Her Şey Bitmiş Gibiydi, Ama…

Hülâgû Han komutasındaki Moğol ordusunun, tam 13 gün süren bir kuşatmanın sonunda 10 Şubat 1258’de Bağdat’a girişi, tarihin dönüm noktalarından biriydi. Sonraki hafta boyunca, Abbâsîlerin eski görkemli başkenti, korkunç bir yıkıma ve yağmaya sahne oldu. Rivayetler muhtelif, ancak “yüz binlerce” insanın katledildiği, kütüphanelerin ateşe verildiği, taş üstünde taşın bırakılmadığı bir kıyımdan söz ediyoruz. Hülâgû’nun bizzat kendisinin bile ceset kokusu sebebiyle şehirde uzun süre konaklayamadığı, akbabaların aylar boyunca Bağdat semalarından eksik olmadığı, Dicle’nin masmavi renginin kan ve mürekkep karışımına döndüğü kaynaklarda kayıtlı. Moğolların yaptığı baskınla yalnızca İslâm tarihinin en mamur şehirlerinden Bağdat -eski ihtişamına bir daha hiç kavuşmamak üzere- tarihin tozlu...

Misyonerlerin Anadolu Ajandası: Ermenileri İsyana Kışkırtmak

Amerika’nın en güçlü misyonerlik örgütü olan American Board’ın “Tarih’te Tanrı’nın Kudreti” (The Hand of Good in History) adlı 1845 tarihli bildirisi “Dünyaya mutlaka Anglo-Sakson ırkın hâkim olacağı” kehanetiyle emperyalist arzuları körüklerken, aynı teşkilat 1860’da kendisine bağlı misyonerleri “dünyayı fethe çıkan Hz. İsa ordularının öncüleri” olarak ilan etmişti. 1819’dan itibaren Osmanlı ülkesinde faaliyete geçen Amerikalı misyonerlerin her davranışlarında ortaya çıkan öncü rolleri, daha Sultan II. Abdülhamid’in hükümdarlığının ilk yıllarında Türk-Amerikan diplomatik ilişkilerinde önemli problemlerden biri olarak kendisini göstermişti. Türk bahriyesinde vazifeli İngiliz Amiral Sir Henry Woods hatıralarında şunları kaydeder: “1880 başlarında Amerikan misyonerlerin Hıristiyan azınlıkları bahane ederek huzursuzluk kaynağı olmaları ve...

İslâm İlim Geleneğinde Öncü Bir Tarihçi: Belâzürî

İslâmî gelenekte ilk insan Hz. Âdem, aynı zamanda ilk peygamber; son peygamber Hz. Muhammed (sas) ise nübüvvet geleneğinin son halkasıdır. Bu inanç tarih metinlerinin kaleme alınmasında da kendisini gösterir. Hz. Peygamber dönemi geçmişten bağımsız ve kopuk olarak değil, İslâm tarihinin erken dönemleriyle irtibatlandırılarak, insanlık tarihi perspektifiyle kaleme alınmıştır. İslâm’dan önce Araplarda, geçmişe ilişkin bilgi sözlü kültür üzerinden gelecek nesillere aktarılırken, Hz. Peygamber’in vefatından sonra ilmi yazıyla muhafaza etme anlayışının hızlandığı, metinlerin bu doğrultuda şekillendiği görülür. Bu açıdan İslâm ilim geleneğinin geçirdiği merhaleler, üzerinde düşünülmeye değerdir. Müslümanlar kısa sürede hususi alanları konu edindikleri eserler kaleme almışlardır. Yeni telif edilen kitapların eskilerin...

11 Eylül’e Hollywood Usulü Sine‘Masal’ Sos

Eduardo Galeano o meşhur Aynalar kitabında “Yahudi avı her zaman için bir Avrupalı sporu olmuştur. Şimdi ise bu sporu hiçbir zaman yapmamış olan Filistinliler diğerlerinin hesabını ödüyorlar” der. 11 Eylül’ün üzerinden geçen 20 senenin ardından bir coğrafyanın bütün dinamikleriyle paramparça oluşunu seyrederken benim de aklıma bu söz geliyor. Evet, bu sporu hiçbir zaman Afganistan, Irak, Mısır ya da Filistin halkı yapmadı; ancak emperyalistlerin kurduğu oyunların hesabını hep onlar ödedi. Yakın tarihin bir dönüm noktası olan 11 Eylül hadisesinden dolaylı olarak sorumlu tutulan ve kısa sürede işgal edilen Afganistan ile uluslararası ilişkiler ve dengeler de değişti. Dönemin ABD Başkanı George W....

Nesiller Boyu İlham Kaynağı

  “Uzun zamandır nâr-ı hicranla kavrulmakta olan hayat arkadaşım, Ellerinden öper, hürmetli selâm ba’dında, evlâtlarına yegân yegân selâm ve dua. Ben çok ihtiyarladım. Sıhhatim, hamd olsun. Sizi düşünmekteyim, lâkin benim kaderim gurbet hayatı imiş. Hak ve hukuku helâl etmeni kemâl-i hürmetle rica ederim. Mülakât ümidim bakidir, sevgili hayat arkadaşım. 16 Nisan 1943, Tokyo.” Abdürreşid İbrahim Efendi, vefatından bir sene kadar önce, Türkiye’deki eşi Ayân Hanım’a bu içli satırlarla seslenmiş. Vatanından ve doğduğu topraklardan binlerce kilometre uzakta, sürekli mücadele ve sabırla geçmiş bir ömrün gurûbunda kâğıda dökülen bu cümleler, insanı derinden sarıp sarmalıyor doğrusu. Bilhassa, dünyada maalesef mukadder olmayan o “mülakât...

