﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Süleyman Kocabaş &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/suleymankocabas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Mar 2021 06:17:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Süleyman Kocabaş &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dostum Yavuz Bahadıroğlu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/hos-sada/dostum-yavuz-bahadiroglu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Kocabaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2021 06:17:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hoş Sadâ]]></category>
		<category><![CDATA[Eyüp Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Bahadıroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6863</guid>

					<description><![CDATA[Yazar dostumuz ve ağabeyimiz Yavuz Bahadıroğlu’nu 22 Ocak 2021’de, 76 yaşında iken ebediyete uğurladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı cenaze namazı Eyüp Sultan Camii’nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından kıldırıldı. Cumhurbaşkanımız merhum, Eyüp Sultan mezarlığında toprağa verilene kadar oradan ayrılmadı, mezarına toprak attı, Kur’an-ı Kerim okudu. Bahadıroğlu yazarlığa ağırlıklı olarak “tarihî romanlar” yazarak başlamış; bunu, “büyük eksiklik olarak gördüm” dediği çocuk kitapları takip etmiş, yakın tarihimizi ve siyasî meseleleri de ele almıştır. Tarihimizin perde arkasında yaşanan kayıt dışı meseleleri gür sesi ve cesaretiyle dile getirmeyi şiar edinmiştir. Osmanlı’nın son yarım asırlık döneminde Ahmet Mithat Efendi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazar dostumuz ve ağabeyimiz Yavuz Bahadıroğlu’nu 22 Ocak 2021’de, 76 yaşında iken ebediyete uğurladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı cenaze namazı Eyüp Sultan Camii’nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından kıldırıldı. Cumhurbaşkanımız merhum, Eyüp Sultan mezarlığında toprağa verilene kadar oradan ayrılmadı, mezarına toprak attı, Kur’an-ı Kerim okudu.</p>
<p>Bahadıroğlu yazarlığa ağırlıklı olarak “tarihî romanlar” yazarak başlamış; bunu, “büyük eksiklik olarak gördüm” dediği çocuk kitapları takip etmiş, yakın tarihimizi ve siyasî meseleleri de ele almıştır. Tarihimizin perde arkasında yaşanan kayıt dışı meseleleri gür sesi ve cesaretiyle dile getirmeyi şiar edinmiştir. Osmanlı’nın son yarım asırlık döneminde Ahmet Mithat Efendi ve Ahmet Refik’in (Altınay), “tarihi sevdiren adamlar” olarak anıldıklarını biliyoruz. Bugün bu statüye layık görülen isimlerden biri Bahadıroğlu olmuştur.</p>
<p>Bahadıroğlu’nu 1960’larda, pek çoğumuz gibi lise yıllarımda kitaplarını okuyarak tanımıştım. Vicahen tanışmamız ise İstanbul’da, 1990’lardaki kitap fuarlarında oldu. Kendisini standında ziyaret ederek yeni çıkan kitaplarımı imzalayıp verdim. “Siz milletimize tarihini sevdiren adamsınız. Biz, sizin kitaplarınızı okuyarak tarihimizi sevdik, tarihçi olduk” dedim. Teşekkür etti, sonra da kitabını imzaladı. O günden sonra kitap fuarlarında imza günlerimiz oldukça, birbirimizi stantlarımızda ziyaret eder, hal hatır sorar, imzalı kitaplarımızı birbirimize takdim ederdik. Sık sık dile getirdiği, “Kur’an bizim rehberimizdir, ona göre hareket etmeliyiz, barış ve huzur bundadır” sözlerini de unutmam.</p>
<p>Yavuz Bahadıroğlu, bir süredir Mustafa Armağan ile Akit TV’de “Kayıt Dışı Tarih” adlı programı sunuyordu. Vefatının ardından 23 Ocak tarihli programda Bahadıroğlu yâd edildi. Armağan’ın konuğu, Bahadıroğlu’nun yakın dostu Haluk İmamoğlu’ydu. Hatıralarını anlatırken, Bahadıroğlu’nun asıl ismi olan Niyazi Birinci yerine neden bu ismi kullandığından da bahsetti. Bahadıroğlu, Rize’den İstanbul’a gelip <em>Yeni Asya</em>’da yazılar yazmaya başladığında, avukat Bekir Berk’le tanışmış. Meğer Berk, onun yazılarını ve üslubunu çok severmiş. “Niyazi Birinci ismi bu üslubunuzu kaldırmaz, bundan böyle adınız Yavuz Bahadıroğlu olsun” deyince bu ismi benimsemiş rahmetli.</p>
