Her Yönü Ayrı Bir Destandır Sultanımızın

Bir din için kutsal kitabı ve kurucu peygamberinden daha mühim ne olabilir? Buda, Hz. Musa, Hz. İsa… Bunları devreden çıkardığınızda Budizm de, Musevilik de, İsevilik, yani Hıristiyanlık da tamamen çöker. Bu, İslamiyet için haydi haydi böyledir. Efendimiz (sas) insanlar arasından seçilmiştir, Allah Teâlâ’ya elçi tayin edilmiş ve peygamberliği mühürlemiştir. Ona yapılan her hücum bir Müslüman için dinine, hatta varlığına yönelmiş demektir.

İsmini hatırlayamadığım yabancı bir gözlemci, Sultan II. Abdülhamid’in dinine ve peygamberine Avrupa’da yapılan bir karalama veya hücumu haber aldığında sanki Rus Çarlığının gemileri Karadeniz’den İstanbul’a hücuma geçmişler gibi ciddiye aldığını ve bu bakışla harekete ve müdafaaya geçtiğini yazmıştı.

Yakınlarda Macron Fransa’sının aldığı İslamofobik karar ve bazı Avrupa, hatta Yeni Zelanda gibi uzak ülkelerde hortlatılan İslam düşmanlığı sırasında sık sık camilerimize saldırıldığını, imamlara tehdit mektupları bırakıldığını, dahası basında İslamiyet ve İslam Peygamberi aleyhine karikatürler çizildiğini görüyor ve keşke bu aşağılık tehditlerin karşısında İslamın şerefi müdafaa edilebilse diyoruz.

Böyle dönemlerde bilinçaltımızdan bu tehditlere haddini bildirecek güçlü bir halife özlemi fışkırıyor ve bu halife de hiçde garip olmayan bir şekilde Sultan II. Abdülhamid’in şahsında tecessüm ediyor. İçimizden ‘o olsaydı şöyle engeller, yapanlara hadlerini layıkı veçhile bildirirdi’ tarzında bir duygu sağanağı geçmediğini kimse söyleyemez. 2020 yılının son sayısında Sultan II. Abdülhamid’in bundan 130-140 sene evvel benzer hücumlar karşısında neler yaptığını bugünün sancısını dindirmek maksadıyla hatırlamaya karar verdik. Sultanımızın de Bornier adlı tiyatrocunun sahnelemek istediği Mahomet adlı piyesini Fransa’da olduğu kadar İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de nasıl engellediğini okuyunca sizin de bizim gibi ‘bu millet bir insanı kolay kolay bu kadar sevmez’ diyeceğinizden eminiz.

Milletimizin feraseti tartışılmaz ama aydınlarımız da keşke ona ayak uydurabilselerdi…

2021 yılında buluşmak ümidiyle…

Hayırla kalınız efendim.

Benzer konular