﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şefaattin Deniz &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/sefaattindeniz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Jan 2021 05:28:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Şefaattin Deniz &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Safevîler Anadolu Kökenli Kızılbaş-Türkmen Oymağını Nasıl Tasfiye Etti</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/safeviler-anadolu-kokenli-kizilbas-turkmen-oymagini-nasil-tasfiye-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şefaattin Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2021 05:28:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyd]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkaslar]]></category>
		<category><![CDATA[mürid]]></category>
		<category><![CDATA[Safeviler]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Safiyüddin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6647</guid>

					<description><![CDATA[14. yüzyılın başlarında Osmanlıların siyasî bir yapı olarak tarih sahnesine çıktığı sıralarda, İran’ın Erdebil şehrinde ileride siyasî bir kompozisyona dönüşecek olan bir tarikat neşvünema buluyordu. Kurucusu Şeyh Safiyüddin’e nispetle bu tarikat Safevîler olarak meşhur olmuştu. Şeyh Safî’nin başında bulunduğu bu Sünni tarikat zaman içinde iki büyük dönüşüm geçirdi. Önce Şeyh Hoca Ali zamanında Sünnilikten Şiiliğe, ardından da Şeyh Cüneyd zamanında siyasî bir şekle büründü. Safevî tarikatı çok geniş bir yelpazede mürid kitlesine sahip olmakla birlikte, hiç kuşkusuz bu topluluğun en etkili kısmı Anadolu’dan çıkmıştı. Anadolu’daki çeşitli boy ve oymaklar tarikatın adeta omurgasını oluşturuyordu. Erdebil’de kendileri gibi Şia mezhebine müntesip Karakoyunlu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14. yüzyılın başlarında Osmanlıların siyasî bir yapı olarak tarih sahnesine çıktığı sıralarda, İran’ın Erdebil şehrinde ileride siyasî bir kompozisyona dönüşecek olan bir tarikat neşvünema buluyordu. Kurucusu Şeyh Safiyüddin’e nispetle bu tarikat Safevîler olarak meşhur olmuştu. Şeyh Safî’nin başında bulunduğu bu Sünni tarikat zaman içinde iki büyük dönüşüm geçirdi. Önce Şeyh Hoca Ali zamanında Sünnilikten Şiiliğe, ardından da Şeyh Cüneyd zamanında siyasî bir şekle büründü.</p>
<p>Safevî tarikatı çok geniş bir yelpazede mürid kitlesine sahip olmakla birlikte, hiç kuşkusuz bu topluluğun en etkili kısmı Anadolu’dan çıkmıştı. Anadolu’daki çeşitli boy ve oymaklar tarikatın adeta omurgasını oluşturuyordu. Erdebil’de kendileri gibi Şia mezhebine müntesip Karakoyunlu Devleti ile siyasî polemiğe giren tarikatın şeyhi Cüneyd’in şehirdeki baskıdan kaçış yolu olarak Anadolu’yu seçmesi ve kendisine burada kucak açılması oldukça manidardır. Onun Trabzon Rum İmparatorluğu ve Kafkaslar üzerine seferler düzenleyip bölgede yağma ve akınlarda bulunması, “şeyhlik” yolundan “şahlık” yoluna tevessül ettiği kanaatini pekiştiriyor. Bu durum onu bölgenin siyasî kompozisyonunun bir parçası haline getiriyor, müntesibi olan müritlerine de “gazi” hüviyeti kazandırıyordu.</p>
<p>Şeyh Cüneyd’in şahlık yolunda öldürülmesi üzerine bu kez gazi/müridler oğlu Haydar’ın etrafında kenetlendiler. Şeyh Haydar zamanında müridler on iki imama nispeten on iki dilimli birer kızıl başlık takmaya ve bu tarihten sonra da “Kızılbaş” olarak anılmaya başladılar.</p>