<p>Kendisinin başka müstear isimler kullandığını ise oğlu avukat Mücahit Birinci’nin <em>Yeni Akit</em> gazetesindeki 25 Ocak 2021 tarihli röportajından öğreniyoruz. Selçuk Kuleli, Veysel Akpınar ve Şeref Baysal isimlerini de kullanmış. Çocuk kitaplarını ise Bahadır Alp ve Nurcan Sevinç müstear isimleriyle kaleme almış.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2021">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiliz Büyükelçisinin Arabasını Kendi Kollarıyla Çektiler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarih-sasirtir/ingiliz-buyukelcisinin-arabasini-kendi-kollariyla-cektiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Kocabaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2020 05:20:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Şaşırtır]]></category>
		<category><![CDATA[büyükelçi]]></category>
		<category><![CDATA[Enver]]></category>
		<category><![CDATA[Eyüp Sabri]]></category>
		<category><![CDATA[Resneli Niyazi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk İhtilali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6014</guid>

					<description><![CDATA[Enver, Resneli Niyazi ve Eyüp Sabri beylerin emirlerindeki askerî birlikler ve bunlara katılan sivil gönüllülerle 10 Temmuz 1908’de Balkan dağlarına çıkarak Sultan II. Abdülhamid’e Meşrutiyet’i yeniden ilan ettirmek üzere başlattıkları isyan “1908 Jön Türk İhtilali” olarak geçer tarihe. Sultan’ın aldığı askerî tedbirlerle isyanı bastıramaması üzerine Meşrutiyet, onun tarafından yayınlanan bir bildiriyle 24 Temmuz 1908’de ilan edilmiştir. II. Meşrutiyetin ilan edildiği günlerde, Jön Türkler (daha ziyade İngiliz taraftarı olan sivil unsurları) bu ilana İngilizlerin desteğiyle ulaşıldığı zannı ve Meşrutiyet’le yönetilen İngilizlerin bu yönetimine hayranlık duymaları sonucu olacak ki, İngiltere’den atanarak İstanbul’a 31 Temmuz 1908’de gelen İngiliz büyükelçisi Gerard Lowther’in arabasının atlarını&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enver, Resneli Niyazi ve Eyüp Sabri beylerin emirlerindeki askerî birlikler ve bunlara katılan sivil gönüllülerle 10 Temmuz 1908’de Balkan dağlarına çıkarak Sultan II. Abdülhamid’e Meşrutiyet’i yeniden ilan ettirmek üzere başlattıkları isyan “1908 Jön Türk İhtilali” olarak geçer tarihe. Sultan’ın aldığı askerî tedbirlerle isyanı bastıramaması üzerine Meşrutiyet, onun tarafından yayınlanan bir bildiriyle 24 Temmuz 1908’de ilan edilmiştir. II. Meşrutiyetin ilan edildiği günlerde, Jön Türkler (daha ziyade İngiliz taraftarı olan sivil unsurları) bu ilana İngilizlerin desteğiyle ulaşıldığı zannı ve Meşrutiyet’le yönetilen İngilizlerin bu yönetimine hayranlık duymaları sonucu olacak ki, İngiltere’den atanarak İstanbul’a 31 Temmuz 1908’de gelen İngiliz büyükelçisi Gerard Lowther’in arabasının atlarını Sirkeci garında sökmüş, Galata’nın sarp sokaklarından geçerek İngiliz büyükelçiliğinin Cadde-i Kebir (bugünkü İstiklal Caddesi) üzerindeki binasına (bugün İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosluğu olarak kullanılıyor) kadar kendileri çekmişti.1 Arabayı çeken Jön Türkler’in arasında bulunan Ahmet İhsan (Tokgöz) hatıralarında şunları yazar:</p>
<p>“1908 Temmuz’unun 23. günü İstanbul’da bulunmayan İngiliz sefiri Lowther şehrimize döndüğü zaman Sirkeci istasyonunu baştanbaşa doldurmuştuk. Büyükelçiyi candan ve gönülden alkışlıyorduk. Nihayet coşkun gençler, büyükelçinin arabasını çeken atları söküp arabayı kendi kollarıyla çekmişlerdi. Bu fıkrayı yazmaktan maksadım, Meşrutiyet’in ilanına kadar Türk aydınlarının siyasî meylini ve düşüncesini göstermek içindir.”</p>
