Henüz 20’li yaşlarının başında Emevî ordusunun en dikkat çekici kumandanlarından biri hâline gelen Muhammed b. Kāsım es-Sekafî, Sind seferiyle Hint Allt Kıtası’nda İslâm tarihinin yeni bir safhasını başlattı. Askerî başarılarını idarî düzenlemeler, iskân ve eğitim faaliyetleriyle pekiştirerek bölgede kalıcı bir Müslüman varlığının temellerini attı. Genç yaşta hayatını kaybetmesine rağmen bilhassa Pakistan tarih anlatısında kahraman bir fatih olarak hatırlanan Muhammed b. Kāsım, sömürge dönemi Oryantalist tarih yazımında ise dinî ve kültürel yıkımla özdeşleştirilen bambaşka bir figür olarak tasvir edilmiştir. Bu tezat anlatılar, Sind fatihinin mirasının asırlar sonra dahi nasıl bir tarih ve kimlik mücadelesinin konusu hâline geldiğini gözler önüne seriyor.