<p>Şah İsmail’in liderliğinde ve Akkoyunlu bakiyesi üzerinde, Tebriz’de on iki imam Şiiliği temelinde kurulan Safevî Devleti’nin en etkili gücü, işte Anadolu’dan kopup giden, Safevî hanedanının hizmet kemerini bellerine bağlayan, istiklal ve istikballerini Safevî dergâhında arayan, devlet içinde “beylik”, “sultanlık” ve “hanlık” makam ve mansıplarıyla onurlandırılan Şamlu, Rumlu, Karamanlu, Ustaclu, Zülkadirlü ve Tekelü gibi Kızılbaş boy ve oymaklardır.</p>
<p>Zikrettiğimiz gibi bu boy ve oymakların en önemlilerinden biri hiç kuşkusuz Tekelülerdir. Antalya ile Marmaris arasında kalan yarımadaya onlara nispeten “Teke İli” denilmekteydi. Aynı yer II. Bayezid’in oğullarından Korkud’un taht-ı tasarrufunda bulunduğu için Osmanlı kaynaklarında “Korkud İli” olarak da anılmaktaydı. Tekelüler arasında temayüz eden ilk karakter, tarikatın müridlerinden, aynı zamanda Şeyh Cüneyd ve Haydar’ın halifelerinden Hasan Halife’dir. Şeyh İsmail Hazar Denizi’nin güneyinde bulunan Lahican’da “hurûc” edip Anadolu’ya geldiğinde onu karşılayanlar arasında Tekelülerden bir grup mürid de bulunuyordu. Tekelüler o güne kadar şeklen Osmanlılara, ancak can-ı gönülden ise Safevîlere bağlıydılar.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2021">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şah İsmail’in Torunu II. İsmail Sünni mi Olmuştu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/sah-ismailin-torunu-ii-ismail-sunni-mi-olmustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şefaattin Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2020 05:48:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[Alpavut]]></category>
		<category><![CDATA[Elkas Mirza]]></category>
		<category><![CDATA[İsa Beğ]]></category>
		<category><![CDATA[İskender Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Musa Sultan Musullu]]></category>
		<category><![CDATA[Safevi]]></category>
		<category><![CDATA[Tahmasp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6496</guid>

					<description><![CDATA[Safevî tarihinin en ilginç şahlarından olmasına rağmen ülkemizde hiç bilinmeyen tarihî bir şahsiyettir II. İsmail. Dedesi Şah İsmail ve babası Şah Tahmasp bütün gayretleriyle İran’ı cebren Şiileştirmeye çalışırken ve bu amaçla Lübnan bölgesinden Şii mollalar ihraç ederken, o dedesinin ve babasının hilafına hareket etti. Neticede saltanatı iki yılı bile bulmadan şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Bir Safevî şahının az bilindik ve sıra dışı hikâyesidir onunki. Şah İsmail’in torunu ve Şah Tahmasp’ın ele avuca sığmaz, deli fişek şehzadesi, daha doğrusu “mirzâ”sı. Osmanlılar padişah çocukları için “şehzade” unvanı kullanırken, Safevîler şehzadeyi de kullanmakla birlikte daha çok “mirza” kavramını tercih ediyorlardı. İsmail Mirza,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Safevî tarihinin en ilginç şahlarından olmasına rağmen ülkemizde hiç bilinmeyen tarihî bir şahsiyettir II. İsmail. Dedesi Şah İsmail ve babası Şah Tahmasp bütün gayretleriyle İran’ı cebren Şiileştirmeye çalışırken ve bu amaçla Lübnan bölgesinden Şii mollalar ihraç ederken, o dedesinin ve babasının hilafına hareket etti. Neticede saltanatı iki yılı bile bulmadan şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.</p>