<p>Hiç beklemediği bu olay karşısında İngiliz büyükelçisi neye uğradığını şaşırmış, aynı gün Londra’ya çektiği telgrafta, arabasını çeken Jön Türkler’i, “Politik tecrübeden yoksun, aralarında birlik bulunmayan iyi niyetli çocuklar topluluğu” diye tasvir etmişti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2020">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3. Yılında 15 Temmuz’dan 7 Hisse</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/3-yilinda-15-temmuzdan-7-hisse/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Kocabaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 07:42:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[vekalet savaşları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4660</guid>

					<description><![CDATA[1- “Vekâlet Savaşları” geleneği: Yaşadığımız her darbede olduğu gibi 15 Temmuz darbe girişiminde de sömürgeci büyük devletlerin “Vekâlet Savaşları”nın yeni bir tezahürü kendisini göstermiştir. Batı’da Katolik emperyalizmi döneminin ardından gelen Kapitalist emperyalizmin sömürgeciliği karşısında teknolojik ve ekonomik yönden güçsüz olan sömürgelerin aydın ve yöneticileri aşağılık duygusuna kapılmışlardı. “Batı medeniyeti” hayranlığıyla sömürgeci devletlerin ideolojik ve ekonomik nüfuzuna girip onların “yerli işbirlikçileri” haline geldiler. Bunun sonucu olarak sömürgeci devletler bu ülkeleri ordularıyla işgalden ziyade, işbirlikçilerini “Vekâlet Savaşçıları” olarak iktidara getirdiler. Vekâlet Savaşçıları Osmanlı Devleti’nin yıkılış döneminden başlayarak gtünümüze kadar varlığını korumuştur. FETÖ’nün 15 Temmuz darbe teşebbüsü de “Vekâlet Savaşları” geleneğinin bir yansıması&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1- “Vekâlet Savaşları” geleneği: Yaşadığımız her darbede olduğu gibi 15 Temmuz darbe girişiminde de sömürgeci büyük devletlerin “Vekâlet Savaşları”nın yeni bir tezahürü kendisini göstermiştir. Batı’da Katolik emperyalizmi döneminin ardından gelen Kapitalist emperyalizmin sömürgeciliği karşısında teknolojik ve ekonomik yönden güçsüz olan sömürgelerin aydın ve yöneticileri aşağılık duygusuna kapılmışlardı. “Batı medeniyeti” hayranlığıyla sömürgeci devletlerin ideolojik ve ekonomik nüfuzuna girip onların “yerli işbirlikçileri” haline geldiler. Bunun sonucu olarak sömürgeci devletler bu ülkeleri ordularıyla işgalden ziyade, işbirlikçilerini “Vekâlet Savaşçıları” olarak iktidara getirdiler. Vekâlet Savaşçıları Osmanlı Devleti’nin yıkılış döneminden başlayarak gtünümüze kadar varlığını korumuştur. FETÖ’nün 15 Temmuz darbe teşebbüsü de “Vekâlet Savaşları” geleneğinin bir yansıması ve yine aynı “güç odağı”na dayalı olarak gerçekleştirildi. Günümüzdeki yapısı itibariyle buna İsrail faktörü de eklendiğinde ABD-Batı-İsrail ekseninde bir kalkışmanın varlığından söz edebiliriz.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2019">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1 Yılın Envanteri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/1-yilin-envanteri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Kocabaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2017 10:20:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz darbesi]]></category>
		<category><![CDATA[17-25 Aralık operasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[ABD-Batı-İsrail ekseni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2507</guid>

