal­kan devletlerinde büyük umutlar doğurdu. Osmanlı’nın artık sona erdiği ve başta Bulgaristan olmak üzere tüm Balkan devletlerinin bağımsızlıklarını kazanacağı dü­şünülüyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-ekim2017">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