<p>Bir Safevî şahının az bilindik ve sıra dışı hikâyesidir onunki. Şah İsmail’in torunu ve Şah Tahmasp’ın ele avuca sığmaz, deli fişek şehzadesi, daha doğrusu “mirzâ”sı. Osmanlılar padişah çocukları için “şehzade” unvanı kullanırken, Safevîler şehzadeyi de kullanmakla birlikte daha çok “mirza” kavramını tercih ediyorlardı. İsmail Mirza, Şah Tahmasp’ın Musa Sultan Musullu’nun kızıyla 1535 yılında yaptığı evlilikten dünyaya gelmişti.</p>
<p>Doğumu Kanuni Sultan Süleyman’ın Safevîler üzerine çıktığı Irakeyn seferine denk geldi. Safevî mirzaları, Osmanlı’da olduğu gibi lalaları eşliğinde sancak beyliğine gönderilirlerdi. İsmail Mirza altı yaşındayken lalası Tekelü Türkmenlerinden Muhammed Han Şerefeddinoğlu ile birlikte Herat Sancak Beği olarak görevlendirildi. Sancağa gönderilmeden önce kendisine sarayda savaş eğitimi verildi; ilim ve irfan, edep ve erkân öğretildi. Daha ilk yıllarından itibaren cenge meyilli olduğu gözlerden kaçmıyordu.</p>
<p>Amcası Elkas Mirza’nın isyan bayrağını açıp Osmanlılara sığınmasından sonra bu defa lalası Gökçe Sultan Kaçar’ın eşliğinde Şirvan’a gönderildi. İlk savaş deneyimini Osmanlılar karşısında yaşadı. Babası Tahmasp, onu Kars’taki Osmanlı askerlerine saldırması için gönderdi. Osmanlı askerlerinin bir kısmını öldürüp bir kısmını da esir aldı. İkinci savaş tecrübesinde de Ustaclu, Türkmen, Rumlu, Talış ve Alpavut boylarının büyük emirleriyle birlikte Erzurum’a yöneldi. Bu sırada 19 yaşındaydı, kendini gösterme ve rüştünü ispat emelindeydi. Yapılan savaşta Maraş hâkimi İsa Beğ, İskender Paşa’nın kardeşi Ramazan Beğ ve Erzurum kadısı İsmail onun eline esir düştü. Osmanlı tarihçisi Mustafa Selânikî Efendi, bu gözü karalığından ötürü İsmail’e “dîvâne” lakabını takmıştı. Bu savaşta Kızılbaş Türkmenler arasında o kadar ünlendi ki, Kahkaha Kalesi’ndeki 20 yıllık hapis hayatı boyunca onu hiç unutmayacaklardı. Sultan Süleyman’ın dördüncü İran seferinde Osmanlıların ikmal ve iaşe yolunu keserek bin deveyi ele geçirdi ve bir de Sinan Beğ’i esir etti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2020">Derin Tarih Kasim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sultan II. Abdülhamid’in Libya’daki İstihbarat Subayı: Binbaşı Abdülvahid Efendi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/sultan-ii-abdulhamidin-libyadaki-istihbarat-subayi-binbasi-abdulvahid-efendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şefaattin Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2020 05:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Bingazi]]></category>
		<category><![CDATA[Fizan]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyye]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Trablusgarp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6411</guid>

					<description><![CDATA[20. yüzyılda Osmanlı Devleti kronikleşen büyük sorunlarla karşı karşıyaydı. Bir taraftan içeride ekonomik bunalımlar ve siyasî buhranlarla boğuşurken, dışarıda ise İngiltere ve Fransa gibi sömürgeci devletlerle mücadele etmeye çabalıyordu. 1876 yılı tarihe üç padişahlı yıl olarak geçmişti. Sultan Abdülaziz tahttan indirilmiş, yerine geçirilen V. Murad aklî melekelerini yitirmiş, kaos ortamına yol açanlar için Şehzade Abdülhamid’in tahta çıkarılmasından başka çıkar yol kalmamıştı. Sultan Abdülhamid Meşrutiyet’i ilan etmiş, ardından tarihe “93 Harbi” olarak geçen 1877-78 Osmanlı Rus savaşları başlamış, Berlin Antlaşması’yla Kafkaslarda ve Balkanlarda büyük toprak kayıpları yaşanmıştı. Bu süreçte Afrika kıtasında da önemli gelişmeler yaşanıyordu. 