					<description><![CDATA[15 Temmuz’dan Önce 15 Temmuz’dan Sonra Paralel yapı 17-25 Aralık 2013’te yargı ve polis kanadı üzerinden başlattığı darbe girişiminde, yargıda ve em­niyet teşkilatındaki kadrolaşmalarından faydalanarak AK Parti iktidarını alaşağı etmek istemişti. “Cemaat” denen illegal yapının gerçekleştirdiği siyasî operasyonlarla, yolsuz­luk yaptığı gerekçesiyle Batı nezdinde hükümetin itibarının zedelenmesi amaçlandı. Özetle, 17-25 Aralık operasyonları yolsuzluk sosuna bulanmış bir darbe girişiminin ta kendi­siydi. Bu girişim karşısında öncelikle kendisi hedef alınan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gülen Cemaati’ne karşı yeni bir “İstiklâl Savaşı” başlatması sonucu, kurgula­nan tertip geri tepti. Ardından AK Parti hükümetinin Gülen cemaatine karşı başlattığı paralel yapıyla mücadelede güven­lik kuvvetleri ve yargıda kadrolaşan Gülen&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>15 Temmuz’dan Önce 15 Temmuz’dan Sonra</strong></p>
<p>Paralel yapı 17-25 Aralık 2013’te yargı ve polis kanadı üzerinden başlattığı darbe girişiminde, yargıda ve em­niyet teşkilatındaki kadrolaşmalarından faydalanarak AK Parti iktidarını alaşağı etmek istemişti. “Cemaat” denen illegal yapının gerçekleştirdiği siyasî operasyonlarla, yolsuz­luk yaptığı gerekçesiyle Batı nezdinde hükümetin itibarının zedelenmesi amaçlandı. Özetle, 17-25 Aralık operasyonları yolsuzluk sosuna bulanmış bir darbe girişiminin ta kendi­siydi. Bu girişim karşısında öncelikle kendisi hedef alınan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gülen Cemaati’ne karşı yeni bir “İstiklâl Savaşı” başlatması sonucu, kurgula­nan tertip geri tepti. Ardından AK Parti hükümetinin Gülen cemaatine karşı başlattığı paralel yapıyla mücadelede güven­lik kuvvetleri ve yargıda kadrolaşan Gülen elemanlarının tasfiyesine girişildi. Türkiye, 17-25 Aralık 2013’ten 15 Temmuz 2016’ya kadar, iki buçuk yılı aşkın bir süre boyunca paralel yapıyla müca­deleye kilitlenmiş, Gülen Cemaati gündemin baş aktörü ol­muştur. Bu arada Pensilvanya’da yaşayan Fetullah Gülen, medya kuruluşları vasıtasıyla Erdoğan’ı “baskı kurmak”, “demokrasiyi rafa kaldırmak”, “diktatör olmak”la suçlaya­rak hükümeti itibarsızlaştırma çalışmalarını sürdürmüştü.</p>
<p>ABD-Batı-İsrail ekseni de cemaatin propagandasına destek vererek 15 Temmuz’un taşları döşendi. Ağustos ayında ya­pılacak olan YAŞ toplantısında orduya yönelik Fetullahçı su­bayların tasfiyesi gerçekleşmeden önce, 15 Temmuz’da hazır­lıkları öteden beri devam eden darbenin düğmesine basıldı. 15 Temmuz darbesinin en önemli özelliği, 29 Mayıs 1876 darbesinden günümüze kadar ya­şanan 15 darbe/darbe girişimindeki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılması gele­neğinin devam ettiğini göstermesidir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-temmuz2017">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdülhamid ve Erdoğan’a Yönelik Tasfiye Planlarındaki 5 Benzerlik</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/abdulhamid-ve-erdogana-yonelik-tasfiye-planlarindaki-5-benzerlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Kocabaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2016 21:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1411</guid>

					<description><![CDATA[1- Kurgu sendroma karşı iktidar Veliahd Abdülhamid Efendi, İngiltere’nin parmağının olduğu 1876 darbesinden sonra Osmanlı’yı yeniden dizayn etmek isteyen ve 1787’den beri nüfuzu devam eden bu devlet ve içteki taraftarları tarafından Osmanlı tahtına “hasbelkader” çıkarılmıştır. Geleneksel muhafazakar “millî görüş misyonu”ndan gelen, ataklığı ve başarılı faaliyetleri sebebiyle misyonun kurucusu ve lideri Necmettin Erbakan’ın veliahdı olarak görülen R. Tayyip Erdoğan’ın da, ABD’nin parmağı olduğu 28 Şubat postmodern darbesinden sonra, Türkiye’yi yeniden dizayn etmek isteyen ve 1945’den beri nüfuzu devam eden bu devlet ve içteki taraftarları (Kemalistler) tarafından, kendi tabirlerince “Erbakan sendromu” karşısında Başbakan olmasını yine “hasbelkader” bir gelişme mütalaa etmişlerdir. Veliahd Abdülhamid’in&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1- Kurgu sendroma karşı iktidar</p>