Cannes Film Festivali Tarihinde Kritik Kavşak

Propaganda, en ilkel örneklerinden bugüne yedinci sanatın merkezinde yerini almıştır. İlk sinema filmi olarak kabul edilen, 1902 yılında Georges Melies’in çektiği Le Voyage Dans La Lune (Aya Yolculuk)’den sonra endüstri hızla gelişmiş, kısa süre içerisinde yarışmalar düzenlenecek sayıda film üretilmeye başlanmıştır. Oscar diye bilinen ve Amerikan politikalarının propagandasını yapmak üzere müesseseleştirilen Akademi ödülleri, ilk sinema filminden yalnızca 25 sene sonra, yani 1927’de sahiplerini bulur. Akademi ödüllerinin ardından organize edilen ve bugün de önemini sürdüren Viyana Film Festivali ise Nazi propagandasının bir ayağı olarak 1932 yılında düzenlenir. 1938 yılında Venedik Film Festivali büyük ödülü, 1936 Olimpiyatlarını konu edinen ve Nazi propagandasının...

İngiliz Papazdan Sultana Darbe Çağrısı

Fakir bir İskoç ailesinin çocuğu olan Malcolm MacColl (1831- 1907), kilise bursu ile Trinity Koleji’nde okumuş, 1857’de papaz olarak İskoç Anglikan Kilisesi’nde göreve başlamıştı. Mayıs 1858’de yazdığı bir mektup bütün hayatını değiştirecek, Gladstone ile tanışıp himayesine girmesine sebep olacaktı. Gladstone’un yardımları ile önce Londra, ardından da 1864- 67 yılları arasında St. Petersburg ve Napoli’de İngiliz Büyükelçiliği papazı olarak görev yaptı. 1870’lerden itibaren değişik gazete ve dergilerde Osmanlılar ve İslâmiyet aleyhinde, Türkiye’deki Hıristiyan azınlıkların haklarını savunan yazıları ile dikkati çekmiş; ardından da bu doğrultuda kitaplar yazmaya başlamıştı. Bir sonraki adımda Sultan II. Abdülhamid’in en fanatik muhaliflerinden biri olacaktı. Özellikle Şark Meselesi...

Mutezile’nin Gölgesinde Bir Yahudi Mezhebi: Karâîlik

Tarihi binlerce yıl öncesine uzanan Yahudilik, entelektüel gelişim bakımından en ihtişamlı devrini Müslümanların hâkimiyetinde olduğu dönemde yaşamıştır. İslâm düşünce ekolleri ve mezheplerinin oluştuğu ilk asırlardaki dinî tartışmalardan Yahudi ilahiyatı da etkilendi. Bu etkileşim neticesinde 8. yüzyılda Yahudi kutsal kitabını esas alan yeni bir mezhep ortaya çıktı. Kutsal kitabı çok okudukları (karâ) ve dinin ana kaynağı olarak gelenek yerine Yahudi kutsal kitabı Tanah’ı (Yahudilerin Tevrat ve Zebur’u da ihtiva eden kutsal kitabı) esas aldıkları için “Karâîlik” adını alan bu mezhebin mensupları kendilerine, Karâî âlim Benyamin en-Nihavendî’den (9. yüzyıl) itibaren Bney Mikra (Tevrat’ın Oğulları) adını vermişlerdir. Rabbânî geleneğin aksine, kutsal kitap dışında...

Tarihi Sömürmek

ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 Olaylarını “Ermeni Soykırımı” olarak resmen tanıdığını açıklaması kimseyi şaşırtmadı. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma sürecinde gerçekleşen bazı hadiselerin seyri ve o döneme dair yorumlar, çoktandır tarihin değil siyasetin konusu. Uluslararası arenada ve politik çevrelerde, gerçekten ne olduğunu ve kimlerin hangi rolü oynadığını artık çok az insan merak ediyor. Hakikatler, sloganların eline esir düşmüş durumda. Bu noktadan hareketle, Derin Tarih olarak 1915 Olaylarını yeniden ele alırken, farklı bir bakış açısı geliştirmek istedik ve Ermeni lobilerinin faaliyetlerine odaklandık. ABD ve Fransa başta olmak üzere, dünyanın birçok ülkesinde on yıllardır kamuoyu oluşturma çabalarını sürdüren söz konusu lobiler, tarihi ve...

Cahiliye Araplarında Ticareti Besleyen Üç Memba

Ticaret Mekkeli Araplar açısından hayatî öneme sahipti ve Kureyşliler geçimlerini büyük ölçüde bu yolla sağlıyorlardı. Kur’ân-ı Kerîm’de de buna işaret edilir: “Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı, onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin” (Kureyş, 1-4). Arabistan’ın her yerinden binlerce insanın Mekke’ye akın ettiği hac mevsimi ticaret için de oldukça elverişliydi. Kabileler arası çatışmaların, kan davalarının, hırsızlık, yağma ve çapulculuğun hâkim olduğu Arabistan’da haram aylar huzur ve güven ortamı sağlıyordu. Kutsal kabul edilen bu aylarda kan dökmek, bozgunculuk ve yağma gibi her...

Derin Tarih