1830 yılında Cezayir’i işgal eden Fransızlar&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20. yüzyılda Osmanlı Devleti kronikleşen büyük sorunlarla karşı karşıyaydı. Bir taraftan içeride ekonomik bunalımlar ve siyasî buhranlarla boğuşurken, dışarıda ise İngiltere ve Fransa gibi sömürgeci devletlerle mücadele etmeye çabalıyordu. 1876 yılı tarihe üç padişahlı yıl olarak geçmişti. Sultan Abdülaziz tahttan indirilmiş, yerine geçirilen V. Murad aklî melekelerini yitirmiş, kaos ortamına yol açanlar için Şehzade Abdülhamid’in tahta çıkarılmasından başka çıkar yol kalmamıştı. Sultan Abdülhamid Meşrutiyet’i ilan etmiş, ardından tarihe “93 Harbi” olarak geçen 1877-78 Osmanlı Rus savaşları başlamış, Berlin Antlaşması’yla Kafkaslarda ve Balkanlarda büyük toprak kayıpları yaşanmıştı.</p>
<p>Bu süreçte Afrika kıtasında da önemli gelişmeler yaşanıyordu. 1830 yılında Cezayir’i işgal eden Fransızlar 1881’de Tunus’u ele geçirdiler. 1882 yılında Mısır’ın İngiliz işgaline uğramasıyla Osmanlıların Kuzey Afrika’da kontrol edebildiği yegâne toprak parçası olarak Trablusgarp eyaleti kalmıştı. Ancak burası da İtalyanların işgal tehdidi ile karşı karşıyaydı. Osmanlı Devleti Afrika’daki son toprağı Trablusgarp eyaleti hakkında bölgedeki görevlileri sayesinde bilgi topluyor, raporlar aracılığıyla merkezden oldukça uzak bu topraklardaki gelişmeleri yakından takip ediyordu.</p>
<p>1877 yılında kurulan Osmanlı Meclisi’ne Trablus üç vekil göndermişti. Burası Kuzey Afrika’daki son Osmanlı toprağı olarak kalınca, Sultan II. Abdülhamid bölgeye özel bir önem verdi. Libya’daki aşiret ileri gelenlerinin çocuklarından oluşan Hamidiye alayları kurularak halkın herhangi bir işgale karşı hazırlıklı olması yönünde tedbirler alındı. Denizden yapılabilecek saldırıları püskürtmek amacıyla Tunus’tan Mısır sınırına kadar olan uzun sahil şeridinde stratejik savunma noktalarına silah depoları kuruldu.</p>
<p>Öte yandan Trablus, Fizan ve Bingazi’de birer kanaat önderi olan tarikat şeyhleri ve kabile liderlerine madalyalar ve nişanlar verilmek suretiyle Osmanlı Devleti’ne bağlılığı öne çıkaran unvanlar ihdas edildi. Bu bağlamda bölgedeki kabileler üzerinde etkisi olan Medeniyye tarikatı lideri Şeyh Zafir, II. Abdülhamid’in davetiyle İstanbul’a gelerek hususi danışman unvanını aldı.</p>
<p>İslam birliği politikaları çerçevesinde Senûsilere destek artırıldı. Trablusgarp’ın korunmasında bu tarikat büyük bir rol oynadı. Libya’daki yerel direnişi örgütleyen Osmanlı subayları bölgede özverili çalışmalar yaptı. Osmanlı Devleti’nin desteği ile Büyük Sahra’da Avrupa sömürgeciliğine karşı yerel direnişi de Senûsiyye hareketi örgütleyecekti.</p>
<p>20. yüzyılın son çeyreğinde bu hareket kabileler arasında büyük rağbet gördü. Fransız ve İtalyan emperyalist yayılmasına karşı Senûsiyye mensupları çok istikrarlı ve güçlü bir direniş gösterdiler. Özellikle İtalyanlar Libya coğrafyası ile yakından ilgileniyorlardı. Bu tehlikenin farkında olan Osmanlı yönetimi İtalyan işgali başlamadan önce halkı örgütlemek ve sağlıklı bilgiler almak amacıyla bölgeye subaylar gönderdi. Bunlardan biri de Binbaşı Abdülvahid’di.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2020">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