<p>Veliahd Abdülhamid Efendi, İngiltere’nin parmağının olduğu 1876 darbesinden sonra Osmanlı’yı yeniden dizayn etmek isteyen ve 1787’den beri nüfuzu devam eden bu devlet ve içteki taraftarları tarafından Osmanlı tahtına “hasbelkader” çıkarılmıştır.</p>
<p>Geleneksel muhafazakar “millî görüş misyonu”ndan gelen, ataklığı ve başarılı faaliyetleri sebebiyle misyonun kurucusu ve lideri Necmettin Erbakan’ın veliahdı olarak görülen R. Tayyip Erdoğan’ın da, ABD’nin parmağı olduğu 28 Şubat postmodern darbesinden sonra, Türkiye’yi yeniden dizayn etmek isteyen ve 1945’den beri nüfuzu devam eden bu devlet ve içteki taraftarları (Kemalistler) tarafından, kendi tabirlerince “Erbakan sendromu” karşısında Başbakan olmasını yine “hasbelkader” bir gelişme mütalaa etmişlerdir.</p>
<p>Veliahd Abdülhamid’in iktidara gelebilmesi için Osmanlı’nın dizginlerini elinde tutan İngiliz ve yerli taraftarlarına karşı yandaş görünmesi gerekiyordu. V. Murad’ın yerine geçmesi bu yollardan geçiyordu. Bunu “İstibdat gömleğini çıkardım, Meşrutiyet taraftarı oldum” şeklinde formüle edebiliriz.</p>
<p>Erbakan’ın veliahdı R. Tayyip Erdoğan’ın iktidara gelebilmesi için ise Türkiye’nin dizginlerini elinde tutan Amerika ve yerli taraftarlarına karşı “kendisini ayarlaması” gerekiyor; bu “ayar” da yenilikçi olmaktan geçiyordu. “Artık bedenen yıprandı ve misyonunu tamamladı” denilen Erbakan’ın ardından yenilikçi olduğunu ispatlamak gayretindeydi. Bunu da “Millî Görüş gömleğini çıkardık” şeklinde formüle edebiliriz.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-eylul2016">Derin Tarih Eylül Sayısında&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>140 Yıllık Darbeder Tarihimiz</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/140-yillik-darbeder-tarihimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Kocabaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Jul 2016 21:52:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1170</guid>

					<description><![CDATA[Milletimiz son 140 yıllık tarihinde irili ufaklı, başarılı başarısız tam 13 darbe girişimi yaşadı. Osmanlı Devleti 29 Mayıs 1876 ile 13 Haziran 1913 tarihleri arasındaki 37 yılda 6 darbenin zararları yüzünden yıkılırken, onun mirasını devralan Türkiye 27 Mayıs 1960 ile 15 Temmuz 2016 arasındaki 56 yılda 7 darbe girişimine sahne oldu. Darbeler anlatılırken, genelde yüzeysel olarak ele alınır, asıl sebepler atlanır. Osmanlı’dan bugüne yaşanan darbelerin aslî ve müşterek iki sebebi olduğunu söyleyebiliriz: 1- “Rejim davaları” ve onun bir alt versiyonu olan “resmi ideolojiler”, 2- Türkiye jeopolitiğinin dayattığı durum. Şimdi yaşadığımız darbeleri gözden geçirmeye başlayalım. Osmanlı’da “rejim davaları” şeklinde kendisini gösteren&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milletimiz son 140 yıllık tarihinde irili ufaklı, başarılı başarısız tam 13 darbe girişimi yaşadı. Osmanlı Devleti 29 Mayıs 1876 ile 13 Haziran 1913 tarihleri arasındaki 37 yılda 6 darbenin zararları yüzünden yıkılırken, onun mirasını devralan Türkiye 27 Mayıs 1960 ile 15 Temmuz 2016 arasındaki 56 yılda 7 darbe girişimine sahne oldu. Darbeler anlatılırken, genelde yüzeysel olarak ele alınır, asıl sebepler atlanır. Osmanlı’dan bugüne yaşanan darbelerin aslî ve müşterek iki sebebi olduğunu söyleyebiliriz: 1- “Rejim davaları” ve onun bir alt versiyonu olan “resmi ideolojiler”, 2- Türkiye jeopolitiğinin dayattığı durum. Şimdi yaşadığımız darbeleri gözden geçirmeye başlayalım. Osmanlı’da “rejim davaları” şeklinde kendisini gösteren darbeler şunlardır: 29 Mayıs 1876 Abdülaziz’in hal’i ve I. Meşrutiyet, II. Meşrutiyet ve 31 Mart 1909, Sultan II. Abdülhamid’i hal’ darbesi.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-agustos2016">Derin Tarih Ağustos Sayısında&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
