Anadolu’nun Yunanca Bilmeyen Türkofon Ortodoksları

Karamanlılar Yunan harfleriyle Türkçe yazan Ortodoks Hıristiyanlardır. Bir kısmı Kayseri, Nevşehir, Niğde, Konya bölgeleri ile İstanbul’da; bir kısmı Suriye, Balkanlar, Kırım ve Kıbrıs’ta; az bir kısmı ise Makedonya ve Tuna bölgelerinde yaşadılar.

Osmanlı arşivlerinde “zımmiyan-ı Karaman” veya “Karamanyan” şeklinde geçen bu Türkofon Ortodokslar eserlerinde kendilerinden “Anadolulu vatandaşlar, Ortodoks vatandaşlar, Anadolu Hıristiyanları” gibi adlarla bahsederler. Karamanlı adı ilk defa 1553-55 yıllarında İstanbul ve Anadolu’da seyahat eden Hans Dernschwam’ın günlüğünde, “ayinlerini Yunanca yapan ama Yunanca bilmeyen Ortodoks halk” için kullanılmıştır.

Evliya Çelebi, Alanya’da Yunanca bilmeyen, anadili Türkçe olan bir Rum cemaatinden bahseder: “Dördü Urum keferesi mahallesidir. Amma keferesi asla urumca bilmezler. Bâtıl Türk lisanı üzere kelimat iderler.”

Burada “Urum” kelimesi “Ortodoks” anlamında kullanılmış olabileceği gibi, o bölgedeki Karamanlıların kendilerini “Rum” olarak tanımlaması da muhtemeldir.

Semavi Eyice, dilleri gibi bazen adları da Türkçe olan bu Ortodokslara Orta Anadolu’nun Karaman bölgesinde rastlanıldığından dolayı bu adın verildiğini söyler. Karamanlı yayın dünyasının önemli isimlerinden olan Evangelinos Misailidis’e göre, Karamanlı adı Karaman’dan gelenleri ifade etmek için I. Murad zamanından beri yanlış kullanılmıştır:

“Anadolululara Karamanlı ismi ta Sultan Murad Han-ı Gazi hazretlerinin asrından sehven İstanbul’un Karamanından dolayı kalmıştır. Şöyle ki: Anadolu’dan İstanbul’a gelen taşçı, duvarcı, sıvacı ustalarının ve amelenin cümlesi büyük Karaman ile Küçük Karaman’da otururlar idi. Ve devlet ebniyesine veyahut onun bunun binasına ustalar iktiza ettiğinde, ‘gidin birkaç nefer Karamanlı usta getirin’ derlerdi, yani Karaman’da oturan ustalardan demek idi. Ve ustaların kâffesi Anadolulu olduklarından vakit geçerek, İstanbullular kâffeyi Anadoluluları Karamanlı zanneylediler. Ve böylelikle bu isim kalmış ise de yanlıştır, asıl Karaman İstanbul’dadır.”

Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında…